Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Bir Hayvancılık İşletmesi Nasıl Kurulur


İster besi isterse süt üretimi amaçlı olsun bir sığırcılık işletmesi kurarken dikkat edilmesi gereken en önemli husus kurulacak işletmenin yeri ve arazi büyüklüğüdür. Bu iki unsuru göz önüne almayan işletmeler en verimli damızlık hayvanları getirseler, en modern ahırları inşa etseler, en teknik alet ve ekipmanı kursalar dahi karlılığı ve devamlılığı sağlayamazlar. En başta işletmedeki hayvan barınaklarının inşa edileceği alanın çok iyi tespiti gerekir. Barınakların kurulacağı arazinin güneye doğru eğimli olması ve toprağının geçirgen olması gerekir. İşletmenin yerleşim bölgelerine yakın olmamasına dikkat edilmelidir. Zaten yeni çıkarılan Bütünşehir Yasası köyden dönüşen mahallelerdeki meskun yerlerde bile hayvancılık işletmesi kurulmasını yasaklanmıştır. İşletmenin ana yollardan […]

İneklerde Döl Tutamama Sorununa Değişik Bir Bakış


Döl tutamama ya da gebe kalamama sorunu süt sığırı işletmelerinin sürdürebilirliği ve karlılığı açısından son derece önemli bir konudur. İleride işletmenin damızlık materyalini dişi buzağılar, besi materyalini de erkek buzağılar oluşturacaktır. Sütten kesilmiş dişi ve erkek buzağı fiyatları günümüzde çiğ sütten kar edemeyen yetiştiricilerin yüzünü güldürecek boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenlerle süt sığırcılığı işletmesinin karlılığı yılda bir buzağı elde edilmesine bağlıdır. Bunun yolu ise ineklerde döl tutamama sorununun bulunmamasından ve doğumdan sonra en kısa sürede ineğin tekrar gebe kalmasından yani buzağılama aralığının mümkün olduğunca kısa olmasından geçmektedir. Bu aynı zamanda bir ineğin verimli yaşam süresinin uzaması, başka bir deyişle bir inekten […]

Geçmişten Günümüze Türk Veteriner Hekimliği


GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK VETERİNER HEKİMLİĞİ Geçmişten günümüze Türk Veteriner Hekimliği denilince akla kamu hayvan sağlığı örgütlenmesi ve veteriner hekimliği yüksek öğretimi gelmektedir. Her iki olgunun da en az 150 yıllık geçmişleri vardır. Günümüzde veteriner hekimliği çalışma alanlarından olan ve önemli ölçüde istidam sağlayan özel sektör ve serbest kesim veteriner hekimliğinin geçmişi ise yaklaşık 30 yıl öncesine ancak gitmektedir. Bu yazımda, Türkiye’deki kamu hayvan sağlığı örgütlenmesinin ve veteriner hekimliği yüksek öğretiminin Osmanlı’dan günümüze değin geçirdiği evreleri kronolojik olarak anımsatıp bugünkü durumu kendimce irdelemeye çalışacağım. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı), ilk Askeri Veteriner Okulunun açılması ile eş zamanlı olarak […]

GDO Nedir, Ne Değildir?


Dünya nüfusu çok hızlı bir biçimde artmaktadır. Buna karşın, bir yandan bitkisel üretim yapılan alanlar daralırken öte yandan da kuraklık yüzünden yeterince sulanamayan tarlalarda verimlilik azalmaktadır. Bu nedenle, üretilen hayvansal ve bitkisel ürünler bu artan nüfusun ihtiyacını karşılayamamakta, Dünyada çok sayıda insan açlık sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu soruna bir çözüm yolu bulmak için bilim adamları yıllardır yeni teknolojiler deneyerek birim tarladan, birim ağaçtan ya da birim hayvandan daha çok verim alabilmek adına çabalarını sürdürmektedirler. Konumuz olan hayvancılıktan bir örnek vermek gerekirse, 1900 lü yılların başından itibaren devam eden biyoteknolojik çalışmalar sonucunda birim hayvan başına verimin artırılması konusunda önemli […]

Yazar, Şair, Çevirmen Bir Veteriner Hekimi, Muzaffer İlhan Erdost


Muzaffer İlhan Erdost 18 Eylül 1932 de Tokat’ın Artova İlçesinde doğdu. İlhan adını Cezaevinde öldürülen kardeşi yazar İlhan Erdost’tan almıştır. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin 1957 mezunudur. Mezuniyetten sonra Veteriner Hekimi olarak çalışmamış: şair, öykü yazarı, deneme yazarı, çevirmen ve eleştirmen olarak görevler yapmıştır. Şiir, öykü ve yazılarını Hisar, Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikayeler, Kaynak, Mavi, Yön, Türk Solu, Dost, Ülke ve Papirüs adlı dergilerde yayınlamıştır. Yazılarında,Toplumsal Sorunlar, Türkiye ve Osmanlı Tarihi, Tarım, Faşizm ve Demokrasi konularına ağırlık vermiştir. Muzaffer İlhan Erdost Posta ve Ülke Dergilerinde Yazı İşleri Müdürlüğü yapmış, kendi kurduğu Açık Oturum Yayınlarını ve Erdost Yayınlarını yönetmiştir. Muzaffer İlhan Erdost, […]

