Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Silaj Nedir, Ne Değildir?


Sulu yemlerin havasız bir ortamda süt asidi bakterilerinin faaliyeti ile fermentasyona uğratılmaları ve içerdikleri besin maddelerinin en az kayıpla en uzun süre saklanması olayına silolama, bu suretle elde edilen yeme de silaj yem adı verilir. Türkiye’de ilk silaj yem üretimi 1931 yılında Atatürk Orman Çiftliğinde yapılmışsa da son 30 yıl öncesine kadar yaygın bir uygulamadan ne yazık ki söz edilememektedir. 1974 yılında bir yıl süreyle araştırma görevlisi olarak görev yaptığım Münih Teknik Üniversitesi Ziraat Fakültesi Deneme Çiftliğine ilk gittiğimde yüzlerce dönümlük mısır tarlası ile karşılaşınca şaşırmış ve ilgililere bu kadar çok mısırı nasıl değerlendirdiklerini sormuştum. Öylece mısırın silaj yapılarak sığırlarda […]

Doğmadan Ölen Buzağılar


Genelde hep doğumdan sonraki buzağı ölümlerinden, bu ölümlerin yetiştiriciye ve ulusal ekonomiye vermiş olduğu zararlardan bahsedilir de her nedense doğmadan ölen buzağılardan hiç söz edilmez. Evet, ne yazık ki doğduktan sonra ölenlerin sayısı kadar buzağı daha doğmadan önce ölmektedir. Aşağıda buzağıları doğmadan öldüren nedenlerden bahsedeceğim. Eğer ineklerin üreme organlarında cereyan eden gebeliğe ve doğuma ilişkin olgular bilinçli bir şekilde kontrol altına alanabilirse doğduktan sonra ölenlerin sayısı kadar daha buzağı elde edilebilir. Bu konuda, başta hijyen, yeterli besleme, kızgınlık tespiti ve tohumlama uygulamaları olmak üzere sürü yönetimi ilkelerine uyulması çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu koşullar gereği şekilde sağlandığında Türkiye’deki kırmızı […]

Sıra Dışı Bir Hoca, Ord.Prof.Dr.Samuel Aysoy


Ord.Prof.Dr.Samuel Aysoy 1885 de Gümülcine’de doğmuştur. Mülkiye Baytar Mektebini 1906 da bitiren Aysoy, 1910 yılında Fransa’ya giderek uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1912 yılında Yurda dönüşünden sonra önce askeri ve sivil veteriner okullarında, sonra da 1920 yılında iki okulun birleşmesiyle oluşan Veteriner Yüksek Okulunda İç Hastalıkları hocalığı yapmıştır. 1933 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulunca, bu Enstitüye bağlı Veteriner Fakültesine İç Hastalıkları Doçenti olarak atanmış, 1936 da Profesör, 1944 de de Ordinaryus Profesör olmuştur. Samuel Aysoy, Yüksek Ziraat Enstitüsünden 1946 yılında Ankara Üniversitesine nakledilen Veteriner Fakültesinde İç Hastalıkları Profesörü olarak göreve başlamıştır. Asıl branşı İç Hastalıkları olsa da renkli kişiliği nedeniyle değişik konularda […]

Danimarka’da Veteriner Hekimliği Yüksek Öğretimi


Danimarka Kopenhag Üniversitesi, Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fen Bilimleri Fakültesi, Sosyal Bilimler Fakültesi, Sayısal Bilimler Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve İlahiyat Fakültesi olmak üzere altı fakülteden oluşmaktadır. Danimarka’da veteriner hekimliği yüksek öğretimi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesine bağlı olarak yürütülmektedir. Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin 1- Biyomedikal Bilimler, 2- Hücresel ve Moleküler Tıp, 3- Farmakoloji, 4- Adli Tıp, 5- İmmunoloji ve Bakteriyoloji, 6- Klinik Tıbbı, 7- Nörolojik Bilimler, 8- Diş Hekimliği, 9- Eczacılık, 10. Halk Sağlığı, 11- Veteriner Tıbbı ve Hayvan Bilimleri, 12- Veteriner Klinik Bilimleri gibi bölümleri vardır. Görüleceği üzere, Danimarka’da veteriner hekimliği yüksek öğretimi son iki bölümde yapılmaktadır. […]

Angus Irkı Kırmızı Et Sorununa Çözüm mü?


Türkiye’de yıllardır süregelen bir kırmızı et sorununun bulunduğu herkesce bilinmektedir. Alınan tüm önlemlere, hatta Bakan değişikliğine rağmen kırmızı et sorunu bir türlü çözülememektedir. Aslında çözüm kolaydır ama her nedense yıllardır gidilen yol yanlıştır. Herşeyden önce Türkiye yıllar önce Montofon’dan geliştirdiği bir etçi sığır ırkı olan Karacabey Esmerini her ne hal ise terketmiştir. Onun yerine Amerika’nın ve Batı’nın dayatması ile sütçü Holştayn ırkı tercih edilmiştir. Böyle olunca da besi materyali olarak daha çok canlı ağırlık artışı az olan Holştayn danalar kullanılmıştır. Yıllardır kimsenin aklına Türkiye’ye özgü etçi bir sığır ırkı geliştirmek gelmemiştir. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan saf Simental yetiştiriciliği ya da […]

