Türkiye’deki Sun’i Tohumlama Üstüne Kimi Değerlendirmeler
TÜRKİYE’DEKİ SIÐIR SUNİ TOHUMLAMASI ÜSTÜNE KİMİ DEÐERLENDİRMELER (Performans Dergisi,Haziran 1999,Sayı:13) Biyoteknolojik yöntemlerin en eskisi olarak kabul edilen suni tohumlama günümüzden yaklaşık 70 yıl önce Dünyada Rusya’dan sonra ikinci ülke olarak Türkiye’de sığırlarda uygulanmaya başlanmıştır.Bunca eskiliğine karşın Türkiye’deki Suni Tohumlamanın bugününe baktığımızda yığınlarca sorunu bulunduğunu görürüz.Bu sorunları yaygınlaşamama,etkinleşememe,verimsizlik,yüksek maliyet,tohumlanan inek sayısının azlığı,döl verimi düşüklüğü,yoğun kamu egemenliği olarak sıralayabiliriz.Saydığımız tüm bu sorunların kaynağında ise uygulamadaki statiklik yani değişmemezlik yatar.Ne yazık ki,bunca yıllık geçmişi bulunan suni tohumlama alanında şimdiye değin devletin uygulamayı serbest veteriner hekimlerle yetiştirici birliklerine de açması ve kendisinin de paralı yapması dışında organizasyon boyutunda göreceli bir ilerleme sağlanamamıştır.Suni tohumlamayı insan,hayvan […]
Dünya’da ve Türkiye’de Sun’i Tohumlamanın Tarihçesi
DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE SUNİ TOHUMLAMANIN TARİHÇESİ (Performans Dergisi,Eylül 1998,Sayı:5) Dünyadaki en eski biyoteknolojik yöntem olarak kabul edilen suni tohumlamanın 13.yüzyılda Arap aşiretleri arasındaki rekabetten doğduğu söylenmektedir.Rakip aşiretin değerli bir aygırından yavru almak isteyen öteki aşiretin bir adamını gizlice aygırın tavlasına sıkarak kısrağın vajinasına yerleştirdiği sünger ile tohum almayı başardığı tarihçilerce iddia edilmektedir.Spallanzani adlı İtalyan bilgin 18.yüzyılda erkek bir köpekten masaj yoluyla aldığı sperma ile dişi bir köpeği gebe bırakıncaya kadar bu alanda kayda değer bir gelişmenin olmadığı anlaşılmaktadır.Özellikle mikroskobun keşfini izleyen süreçte spermanın ince yapısı üzerindeki bulguların çoğalması suni tohumlamaya büyük bir ivme kazandırmıştır.Hele,sağlıklı sperma elde etmeyi kolaylaştıran suni vajenin […]
Türkiye’deki Veteriner Yüksek Öğretimi Üstüne Kimi Değerlendirmeler
TÜRKİYE’DEKİ VETERİNER YÜKSEK ÖÐRETİMİ ÜSTÜNE KİMİ DEÐERLENDİRMELER (Performans Dergisi,Mayıs 1999,Sayı:12) Tarihçilerin bildirdiklerine göre,Türkiye’deki veteriner hekimlik yüksek öğretimi her ne kadar 1842 de başlamışsa da asıl anlamlı gelişimini 1933 de Ankara’da kurulan Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde göstermiştir.Özellikle Almanya’daki nazi zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan bilim adamlarının gözetiminde tümüyle alman sistemine göre biçimlendirilen veteriner hekimliği yüksek öğretimi,YÖK ‘ün kuruluşuna değin neredeyse hiç değişmemiş uzun yıllar tek bir fakülte bünyesinde süregelmiştir. YÖK’ün veteriner yüksek öğretimine verdiği zararların en önemlileri,fakülte sayılarının ve kontenjanlarının artırılması ile yıllar boyu bir örnek öğretim ve merkezden güdümlü örgütlenme biçiminin inatla dayatılmasıdır.Ne talihsizliktir ki,YÖK’ün bu dayatmacı öğretim sisteminin sonuçlarının alınmaya […]
Hayvancılıkta Çağdaş Bir İşletmecilik Modeli – KOHİ’ler
