Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 6- Döl Tutmama, Meme İltihabı, Ayak-Tırnak Bozuklukları
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 6- Döl Tutmama, Meme İltihabı ve Ayak-Tırnak Bozuklukları. İneklerde buzağı, süt ve et verimlerini azaltarak işletmenin sürekliliğini bozan ve karlılığını düşüren hastalıkların başında döl tutmama (infertilite), meme iltihabı (mastitis) ve ayak-tırnak bozuklukları (laminitis) gelir. Bu hastalıkların ortak nedeni olarak barınak konforunun yetersizliğini ve beslenme bozukluğunu sayabiliriz. Bu nedenlere her hastalık incelenirken değinilecektir. Şimdi bu hastalıkları teker teker ele almak istiyorum. Döl verimi hayvanların en önemli verimidir. Et, süt gibi öteki önemli verimler ancak döl veriminin varlığı ile sağlanabilir. Döl verimi yetersiz yani döl tutmayan bir inek buzağı dolayısıyla da et ve süt veremez. Dişi buzağı […]
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 5- Koruyucu Hekimlik ve Biyogüvenlik Uygulamaları
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 5- Koruyucu Hekimlik ve Biyogüvenlik Uygulamaları Sadece süt sığırlarında değil tüm hayvanlarda koruyucu aşılama çok önemlidir. Çünkü Türkiye’deki hayvanlarda bulaşıcı hastalıklara neden olan çok sayıda mikrop mevcuttur. Hastalıkların önlenmesinde koruyucu hekimlik uygulamaları adını verdiğimiz aşılamalar bu mikropları henüz hastalık oluşmadan önler. Yoksa hayvanlar hasta olduktan sonra hem verimleri düşer ve ölme riskleri artar hem de hastalıkların tedavisinde kullanılacak ilaçlar işletme giderlerini önemli ölçüde artırarak karlılığı azaltırlar. Koruyucu aşılamalar sayesinde işletmede verimlerin sürdürülebilirliği sağlanmış olur. Süt sığırı yetiştiricilerinin önemli bir bölümü koruyucu aşılamaları sırf etrafta hastalık yok diye ihmal etmektedir. Oysa Türkiye’de hayvan hareketlerinin yoğunluğu ve […]
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 4. Buzağıların Bakımı ve Beslenmesi
SÜT SIĞIRI İŞLETMESİ KURACAKLARA ÖNERİLER. 4- BUZAĞILARIN BAKIMI VE BESLENMESİ Buzağı ister dişi isterse erkek olsun bir süt sığırcılığı işletmesinin geleceğinin teminatıdır. Dişi buzağılar ileride düve ve inek olarak işletmenin süt veriminin sürekliliğini sağlayacak, erkek buzağıların ise belli bir çağa ulaşınca satılmaları sonucu işletme gelir elde etmiş olacaktır. Türkiye’de ne yazıktır ki buzağı ölüm oranları çok yüksektir. Buzağı ölümlerinin yüksekliği aynı zamanda Türkiye’deki kırmızı et açığının da önemli bir nedenidir. Oysa alınacak basit önlemlerle buzağı ölümleri en aza indirilebilir ve bu sayede belki de Türkiye’nin besilik dana ve et ithalatı da sona erdirilebilir. Bu yazıda buzağıların bakımı ve beslenmesi konusuna […]
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 3- Düvelerde Gebelik ve Doğum
Yazının önceki bölümlerinde, işletmesini kuran, barınağını inşa eden, düvesini satın alan, kaba yemini temin edip depolayan bir süt sığırı yetiştiricisinin yapması gereken temel işlerden bahsetmiştik. Bu yazıda ise düvelerin cinsel olgunluğa gelmesi, tohumlanması, gebe bıraktırılması ve doğurması ile ilgili konulara değinilecektir. Düvelerin cinsel olgunluğa erişmesi yaştan çok vücut ağırlığı ile ilgilidir. Düveler ortalama 250-300 kilogram canlı ağırlığa ulaştıklarında cinsel olgunluğa erişirler ve kızgınlık göstermeye başlarlar. Köy sürüleri içinde boğa ile birlikte bulunan düvelerden kızgınlığa gelmiş fakat henüz sıfat ya da gebe kalma çağına ulaşmamış olanlar doğal çiftleşme yolu ile gebe kalacakları için istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Üreme organları henüz yeterince […]
Makalelerim – e-Kitap – Sayfa Çevirmeli Okuma
Makalelerim – Hazim Gokcen. online.fliphtml5.com/itjm/qysa/
İthalat Çözüm mü?
