İdealist Bir Veteriner Hekimi ve Siyasetçi, Hasan Ali Türker
Meslek tarihimize adını altın harflerle yazdırmış olan büyüklerimizi hatırlamak ve hatırlatmak amacıyla başlattığımız yazı dizisinin bu bölümünde sizlere, ne yazık ki meslektaşlarımız tarafından yeterince tanınmayan fakat kısa sayılacak ömrüne Ülkesi ve Türk Veteriner Hekimliği adına yapmış olduğu çok değerli hizmetleri sığdıran Siyasetçi ve Veteriner Hekimi Hasan Ali Türker’i tanıtmak istiyorum. Rahmetli Hasan Ali Türker 1916 yılında Balıkesir’in Savaştepe İlçesinde dünyaya gelir. İlk ve orta öğretimini doğduğu ilçede tamamladıktan sonra kaydolduğu Balıkesir Lisesini 1935 yılında bitirir. Daha sonra Yüksek Ziraat Enstitüsü Veteriner Fakültesine girerek başarılı bir öğretim döneminden sonra 1939 yılında mezun olur. Askerlik görevinden sonra İzmit’te meslek hayatına başlayan Hasan […]
Türkiye’de Kırmızı Et Sorunu ve Ardındaki Gerçekler
Türkiye’de kırmızı et sorununun geçmişi çok eskilere, Cumhuriyet Dönemine kadar uzanır. Cumhuriyeti kuranlar büyük bir öngörü ile Türkiye sığırcılığını ve koyunculuğunu kombine verim yönlü ırklara yönlendirmişlerdir. Bu bağlamda et – süt yönlü kombine bir sığır ırkı olan Montofon’u ve et – yapağı yönlü kombine bir koyun ırkı olan Merinosu Türkiye hayvancılığına kazandırmışlardır. Böylece hem insanların kırmızı et ağırlıklı yeterli ve dengeli beslenmesi sağlanmış, hem de yünlü dokuma sanayinin ince yapağı ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmıştır. Sun’i Tohumlamaya dayalı melezleme sonucu elde edilen Montofon populasyonu insanların kırmızı et ve çiğ süt ihtiyacını karşılarken, et tutma yeteneği yüksek Merinos melezi kuzuların besiye alınması […]
Şair, Operet Yazarı, Siyasetçi, Veteriner Hekimi Prof.Dr.Selahattin Batu
Veteriner Hekimliği tarihine adını altın harflerle yazdırmış meslek büyüklerimizi hatırlatmak adına başladığımız yazı dizisinin bu bölümünde şair, tiyatro ve operet yazarı, çevirmen, veteriner hekimi, akademisyen, edebiyatçı ve siyasetçi bir büyüğümüzü, Prof.Dr.Selahattin Batu’yu tanıtmaya çalışacağım. Selahattin Batu, 25 Aralık 1905 yılında Çanakkale’nin Eceabat İlçesinde Dünyaya geldi. İlk öğretimini Lapseki’de, orta öğretimini Gelibolu’da tamamladıktan sonra 1921 yılında İstanbul Öğretmen Okuluna kaydoldu. Aynı yıl girdiği bir sınavı kazanarak İstanbul Yüksek Veteriner Okulu’na nakil oldu. Yüksek öğretimini 1925 yılında bitiren Batu, 1926 yılında aynı okula asistan olarak atandı. Selahattin Batu 1927 yılında Tarım Bakanlığı tarafından gönderildiği Almanya’da Hannover Veteriner Yüksek Okulu ve Berlin Ziraat […]
Veteriner Hekimi Tuğgeneral Ord.Prof.Dr.Süreyya Tahsin Aygün
Çalışmalarıyla tarihe mal olmuş meslek büyüklerimizle ilgili yazı dizisinin bu bölümünde sizlere Veteriner Hekimi Tuğgeneral Ordinaryus Profesör Dr.Süreyya Tahsin Aygün’ü tanıtmaya çalışacağım. Aygün en başta, Askeri bir Veteriner Hekimi olarak, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşlarına katılıp savaşın seyrini değiştiren ve Tuğgeneralliğe kadar yükselen istiklal madalyalı bir kahramandı. Ayrıca, sivil yaşamında kök hücre üzerindeki çalışmaları ve talidomid etkin maddeli ilacı yasaklatması ile insan sağlığına unutulmaz katkıları olmuştur. Aygün, keşfettiği aşılar ile de veteriner bilimine, hayvan sağlığına ve ülke ekonomisine hizmet etmiş bir bilim adamı ve üniversitedeki çalışmalarıyla binlerce veteriner hekimi yetiştirmiş bir hoca.idi. Kısacası Süreyya Tahsin Aygün bir Veteriner Hekimi, savaş […]