HAYVANCILIKTA ÇAÐDAŞ BİR İŞLETMECİLİK MODELİ “KOHİ” LER ( Performans Dergisi,Şubat 1999,Sayı:9) Elde güvenilir istatistiki veriler bulunmasa da Türkiye’deki toplam tarımsal işletmelerin yaklaşık %3.6 sı nın sadece hayvancılıkla uğraştığı bilinmektedir.Hayvancılığı gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük sayılabilecek bu oranın dışında kalan karma işletmelerde bitkisel üretimle hayvansal üretim birlikte yapılmaktadır.Bu işletmelerde hayvancılık çokluk ailenin günlük gıda gereksinimini karşılamak,bitkisel üretim artışlarını hayvancılıkta değerlendirmek ve doğası gereği iklim koşullarına bağımlı olan bitkisel üretimin uğrayacağı olası zararları her an nakite çevrilme kolaylığı bulunan hayvancılıkla desteklemek gibi nedenlere dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Ülkemizdeki yetiştiricilerin büyük çoğunluğunun yüzyıllardır babadan kalma yöntemlerle sürdüregeldikleri hayvancılık ekstansif diye de anılan küçük aile […]
Hayvancılıkta Yeni Bir Model – Ulusal Ürün Komiteleri
HAYVANCILIKTA YENİ BİR MODEL “ULUSAL ÜRÜN KOMİTELERİ” (Performans Dergisi ,Ocak 1999,Sayı:8) Tarihi insanlık tarihi kadar olan hayvancılık,üstüne sektör mü yoksa alt sektör mü tartışmaları yapıladursun günümüzde gittikçe büyüyen bir üretim alanı haline dönmüştür.Ben olaya sektörel açıdan değil globalleşen dünyada yeni oluşan güç dengeleri açısından bakmayı yeğleyenlerdenim.Çünkü,besin değeri en yüksek gıda maddelerinin başında yer alan hayvansal ürünler nüfusu hızla artan günümüz dünyasında geleceğin en stratejik maddeleri olarak sayılmaktadır. Böylesine büyük önemine karşın,nedendir bilinmez kimi ön yargılı çevreler hayvansal üretimi tarımın bir alt sektörüymüş gibi daraltmaya hatta küçültmeye çalışmaktadır.Oysa olaya üretim araçlarının yapısı ve nitelikleri açısından bakıldığında gıda maddeleri bağlamında biri hayvansal […]
Güney Doğu Anadolu Bölgesi Hayvancılığının Sorunları ve Çözüm Önerileri
GÜNEY DOÐU ANADOLU BÖLGESİ HAYVANCILIÐININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (Performans Dergisi,Sayı:30) Türkiye’de son 10-15 yıla kadar hayvancılık dendi mi akla hemen Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri gelirdi.Geniş meraları,verimli otlakları,diz boyu otla kaplı bu bölgeler sürü bazında sığırcılığın ve koyunculuğun yapıldığı deyim yerindeyse hayvan ambarlarıydı.Batıdaki besiciler döküm mevsimi yani Eylül-Ekim aylarında Kars’a,Erzurum’a ,Van’a hayvan almaya gelirler,yöre üreticilerine büyük miktarda para bırakırlardı.Bu bölgelerdeki mandıralarda üretilen kaşarlar,otlu peynirler,tereyağlar batıdaki marketlerin vitrinlerini süsler,halkın sofralarından eksik olmazdı.Bir yandan da komşu ülkelere kaçak yoldan yüz binlerce sığır,koyun gider,böylece Türkiye’ye küçümsenmeyecek miktarda döviz gelirdi.Bölgedeki et kombinaları hayvanlarını kesmek için üreticilere aylar öncesinden gün verirler,hayvan pazarları,borsalar alınıp […]
Pet’e İlişkin Kimi Yaklaşımlar