Türkiye Cumhuriyeti, 1980 yılından önce Dünya’daki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve karkas et, yün, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren uygulanan […]
Türkiye’de Veteriner Hekimliği Öğretiminin 176 Yıllık Serüveni
Dünya’da veteriner hekimliğinin geçmişi hayvanların evcilleştirilmesine kadar uzanır. İlk insanlar avlayıp yedikleri hayvanların kemiklerini etrafa attıklarında, önce bu kemiklere gelen köpekleri, daha sonra da şimdiki çiftlik hayvanlarını evcilleştirmişlerdir. Atalarımız, kendilerine uyguladıkları tedavi yöntemlerini evcilleştirdikleri hayvanlar hastalandığında onlara da uygulayarak yer yüzünde ilkel manada ilk veteriner hekimliğini başlatmışlardır. Halk hekimliği ya da büyücülük şeklinde devam eden hayvan sağlığı uygulamaları 1762 yılında Fransa’nın Lyon şehrinde, Dünyanın ilk Veteriner Fakültesinin açılması ile bilimsel bir hüviyet kazanmıştır. Bu Fakülteden tam 80 yıl sonra, 1842 yılında İstanbul’da bir Askeri Veteriner Okulu açılmıştır. İşte 2018 yılının 23 Ekim günü bu okulun ve Türkiye’de veteriner hekimliği yükseköğretiminin […]
Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 2- Yem Temini, Düvelerin Bakımı ve Beslenmesi
Süt Sığırı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 2- Yem Temini, Düvelerin Bakımı ve Beslenmesi Yeni kurulan bir süt sığırcılığı işletmesinin öncelikli ihtiyaçlarından biri de yemdir. Hayvanlar barınağa girmeden önce özellikle kaba yem ya işletmenin kendi olanakları ile yetiştirilerek ya da satın alınarak depolanmalıdır. Yemin, bir süt sığırcılığı işletmesinin toplam giderleri içerisinde yaklaşık %60-70’lik bir paya sahip olduğu için karlılık açısından önemi büyüktür. Yem denildiği zaman akla kaba ve kesif yem gelir. Kaba yem genellikle tarlada yetiştirilen tahıllar, yonca, silajlık mısır, tritikale, yemlik bezelye, fiğ, raygras gibi bitkilerden oluşur. Kesif yem ise tarlada yetişen arpa, mısır, soya gibi bitkilerle endüstri artığı küspe, posa […]
Hayvancılıkta Çözümü Zor Sorunlar
Türkiye’de hayvancılığın geçmişine bakıldığında kimi sorunların özellikle son otuz yılda giderek kötüleştiğini ve hatta günümüzde çözümlenemez bir hale geldiğini görmekteyiz. Bunda, anılan süreçte Türkiye’de uygulanan neoliberal politikaların rolü büyüktür. 12 Eylül askeri darbesinin ardından yürürlüğe konulan bu politikaların sonucunda Et ve Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu gibi birçok kamu iktisadi kuruluşu kapatılmış, arsalarına AVM’ler ve TOKİ binaları yapılmıştır. Tarım Bakanlığının adı ve yapısı sürekli değiştirilerek sektörel ayrım ortadan kaldırılmış, Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü, Zirai Mücadele Genel Müdürlüğü gibi o güne kadar çok başarılı hizmetlerde bulunan kurumlar bir bir yok edilerek yerlerine taşra ile doğrudan bağları bulunmayan, işlevsiz, karma kurumlar oluşturulmuştur. […]
Türkiye Hayvancılığında Örgütlenme Sorunu
Türkiye hayvancılığı, 2010 yılından itibaren büyük bir ithalat sarmalına sokulmuştur. Bu duruma 2007-2008 yıllarında yaşanan kuraklık neden olmuştur. Kuraklık yüzünden kaba yem üretimi azalmış, çiğ süt maliyetleri artmış, bu durum karşısında yetiştiriciler sağmal ineklerini bile kestirmek zorunda kalmışlardır. İnekler kesilince doğan buzağı sayısı azalmış, Türkiye’de bir kırmızı et açığı ve pahalılığı sorunu ortaya çıkmıştır. Bu durumda kamu idaresi oluşan bu et açığını gidermek amacıyla lob ve karkas et ithalatına başvurmuştur. Sonraki yıllarda ithalat giderek artmış ve çeşitlenmiştir. Artık kırmızı et yanında damızlık düve, besilik ve kasaplık sığır ithalatı da başlamıştır. Türkiye 2010-2018 yılları arasında yaklaşık 5 milyar liralık canlı hayvan […]