Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Koyunlarda Kızgınlığın Toplulaştırılması


Koyunlar mevsimsel kızgınlık gösteren hayvanlardır. Yani, Türkiye’nin de yer aldığı Kuzey Yarım Kürede koyunlar günlerin kısaldığı, gün ışınlarının etkisinin azalmaya yüz tuttuğu sonbahar mevsiminde kızgınlık göstermeye başlarlar. Bu da Ülkemizde bölgelere göre değişmek üzere daha çok Eylül ve Ekim aylarına denk gelmektedir. Bu aylar içerisindeki yaklaşık 45 günlük bir sürede koyunlar kızgınlığa gelirler ve aralarına koç katılarak ya da ayrılan kızgın koyunların elde sıfat yöntemiyle koçlarla çiftleştirilmesi suretiyle döllenirler. Koyunlar bir kızgınlıkta çiftleşmezler ya da çiftleşir de gebe kalmazlarsa 16 gün sonra yeniden kızgınlık gösterirler. Koyunlarda aşım mevsimi ya da sıfat sezonunun uzun sürmesi yetiştiriciye birkaç yönden zarar verir. Onun […]

İneklerde Sun’i Tohumlamanın Sorunları ( Köy TV Videosu )


İneklerde Kızgınlık Tespiti Neden Önemlidir?


Kızgınlık ya da bilimsel adıyla östrus normal koşullarda bir ineğin boğanın aşmasına izi verdiği ya da tohumlandığında gebe kalacağı dönemdir. Kızgın olmayan bir inek kendisiyle çiftleşmek isteyen boğayı reddeder, kesinlikle kabul etmez. Kızgın olmayan bir inek ise tohumlanabilir ama asla gebe kalamaz. Çünkü yumurtanın yumurtalıktan döllenme kanalına atılması olayı sadece kızgınlık döneminde gerçekleşir. Başka bir ifade ile kızgınlık ineğin kimi fizyolojik ve psikolojik belirtiler göstererek belli ettiği, çiftleştiğinde ya da tohumlandığında gebe kalabileceği yegane dönemdir. Bu dönem ineklerde ortalama 18 saattir ve inek gebe kalmadığı sürece ortalama 21 günde bir tekrarlanır. Kızgınlık her zaman dış belirti vermez yani sessiz ya […]

Tavukçulukta Rakamları Dili


Türkiye’de tavukçuluk, 1960 lı yıllara kadar köylerde ya da şehirlerin varoşlarında birkaç yerli ırkı ile ve olumsuz koşullara sahip kümeslerde ilkel olarak yapılmaktaydı. O yıllarda Ankara’da Tarım Bakanlığına bağlı Tavukçuluk Enstitüsünün kurulması tavukçuluğun sektörleşme sürecinde ilk adımı teşkil eder. Özellikle 80 li yıllarda ithalatın liberalleşmesi ile birlikte Yurt dışından hibrit (melez) hatlar getirilmiş ve entegre şirketlerin yönetiminde yapılan sözleşmeli yetiştiricilik uygulamaları sonucu ticari yumurtacı ve ticari etlik tavukçuluk ayrı birer sektör haline gelmişlerdir. Daha sonra Devletin de desteği ile gelişen tavukçuluk bugün zamam zaman ortaya çıkan bunalımlara rağmen dimdik ayakta durmakta ve bir yandan Türk halkının hayvansal proteinle beslenmesine, bir […]

TVHB Genel Kurulu ve Organ Seçimleri Üzerine Değerlendirmeler.


En üst mesleki örgütümüz olan Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin Olağan Genel Kurulu ve Organ Seçimleri geçtiğimiz günlerde demokratik ve olgun bir hava içerisinde yapıldı. Kesin seçim sonuçları, Çankaya İlçe Seçim Kurulunun 27 Kasım 2016 tarihli belgesi ile resmiyet kazandı. TVHB Organlarına seçilen tüm değerli meslektaşlarımı içtenlikle kutluyor, kendilerine yeni dönemde üstün başarılar diliyorum. Ülkemizin ve mesleğimizin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde TVHB’ ne büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu çok zor şartlar altında, tüm meslek olarak, bizi yok etmeye, ulusal ve uluslar arası yasalarla ve şehitler vermek pahasına kazandığımız haklarımızı elimizden almaya yeltenen güçlere karşı deyim yerindeyse bir İstiklal […]

İneklerde Buzağı Verimi Neden Düşer?


