Manda Yetiştiriciliği
Milli Tarım Projesinde Türkiye’nin değişik bölgelerindeki sekiz ilde en az 250 baş kapasiteli “Damızlık Manda Üretim Merkezleri ” kurulacağı ve bu amaçla yapılan fiziki ve canlı yatırımlara %50 hibe desteği verileceği ön görülmektedir. Bence, Projenin en can alıcı noktası ve en uygulanabilir yanı manda yetiştiriciliğine verilecek destektir. Mandanın ana vatanı Asya, özellikle de Hindistan’dır. Dünya manda varlığının %97 si Asya’da, bunun da yaklaşık 105 milyonu Hindistan’da bulunmaktadır. Hindistan’dan Türkiye’ye gelen manda, oradan da Haçlı Seferleri ile Avrupa’ya gitmiştir. Avrupa’da başta İtalya olmak üzere Romanya, Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan’da manda yetiştiriciliği yapılmaktadır. Türkiye’de ise Afyon, Sivas, Samsun, Çorum, Amasya ve Balıkesir […]
Keçi Yetiştiriciliği
Keçi koyun kadar olmasa da Türk halkının hayvancılık alanındaki geçim kaynaklarından birisidir. Keçi dayanıklı ve kanaatkar bir hayvan olması nedeniyle tarihin her döneminde Türk halkı tarafından severek yetiştirilen bir hayvan türü olmuştur. Keçi, anatomik ve fizyolojik yapısı gereği hiç değerlendirilmeyen alanlarda bile yayılıp oralardaki bitki örtüsünü kaliteli hayvansal ürünlere dönüştürebilmektedir. Koyunun olduğu gibi keçinin de Ana Vatanı Anadolu coğrafyasıdır. Koyunun ve keçinin ilk kez Anadolu’da evcilleştirildiği ileri sürülmektedir. Özellikle, adından da anlaşılacağı gibi Ankara (Tiftik) Keçisinin Anadolu’da ortaya çıktığı ve oradan çeşitli vasıtalarla tüm Dünya’ya yayıldığı bir gerçektir. Bugün Dünyanın çeşitli Ülkelerinde Tiftik Keçisi kültür ırkı bir hayvan türü olarak […]
Yeni Bakana Öneriler
Yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı göreve gelir gelmez başta et olmak üzere hayvancılığın kronikleşmiş sorunlarını kucağında buldu. İddia edilenlerin aksine yeni Bakanın sektörden olmaması kanımca bir dezavantaj değildir. Eğer sektörden olanlar bu sorunları çözecek olsalardı, Bakanlığın her kurumunda görev yapmış bir veteriner hekimi olan Mehdi Eker döneminde her şeyin güllük gülistanlık olması gerekirdi. Sektörün içinde olanlarda ister istemez bir sabit fikir oluşuyor ve her şeyi ben bilirim psikozu içerisinde yanlışlar yapılabiliyor. Bu bağlamda yeni Bakana acizane ilk önerim politikalarını sadece Bakanlık bürokratları ile değil de Üniversitelerde ve reel sektörde hayvancılık konusunda araştırma ve yayın yapmış, kafa yormuş, yazı yazmış […]
Bir Hayvancılık İşletmesi Nasıl Kurulur
İster besi isterse süt üretimi amaçlı olsun bir sığırcılık işletmesi kurarken dikkat edilmesi gereken en önemli husus kurulacak işletmenin yeri ve arazi büyüklüğüdür. Bu iki unsuru göz önüne almayan işletmeler en verimli damızlık hayvanları getirseler, en modern ahırları inşa etseler, en teknik alet ve ekipmanı kursalar dahi karlılığı ve devamlılığı sağlayamazlar. En başta işletmedeki hayvan barınaklarının inşa edileceği alanın çok iyi tespiti gerekir. Barınakların kurulacağı arazinin güneye doğru eğimli olması ve toprağının geçirgen olması gerekir. İşletmenin yerleşim bölgelerine yakın olmamasına dikkat edilmelidir. Zaten yeni çıkarılan Bütünşehir Yasası köyden dönüşen mahallelerdeki meskun yerlerde bile hayvancılık işletmesi kurulmasını yasaklanmıştır. İşletmenin ana yollardan […]
İneklerde Döl Tutamama Sorununa Değişik Bir Bakış
Döl tutamama ya da gebe kalamama sorunu süt sığırı işletmelerinin sürdürebilirliği ve karlılığı açısından son derece önemli bir konudur. İleride işletmenin damızlık materyalini dişi buzağılar, besi materyalini de erkek buzağılar oluşturacaktır. Sütten kesilmiş dişi ve erkek buzağı fiyatları günümüzde çiğ sütten kar edemeyen yetiştiricilerin yüzünü güldürecek boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenlerle süt sığırcılığı işletmesinin karlılığı yılda bir buzağı elde edilmesine bağlıdır. Bunun yolu ise ineklerde döl tutamama sorununun bulunmamasından ve doğumdan sonra en kısa sürede ineğin tekrar gebe kalmasından yani buzağılama aralığının mümkün olduğunca kısa olmasından geçmektedir. Bu aynı zamanda bir ineğin verimli yaşam süresinin uzaması, başka bir deyişle bir inekten […]
Geçmişten Günümüze Türk Veteriner Hekimliği
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK VETERİNER HEKİMLİĞİ Geçmişten günümüze Türk Veteriner Hekimliği denilince akla kamu hayvan sağlığı örgütlenmesi ve veteriner hekimliği yüksek öğretimi gelmektedir. Her iki olgunun da en az 150 yıllık geçmişleri vardır. Günümüzde veteriner hekimliği çalışma alanlarından olan ve önemli ölçüde istidam sağlayan özel sektör ve serbest kesim veteriner hekimliğinin geçmişi ise yaklaşık 30 yıl öncesine ancak gitmektedir. Bu yazımda, Türkiye’deki kamu hayvan sağlığı örgütlenmesinin ve veteriner hekimliği yüksek öğretiminin Osmanlı’dan günümüze değin geçirdiği evreleri kronolojik olarak anımsatıp bugünkü durumu kendimce irdelemeye çalışacağım. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı), ilk Askeri Veteriner Okulunun açılması ile eş zamanlı olarak […]
GDO Nedir, Ne Değildir?