Temiz Hava ve Sağlığımız


T E M İ Z H A V A Yeryüzünde yaşayan insanların en temel gereksinimleri gıda, su ve havadır. İnsanlar gıdasız ve susuz bir süre yaşayabilirler ama havasız asla yaşayamazlar. Havanın içine oksijen, azot ve bir miktar da başka gazlar vardır. Canlılar solunum sırasında havadaki oksijeni alır ve dışarıya karbon dioksit verir. Solunum yoluyla havadan alınan oksijen kan yoluyla tüm doku ve hücrelere giderek enerji kaynağı şekerin yakılmasını sağlar. Kapalı ve havasız yerlerde uzun süre kalan insanlar oksijen alamayacakları için baş ağrısı ve halsizlik çekerler. Temiz hava alınmayınca hücre düzeyinde ortaya çıkan oksijen eksikliği damar sertliği, kanser, şeker hastalığı, kalp […]

Domates ve Sağlığımız


DOMATES Domates ve onun ürünleri olan domates suyu, ketçap, salça beta karoten, alfa karoten, lutein, zeaksantin, demir, potasyum, kalsiyum, fosfor, folik asit, gıda lifi, A, B, C, E, B6, niasin vitaminleri ve asıl olarak da likopen gibi insan sağlığı için çok önemli maddeler içerir. Likopen meyve ve sebzelere rengini veren maddedir. Isı ile kimyasal yapısı bozulmaz tam tersine, ısıtılınca vücut tarafından daha kolay kullanılan bir şekle dönüşür. Likopen güçlü bir antioksidandır ve serbest radikallerin etkisiz hale getirilmesi için kullanılır. Doğal ortamında ve mevsiminde yetişen domatesler daha çok antioksidan içerir.Bu nedenle,yazın domates olarak, kışın salça ve domates suyu olarak tüketilmelidir. Organik […]

Zencefil ve Sağlığımız


Z E N C E F İ L Zencefil yaklaşık 4000 yıldan beri başta Güney Doğu Asya olmak üzere Dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından yakından tanınan ve soğuk algınlığına karşı olumlu etkisi nedeniyle ünlenen bir baharat türüdür. Zencefil ayurvedik tıbbın en önemli bitkilerinden birisidir. Zencefilin bir birine geçmiş yuvarlaklar gibi görünen kökü toprağın 15-25 cm altında bulunur. Zencefil;uçucu yağ asitleri, fenol bileşikleri (shogaol ve gingerol), nişasta, protein, kalsiyum, B ve C grubu vitaminleri içerir. Zencefilin yararları şöylece sıralanabilir. – İçerdiği shogaol ve gingerol gibi fenol bileşikleri sayesinde, özellikle hamilelikte, ameliyattan sonra, seyahat sırasında ve kemoterapi esnasında oluşan mide bulantılarına iyi gelir. […]

Zerdeçal ve Sağlığımız


Z E R D A Ç A L Zerdeçal, Hint safranı alarak da bilinir. Pakistan, Hindistan, Çin gibi ülkelerde baharat batıda ise ilaç olarak kullanılır.Etkin maddesi bir polifenol olan curcumin dir. Zerdeçalin 3 gramında 30-90 mg curcumin bulunur. Genelde toz haline getirilmiş zerdeçal kökleri kullanılır. Curcumin antioksidan, antitümoral, antiinflamatuar, antikarsinojenik, antialerjik, antidemans ve serbest radikal çöpçüsü olarak kullanılır. Zerdeçalin içinde bulunan curcuminin güçlü bir antikarsinojenik olarak asıl etkisi kanser üzerinedir. Curcumin meme bezi, ağız, özefagus, mide, ince bağırsak, baş-boyun, cilt, pankreas, prostat, idrar yolları, kolon, akciğer ve karaciğer kanserlerine karşı etkilidir.Curcumin inflamasyonu baskılar, hücre proliferasyonunu ve belli onkojenleri baskılayarak tümör […]

Çörek Otu ve Sağlığımız


Ç Ö R E K O T U “ÇÖREK OTUNU KULLANIN, ÖLÜMDEN BAŞKA HER DERDE DEVADIR ” HZ.MUHAMMET Çörek otunun latince adı nigella sativa dır. Orta Doğu ülkelerinin insanları arasında bir çok derde derman olduğu için “Kutsanmış Tohum “ olarak bilinir. Modern tıbbın babası olarak kabul edilen Hippokrat çörek otunu karaciğer ve sindirim organlarının devası olarak tanımlamıştır. İbni Sina ise çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşukluğu ve halsizliği giderdiğini yazmıştır. Çörek Otu Yağı; hoş kokulu elementler, enzimler, vitaminler (beta karoten, B komplex, A, E, C ) , Omega-3 ve Omega-6, selenyum gibi çok değerli maddeler içerir.Vücut doymamış yağ asitlerini üretmediğinden dışarıdan […]
css.php