Süt ineklerinin en önemli verimi süt değil sağlıklı bir dişi buzağıdır. Çünkü herkes bilir ki doğurmayan inek süt de vermez. Dişi buzağı aynı zamanda bir işletmenin geleceğinin teminatıdır. İleride düve haline gelip işletmenin damızlık materyalini oluşturacak olanlar dişi buzağılardır. Onun için bir inekten azami sayıda buzağı almak önemlidir. Bu bağlamda ineğin yaşama süresinden çok fertil yani buzağı verebileceği yaşama süresi daha önemlidir. Hele yüksek verimli ineklerden daha çok buzağı almak arzu edilen bir durumdur. Bir ineğin değeri yaşamı boyunca doğurduğu buzağı sayısına göre ölçülür. Türkiye’de inek başına doğan ortalama buzağı sayısı iki ile üç arasındadır. Bu, dünya ortalamasına göre çok […]

Milli Tarım Projesi ve Geleceği


Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kısa bir süre önce Milli Tarım Projesini açıkladı. Kuşkusuz her proje başarılı ve yararlı olsun diye hazırlanır. Ne var ki, bu tür geniş kapsamlı ve halkın çoğunluğunu yakından ilgilendiren milli projelerin başarılı olamama diye bir şansı yoktur. Yeter ki, proje hazırlanırken sadece Bakanlık bürokratlarının değil de, Tarım ve Hayvancılık Sektörlerinin tüm paydaşlarının görüşleri ve önerileri alınsın. İlk bakışta projede bu olguya dikkat edilmediği ve aceleye getirildiği izlenimi uyanmaktadır. Projenin tümü değerlendirildiğinde kimi olumlu yanları dışında büyük ölçüde gerçekleşmesi zor hususları da içerdiği görülmektedir. Şimdi bu projede belirtilen hususlara dair görüşlerimi sizlere sırasıyla ve bölümler halinde aktarmaya […]

Gün Ayrışma Değil, Bütünleşme Günüdür.


, Geçtiğimiz günlerde Veteriner Hekimleri Odalarının Genel Kurulları yapıldı ve yöneticiler belli oldu. Bu ay içinde de Odalarımızın üst kuruluşu olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin Büyük Kongresi ve yönetici seçimleri yapılacak. Ben bu Kongre öncesi, daha önceki yazılarımda da değindiğim mesleğimizin bugünkü durumuna dair tespitlerimi ortaya koyup önerilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Mesleğimizin var oluş kaynağı olan hayvancılığımız maalesef iç ve dış etkiler sonucunda bir yok oluş sürecine girmiştir. Önce kuş gribi bahane edilerek köy tavukçuluğu bitirilmiş, şimdi de mer’a, çoban, köyden kente göç, ürünün para etmemesi gibi nedenlerden dolayı köy koyunculuğu sona erme noktasına gelmiştir. Elde kalan aile sığırcılığı ise […]

Türkiye’de Merinos Yetiştiriciliği Neden Bitti?


Türkiye’de koyun sun’i tohumlaması merinos melezlemesi amacıyla başlamıştır. Cumhuriyetten sonra kurulan yünlü dokuma sanayiinin yapağı ihtiyacı kaba ve kalın yapağı üreten yerli koyunlarımızdan sağlanamıyordu. O nedenle Almanya’dan ince yapağılı Merinos koçlar ithal edilerek yerli kıvırcık ve akkaraman koyunları ile sun’i tohumlama yöntemi kullanılarak melezlendi. Bu sayede Güney Marmara Bölgesinde Karacabey Merinosu, Orta Anadolu Bölgesinde de Konya Merinosu tipleri oluşturuldu. İnce kuyruklu Merinos koçları ince kuyruklu Kıvırcık koyunları ile doğal olarak çiftleşebiliyordu. O nedenle Kıvırcık Koyunlarının yetiştiridiği Güney Marmara’da melezlemede tabii tohumlama yöntemi kullanılmıştır. Karacabey Harasında çoğaltılan Merinos koçları halka dağıtılmış ve bu koçlarla Kıvırcık Koyunları çiftleştirilmiştir. Ancak Akkaraman Koyunlarının Merinos […]

İlklerin Adamı, Prof.Dr.Afif Sevinç


Bazı insanlar vardır; doğarlar, büyürler, meslek sahibi olurlar, çalışırlar, çabalarlar, iyi işler yaparlar, sonra da sessiz sedasız bu Dünyadan göçüp giderler. Bazı insanlar da vardır; onlar da doğarlar, büyürler, meslek sahibi olurlar, çalışırlar, çabalarlar, üretirler, bu dünyadan göçüp giderler ama arkalarında bir iz bırakırlar, öldükten sonra da hatırlanırlar. Afif Hoca, bu ikinci katagorideki insanlar arasında idi. Benim ilk asistanlığını yapma şerefine eriştiğim ve akademik yaşamımı borçlu olduğum Prof.Dr.Afif Sevinç 1921 yılında Mardin’de saygın bir ailenin çocuğu olarak Dünyaya geldi. İlk ve Orta Öğretimini Mardin, Diyarbakır ve Yozgat’ta tamamladıktan sonra kaydolduğu Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü Veteriner Fakültesinden 1945 yılında askeri veteriner […]
css.php