PET’E İLİŞKİN KİMİ YAKLAŞIMLAR (Pet Magazine,Aralık 1994) Çok değil daha 10-15 yıl önce birisi çıkıpta pet olgusunun bugün ulaştığı düzeyi dile getirecek olsa her halde çoğu kimse ya inanmaz ya da söyleyeni hayalperest olarak nitelerdi.Hele o yıllarda birisi genç kuşaklarda köpek sevgisinin bu denli yeşerip kökleşeceğini,tam teşekküllü köpek hastanelerinin kurulacağını,ithal köpek mamalarının grossmarketlerin geçmişin bakkal dükkanı büyüklüğündeki reyonlarında satılacağını,köpek şampuan çeşidi sayısının o yıllardaki insan şampuan çeşidi sayısını aşacağını söyleseydi hiç tereddütsüz o kişiye deli damgası vurulurdu. Çünki o yıllarda insanlar bırakın köpekleri hemcinslerini bile sevmiyorlar,üstelik de öldürüyorlardı.Yine o yıllarda hayvan hakları bir yana en temel insan hakkı olan yaşama […]
Veteriner Hekimliği Öğretimi Yeniden Düzenlenmelidir
VETERİNERLİK EÐİTİMİ YENİDEN DÜZENLENMELİDİR (Milliyet Gazetesi) Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilk veteriner okulunun açılması uzun yıllardan beri ülkemizde salgınlara neden olan sığır vebası yüzünden olmuştur.Ordunun veteriner hekim ihtiyacını karşılamak üzere 1842 de okuma yazma bilen erler arasından seçilen 12 kişi ile öğretime başlayan ilk Askeri Veteriner Okulu 3 yıl sürmüş,ikinci bir üç yıllık dönemden sonra ,1849 dan itibaren eğitime Harp Okulunda bir sınıfta devam edilerek öğretim kesintisiz olarak sürdürülmüştür.Askeri veteriner hekimlerden halk hayvanlarda ortaya çıkan salgınlarda yararlanılamaması nedeniyle sivil veteriner hekim yetiştirmek üzere Harp Okulundaki sınıfa sivil öğrenci de alınmaya başlandı.Ne var ki,bu da soruna çözüm getirmeyince 1889 da […]
Doğu Anadolu Projesi ve Hayvancılık
DOÐU ANADOLU PROJESİ VE HAYVANCILIK ( Milliyet Gazetesi) Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerini sosyal ve ekonomik yönden kalkındırmak amacıyla hazırlan Doğu Anadolu Projesi yerinde ve zamanında alınmış önemli bir karardır.Bu olumlu girişim hiç kuşkusuz bölgede yıllardır süregelen ayrılıkçı terörün önlenmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Terörün doğurduğu psikolojik çekingenlik olgusu nedeniyle Doğu ve Güney Doğu’da sanayi yatırımlarının yapılamadığı,mevcutların ise atıl durumda bulunduğu bir gerçektir.Bu sonuç hiç kuşkusuz işsizlik ve göç gibi terörün propaganda amacıyla kullandığı sorunları da beraberinda getirmektedir. Oysa,Doğu Ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde bu sorunları kısa sürede çözümleyecek güçlü bir hayvancılık potansiyeli mevcuttur.Bu potansiyeli harekete geçirebilmenin başlıca koşullarını […]
Güney Doğu, Hayvancılık ve Terör
GÜNEY DOÐU,HAYVANCILIK VE TERÖR (13.8.1993, Milliyet Gazetesi) Yurdumuzun Güney Doğu Bölgesinde yıllardır süregelen ayrılıkçı terörün üstesinden sadece askeri önlemlerle gelinemeyeceği,ilave olarak ekonomik önlemlerin de alınması gerektiği sık sık vurgulanmıştır.Nitekim hükümetin aldığı son kararlar bu görüşlerin haklılığını ortaya koyması bakımından son derece önemlidir. Güney Doğu’da ekonomik kalkınmanın sağlanması kapsamında hayvancılığın öncelikle ele alınması hiç kuşkusuz çok yerinde bir karardır.Bölgede bu kararın alınmasını haklı çıkaracak pek çok neden vardır.Bu nedenlerin başında bölgenin coğrafi ve ekolojik koşullarının hayvancılığı elverişliliği gelir.Ayrıca bölge insaniı otantik olarak hayvancılığa son derecede yatkındır.Tek sorun hayvancılıktaki alt yapı eksikliğidir. Hayvancılıkta alt yapı denildiğinde,başta barınak olmak üzere kaba ve kesif […]