Türkiye’de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Önemi
Küçük baş hayvancılık olarak da tanımlanan koyun ve keçi yetiştiriciliği Türk ulusunun tarih boyunca uğraştığı en önemli hayvansal üretim faaliyetleri arasında yer alır. “Buğday İle Koyun, Gerisi Oyun” ata sözümüzün benzerini bugün hiç bir ulusun geleneğinde göremiyoruz. Türklerin Orta Asya’dan, koyunlarını ve keçilerini otlattıkları meralar kuruduğu için göç ettiklerini ileri süren tarihçiler vardır. Göç eden kavimlerin sürülerini Anadolu’ya kadar beraberlerinde getirdiklerini günümüzde devam eden göçer ve yörük geleneğinden anlıyoruz. Merinos Koyununun ve Tiftik Keçisinin ana yurdu Anadolu’dur. Hediye olarak ya da kaçak yollarla önce İspanya’ya götürüldükleri, oradan da Güney Afrika’ya, Avustralya’ya, Yeni Zelanda’ya ve tüm Avrupa’ya yayıldıkları söylenmektedir. Türk halkı […]
Koyunlarda Sun’i Tohumlama
En eski bir biyoteknolojik yöntem olarak tanınan Sun’i Tohumlama Dünya’da çiftlik hayvanı olarak ilk kez Rusya’da koyunlarda kullanılmıştır. Rusya’dan sonra ikinci olarak Türkiye, Sun’i Tohumlama tekniğini yine koyunlarda uygulamıştır. 1926 yılında Mihailof adlı bir Rus Veteriner Hekimi Türkiye’ye gelerek Karacabey Harasında Türk Veteriner Hekimlerine Sun’i Tohumlama tekniğini öğretmiştir. O yıllarda Sun’i Tohumlamanın koyunlarda uygulanması için önemli bir neden vardı. Cumhuriyetin ilanından sonra kurulan yünlü dokuma sanayinin ham madde ihtiyacı kalın yapağıya sahip olan yerli koyunlardan sağlanamıyordu. O nedenle Almanya’dan ince yapağılı Merinos koçların ithaline karar verildi. Her ne kadar Merinos koçları Kıvırcık koyunları ile doğal olarak çiftleşme yeteneğine sahip olsa […]
Tavukçuluktaki Doğrular ( Video )
Anti Aging
Koyunlarda Kızgınlığın Toplulaştırılması
Koyunlar mevsimsel kızgınlık gösteren hayvanlardır. Yani, Türkiye’nin de yer aldığı Kuzey Yarım Kürede koyunlar günlerin kısaldığı, gün ışınlarının etkisinin azalmaya yüz tuttuğu sonbahar mevsiminde kızgınlık göstermeye başlarlar. Bu da Ülkemizde bölgelere göre değişmek üzere daha çok Eylül ve Ekim aylarına denk gelmektedir. Bu aylar içerisindeki yaklaşık 45 günlük bir sürede koyunlar kızgınlığa gelirler ve aralarına koç katılarak ya da ayrılan kızgın koyunların elde sıfat yöntemiyle koçlarla çiftleştirilmesi suretiyle döllenirler. Koyunlar bir kızgınlıkta çiftleşmezler ya da çiftleşir de gebe kalmazlarsa 16 gün sonra yeniden kızgınlık gösterirler. Koyunlarda aşım mevsimi ya da sıfat sezonunun uzun sürmesi yetiştiriciye birkaç yönden zarar verir. Onun […]
İneklerde Kızgınlık Tespiti Neden Önemlidir?
Kızgınlık ya da bilimsel adıyla östrus normal koşullarda bir ineğin boğanın aşmasına izi verdiği ya da tohumlandığında gebe kalacağı dönemdir. Kızgın olmayan bir inek kendisiyle çiftleşmek isteyen boğayı reddeder, kesinlikle kabul etmez. Kızgın olmayan bir inek ise tohumlanabilir ama asla gebe kalamaz. Çünkü yumurtanın yumurtalıktan döllenme kanalına atılması olayı sadece kızgınlık döneminde gerçekleşir. Başka bir ifade ile kızgınlık ineğin kimi fizyolojik ve psikolojik belirtiler göstererek belli ettiği, çiftleştiğinde ya da tohumlandığında gebe kalabileceği yegane dönemdir. Bu dönem ineklerde ortalama 18 saattir ve inek gebe kalmadığı sürece ortalama 21 günde bir tekrarlanır. Kızgınlık her zaman dış belirti vermez yani sessiz ya […]
