Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Düzenli Cinsel Yaşam ve Anti Aging


İnsanlara doğa tarafından nesillerini devam ettirebilmeleri için tanınan cinsellik ya da sex şansı aynı zamanda cinsel birliktelik esnasında salgılanan hormonların vücuda olumlu etkimesi sonucu bir sağlık ve gençleşme olgusu olarak da değerlendirilmektedir. Örneğin cinsel birleşme sırasında normalin beş katına çıkan oksitosin hormonu ve diğer hormonlar kalp sağlığından kansere, depresyondan ağrıya kadar birçok rahatsızlığı önlemede etkin rol oynar. Oksitosin hormonuna sarılma hormonu adı da verilir. Doğal olarak burada kastedilen kaliteli bir cinsel birleşme ve sonunda kaliteli bir orgazmdır. Menstrübasyon , cinsel birleşme kadar olmasa da hormon salgılanması bağlamında aynı etkiyi gösterir. Bunların hiç biri olmadan da sadece karşı cinse sarılmak ve […]

Diş Sağlığı ve Anti Aging


Diş ve diş eti hastalıkları tüm vücuda yayılan enfeksiyonların kaynaklarıdır. Yapılan kontrollerde yetişkinlerin %80 inde diş eti hastalıkları bulunduğu saptanmıştır. Bu kişilerin pankreas kanserine yakalanma olasılığı diş eti sağlam olanlara göre %63 daha fazladır. Dişlerin her gün fırçalanmaması ve diş ipi kullanılmaması gerçek yaşı 6.4 yıl kısaltmaktadır. Diş fırçalamaya ve temizlemeye her gün ayrılacak birkaç dakika bile belki de kalbi koruyacak ve ömrü uzatacaktır. Geçmiş yaşamında diş eti hastalığı öyküsü olan kişilerde kalp rahatsızlığı riski artmaktadır. Bu kişilerde kalp için risk oluşturan iltihap faktörü düzeyleri diş eti sağlıklı olanlara göre çok yüksek bulunmuştur. Diş eti hastalıklarının varlığı diş hekimlerine kalp […]

Alzheimer Nedir, Ne Değildir?


Alzheimer hastalığı yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Alzheimer genelde 60 yaşından sonra ortaya çıkar.65-85 yaş arasındaki her on kişiden biri, 85 ve üzeri yaştaki her iki kişiden biri bu hastalığa yakalanır. Dünyada 20 milyon Alzheimer hastası mevcuttur. Kadın ve erkekte aynı oranda görülür yani cinsiyete bağlı bir hastalık değildir. Alzheimer bulaşıcı ve kalıtsal bir özellik taşımaz.Yine de düşük oranda ailevi bir yatkınlığı söz konusudur. Bu hastalık bunama, demans gibi adlarla da anılır.Alzheimer bir hayli uzun bir süreç sonunda oluşur ve orta yaşlarda “şimdi hatırlayacağım” ya […]

Kalp ve Damar Hastalıkları


Dünyada kalp ve damar hastalıklarından ölüm oranları kanser ve AİDS’ i geçerek birinci sıraya yükselmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yayınladığı bir raporda kalp ve damar hastalıklarını Dünyanın bir numaralı insanlık düşmanı ilan etti. Gerek Dünyada gerekse Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarından ölen insanların sayısı çığ gibi artmaktadır. Kalp ve damar hastalıkları günümüzde global bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Bunda da en büyük etken nüfus artışı, sanayileşme, hava ve çevre kirliliği ve modernleşmenin getirdiği sorunlardır. Dünya Sağlık Örgütü bir zamanlar Batıya özgü bir hastalık olduğu düşünülen kalp ve damar hastalıklarının artan yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol olgularından dolayı şimdilerde gelişmekte olan […]

Şeker Hastalığı ve Anti Aging


Şeker hastalığı ( diabet ya da diabetes mellitus ) 3500 yıldır bilinmektedir. Eskiden Ballı İdrar Hastalığı olarak anılırdı. Dünya’da milyonlarca kişi diabetik olup bunların üçte biri Tip 2 diabet hastasıdır. Şeker hastalığı vücutta insülin hormonunun ya hiç üretilmemesine, ya vücudun ihtiyacını karşılayamayacak miktarda üretilmesine ya da yeterince üretildiği halde işlevlerini yapamamasına bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır.Genellikle iki tip şeker hastalığı ayırt edilir. Tip 1 Şeker Hastalığı : Bu tip çok genç yaşlarda başlar.Bu tipte pankreasta üretilen insülin miktarı çok düşüktür veya üretim tümüyle durmuştur. Tip 2 Şeker Hastalığı : Bu tip yetişkin yaşlarda başlar. Burada insülin hormon üretiminin eksikliğinden […]

Tansiyon Nedir, Ne Değildir?


Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Dünya’da her dört insandan biri yüksek tansiyon hastasıdır. Türkiye’de yüksek tansiyonlu hasta sayısı %25 civarındadır. Yüksek tansiyon hastalığının görülme sıklığı kadınlarda %58.9, erkeklerde %41.1, gençlerde%11.8 dir. Yüksek Tansiyon oranı 55 yaş üstü insanlarda %50 olarak tespit edilmiştir. Sinsi bir hastalık olan yüksek tansiyon çoğu insanda gizli kalırken, on hastadan sadece yedisi tedavi edilebilmektedir. Yüksek tansiyon hastalığının tedavisi zor olup asıl olan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır.Ayrıca hastalığın tedavisinde kombine ilaç kullanımı ve ilacın sık sık değiştirilmesi gündeme gelebilir. Vücuttaki damarlarda toplam 7 litre kan dolaşır. Bir pompa görevi yapan kalp kasılıp gevşemek suretiyle bu hacimdeki kanı damarlara […]

Kolesterol Nedir, Ne değildir?


Kalp ve damar hastalıkları % 50 lik bir oranla tüm Dünyadaki ölüm nedenlerinin en başında yer almaktadır. Kalp ve damar hastalıklarına yol açan nedenlerin en başında ise kan kolesterol düzeyinin yüksekliği gelir. Nitekim çok sayıda bilimsel araştırma bulguları insanlarda kanda kolesterol düzeyleri azaldıkça kalp krizi riskinin de azaldığını göstermektedir. İşte bu nedenle kolesterol yüksekliği sorunu ile her zaman ve her yaşta mücadele etmek gerekir. Mücadeleye ne kadar erken aşlanırsa başarı şansı da o kadar artar. Çünkü bilim adamlarına göre insanın biyolojik yaşının değil damar yaşının önemi vardır. Genç damar genç insan demektir. Dr.William Oster ” Bir erkek ancak damarları kadar […]

İnek Davranışları ve Gözlemin Önemi


Hayvan refahı ve davranışları son yıllarda hayvancılıkta, özellikle verimlerin arttırılması bağlamında en çok dikkat edilmesi gereken hususların başında gelmektedir. Hayvan refahı olgusu, günümüzde hayvancılıkta büyük önem kazanan Sürü Yönetimi İlkeleri içerisinde en ön sıralarda yer almaktadır. Hayvan refahının iyi olduğu işletmelerde hayvan davranışlarının yerinde olduğu, tersi durumda ise hayvan davranışlarının bozulduğu görülmektedir. Hayvanlar hasta olduklarını ve bulundukları ortamdan yada önlerine konulan yemden memnun olmadıklarını davranışları ile belli ederler. Onun için de, hayvanlar iyi gözlenmek suretiyle kimi hastalıklardan korunabilirler. Kısacası hayvanların davranışlarını iyi gözlemlemek bir çeşit koruyucu hekimlik önlemidir. Hayvan refahının iyi olmasının en önemli koşulu barınakların bilimsel ölçütlere uygun olarak […]

Ord.Prof.Dr.Fazlı Faik Yegül


Değerli meslektaşlarım, Meslek Büyüklerimiz yazı dizisinin bu bölümünde sizlere, çoğumuzun ismini belki de ilk kez duyacağı, kökeni Veteriner Hekimliği olduğu halde başka bir alandaki çalışmaları ile ün kazanmış olan rahmetli hocamız Ord.Prof.Dr. Fazlı Faik Yegül’ü tanıtmaya çalışacağım. Ord.Prof.Dr. Fazlı Faik Yegül meslek yaşamına Veteriner Hekimi olarak başlamış, akademik yaşamı boyunca Veteriner Hekimliği eğitimi yapan kurumların içinde yer almış ve mesleğinden hiç kopmamış olmakla birlikte, Almanya’da kimya öğrenimi gördükten sonra kendini hep kimyacı olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda kimya derneklerinin kuruluşunda, kimya dergilerinin yayınlanmasında görev almış ve bir dönem Türkiye Kimya Derneği’nin öncüsü olan Türk Kimyagerler Cemiyetinin başkanlığını yapmıştır. Berlin’deki öğrenciliği döneminde […]

Koyunculuk Gelişir mi?


Koyunculuk Türk ulusu ile özdeşleşmiş bir hayvan yetiştiriciliği dalıdır. Kimi tarihçiler Türklerin Orta Asya’dan göçüş nedenini koyunlarını otlattıkları meraların kurumasına bağlamaktadırlar. Koyun ve keçinin Anadolu’da evcilleştirildiğine dair arkeolojik bulgular vardır. Merinos Koyununun ve Tiftik Keçisinin önce Anadolu’da ortaya çıktığı, sonradan çeşitli yollarla Dünya’ya yayıldığı bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçektir. Türkler için böylesine büyük önem taşıyan koyunculuk doğal olarak Türkiye’de de gelişmiştir. Özellikle Cumhuriyet döneminde Türkiye’de koyunculuk büyük bir gelişme göstermiştir. Bu gelişmeler sonucunda Türkiye’de koyun sayıları ve verimleri yükselmiş, koyunculuğun ihracata ve Ülke ekonomisine olan katkıları artmıştır. Örneğin, 1970 li yılların başında Türkiye’deki koyun mevcudu 50 milyonu bulmuştur. O […]
css.php