Dünya nüfusu çok hızlı bir biçimde artmaktadır. Buna karşın, bir yandan bitkisel üretim yapılan alanlar daralırken öte yandan da kuraklık yüzünden yeterince sulanamayan tarlalarda verimlilik azalmaktadır. Bu nedenle, üretilen hayvansal ve bitkisel ürünler bu artan nüfusun ihtiyacını karşılayamamakta, Dünyada çok sayıda insan açlık sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu soruna bir çözüm yolu bulmak için bilim adamları yıllardır yeni teknolojiler deneyerek birim tarladan, birim ağaçtan ya da birim hayvandan daha çok verim alabilmek adına çabalarını sürdürmektedirler. Konumuz olan hayvancılıktan bir örnek vermek gerekirse, 1900 lü yılların başından itibaren devam eden biyoteknolojik çalışmalar sonucunda birim hayvan başına verimin artırılması konusunda önemli […]
Yazar, Şair, Çevirmen Bir Veteriner Hekimi, Muzaffer İlhan Erdost
Muzaffer İlhan Erdost 18 Eylül 1932 de Tokat’ın Artova İlçesinde doğdu. İlhan adını Cezaevinde öldürülen kardeşi yazar İlhan Erdost’tan almıştır. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin 1957 mezunudur. Mezuniyetten sonra Veteriner Hekimi olarak çalışmamış: şair, öykü yazarı, deneme yazarı, çevirmen ve eleştirmen olarak görevler yapmıştır. Şiir, öykü ve yazılarını Hisar, Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikayeler, Kaynak, Mavi, Yön, Türk Solu, Dost, Ülke ve Papirüs adlı dergilerde yayınlamıştır. Yazılarında,Toplumsal Sorunlar, Türkiye ve Osmanlı Tarihi, Tarım, Faşizm ve Demokrasi konularına ağırlık vermiştir. Muzaffer İlhan Erdost Posta ve Ülke Dergilerinde Yazı İşleri Müdürlüğü yapmış, kendi kurduğu Açık Oturum Yayınlarını ve Erdost Yayınlarını yönetmiştir. Muzaffer İlhan Erdost, […]
Temiz Hava ve Sağlığımız
T E M İ Z H A V A Yeryüzünde yaşayan insanların en temel gereksinimleri gıda, su ve havadır. İnsanlar gıdasız ve susuz bir süre yaşayabilirler ama havasız asla yaşayamazlar. Havanın içine oksijen, azot ve bir miktar da başka gazlar vardır. Canlılar solunum sırasında havadaki oksijeni alır ve dışarıya karbon dioksit verir. Solunum yoluyla havadan alınan oksijen kan yoluyla tüm doku ve hücrelere giderek enerji kaynağı şekerin yakılmasını sağlar. Kapalı ve havasız yerlerde uzun süre kalan insanlar oksijen alamayacakları için baş ağrısı ve halsizlik çekerler. Temiz hava alınmayınca hücre düzeyinde ortaya çıkan oksijen eksikliği damar sertliği, kanser, şeker hastalığı, kalp […]
Domates ve Sağlığımız
DOMATES Domates ve onun ürünleri olan domates suyu, ketçap, salça beta karoten, alfa karoten, lutein, zeaksantin, demir, potasyum, kalsiyum, fosfor, folik asit, gıda lifi, A, B, C, E, B6, niasin vitaminleri ve asıl olarak da likopen gibi insan sağlığı için çok önemli maddeler içerir. Likopen meyve ve sebzelere rengini veren maddedir. Isı ile kimyasal yapısı bozulmaz tam tersine, ısıtılınca vücut tarafından daha kolay kullanılan bir şekle dönüşür. Likopen güçlü bir antioksidandır ve serbest radikallerin etkisiz hale getirilmesi için kullanılır. Doğal ortamında ve mevsiminde yetişen domatesler daha çok antioksidan içerir.Bu nedenle,yazın domates olarak, kışın salça ve domates suyu olarak tüketilmelidir. Organik […]