Türkiye’deki Veteriner Fakülteleri Sayısı


Değerli Meslektaşlarım, Türkiye’deki Veteriner Fakültelerinin sayısı bilindiği üzere her geçen gün artmaktadır. Bu artışın mesleğimize halen verdiği ya da gelecekte vereceği zarar hepimizce malumdur. Ben bu yazımda ayrıntıya girmeden, meslektaşlarımız arasında tartışma konusu olan Veteriner Fakültelerinin tam sayısını açıklamak istiyorum. ÖSYM Sitesinde yaptığım, 2017-2018 Öğretim Yılını kapsayan araştırmaya göre şu anda Türkiye sınırları içerisinde öğrenci alan 24 adet Veteriner Fakültesi bulunmaktadır. Bu fakülteleri alfabetik sıraya göre sayacak olursak; Aydın Adnan Menderes, Afyon Kocatepe, Aksaray, Ankara, Erzurum Atatürk, Balıkesir, Bingöl, Sivas Cumhuriyet, Adana (Ceyhan) Çukurova, Diyarbakır Dicle, Kayseri Erciyes, Elazığ Fırat, Şanlıurfa Harran, İstanbul, Kars Kafkas, Kırıkkale, Burdur Mehmet Akif Ersoy, […]

Gün Ayrışmak Değil Bütünleşmek Günüdür


Değerli Meslektaşlarım, Dün grubumuza gelen bir mailden Belediye Veteriner Hekimleri Derneği’nin kurulduğunu öğrenmiş olduk.Yeni Derneğin Belediyelerde çalışan meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum Belediyelerde çalışan meslektaşlarımızın uzun yıllardan beri süregelen yığınla sorunu bulunduğu hepimizce bilinmektedir. Bunların en başında örgütlenme ve özlük hakları sorunları gelmektedir. Çoğu Belediyede daha önce mevcut olan Veteriner Müdürlükleri kapatıldı ve belediyelerde çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarında önemli bir iyileşme yaşanmadı. Merkezi Ankara’da bulunan Veteriner Hekimleri Derneği 1930 yılında kuruldu. Derneğimiz 87 yıllık geçmişi ile Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin en eskileri arasında yer almaktadır. Veteriner Hekimleri Derneği, 1954 yılında Türk Veteriner Hekimleri Birliği kuruluncaya kadar tek mesleki örgüt olarak faaliyet […]

Türkiye Hayvancılığı ve Somali Örneği


Somali Afrika Kıtasının doğusunda yer alan, Hint Okyanusu, Aden Körfezi, Etyopya, Kenya ve Cibuti ile çevrili, 9.5 milyon nüfusu olan bir islam ülkesidir. Somali 1980 li yıllara kadar Tarım ve Hayvancılıkta gelişmiş bir ülke idi. Öyle ki kendi halkını doyurduğu gibi bütün Arap Yarımadasının kırmızı et ihtiyacının %85 ini karşılayabilecek bir potansiyele sahipti. Ancak Somali, 1980 li yılların başından itibaren daha önce kendilerini sömüren ülkelerin de teşviki ile IMF’nin boyunduruğu altına girdi. IMF Somali’ye verdiği yüksek faizli kredilerle hayvancılık dışı alanlarda da yapılacak yatırımların önünü açtı. Bu arada hayvancılıkta büyük bir liberalizasyon programı uygulanmaya başlandı. IMF’nin dayatması ile Devlet Veteriner […]

Gözle Görülmeyen Dört Organımız


TELOMER: Telomer kromozomların en uç kısımlarına verilen isimdir. Ayakkabı bağının ucundaki püskül görünümünde olan ve kromozomlar gibi çeşitli aminoasitlerin diziliminden meydana gelen telomerler hücrenin, dokunun, organın ve dolayısıyla tüm organizmanın yaşlanmasını tetikleyen, ömrünü kısaltan organellerdir. Hücre her bölündüğünde kromozomun ucundaki telomer kısalır. Telomerlerin uzun olması hücrelerin bölünme kapasitesini arttırır. Telomerler kısaldıkça hücrelerin bölünmeleri zorlaşır, ölen hücrelerin yerine yenileri gelmeyince de yaşlanma ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortaya çıkar. Özetle yeni doğan bir bebekte telomerler uzun, yaşlı bir insanda ise kısadır. Telomeraz enzimi kısalan telomerleri onarmakla görevlidir. Telomer zincirlerinin uzun kalması telomeraz sayesinde olur. Eğer telomeraz yeterli ölçüde salgılanmazsa yaşlanma süreci hızlanır.Telomer […]

Bakanlığın Tek Sorunu Kırmızı Et mi?


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adından da anlaşılacağı üzere Türkiye’de gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerinden sorumlu bir bakanlıktır. Saydığım bu üç sektörün çok sayıda da alt sektörü vardır. Bu sektörlerin yıllardan beri süregelen yığınla sorunu bulunduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin tüm insanları ilgilendiren bir gıda güvenliği sorunu yıllardır tartışılmaktadır. Şu anda ne yeyip ne yiyemiyeceğimizi bilemez durumdayız. Hileli gıdalar, sağlığa zararlı maddelerle raf ömrü uzatılmış yiyecekler, zirai ilaç kalıntılı meyve ve sebzeler, ağır metal içeren balıklar marketlerde boy göstermektedir. Bitkisel üretimin sorunları yok mu acaba? En başta, çoğu bitkisel ürünün fiyatı tarlada düşük, manavda yüksektir. Ürünler tarlada kalmakta, parsayı aracılar toplamaktadır. […]
css.php