Hayvan Koruma ve Şeytan Üçgeni
Boz Ayılar ile ilgili olarak gruplara gönderdiğiniz dökümanlar gerçekten çok değerli ve bu konuda çalışacak bilim adamları için özgün bir kaynak bilgi niteliğinde. Her zaman olduğu gibi bu kez de bizleri bilgilendirme yönünde göstermiş olduğunuz çabalardan dolayı sizi kutluyor ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yazımla, gruplara gönderdiğiniz “Görüş ve Tespitler” başlıklı dökümanın “Karacabey Ayı Barınağı” başlıklı bölümünde eksik olduğunu saptadığım kimi bilgileri vererek bu değerli dökümana zenginlik katmayı amaçladım. “Libearty” olarak ta anılan ve liderliği o dönemde Dekan olmam nedeniyle benim tarafımdan yürütülen “Dansçı Ayılara Özgürlük” ya da “Dansçı Ayıların Rehabilitasyonu Projesi” Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi,T.C.Turizm Bakanlığı ve Dünya Hayvanları Koruma […]
Atatürk ve Türk Veteriner Hekimliği
O , sadece kendi ulusunun ve öteki mazlum ulusların makus talihini değiştirmekle kalmadı, O , sadece ülkemizi bölüp parçalamak isteyen emperyalizmi yenmekle kalmadı, O , sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden modern bir Cumhuriyet kurmakla kalmadı, her şeyimizi borçlu olduğumuz hayvancılığımız ve veteriner hekimliğimiz için de çok şeyler yaptı. Veteriner Hekimliğin önemini kurtuluş savaşında ,cephede bir yandan düşmanla bir yandan da top arabalarını çeken, cephaneleri taşıyan öküzlerin salgın hastalıklarıyla savaşan kahraman meslektaşlarımızı görünce daha iyi anlamıştı, O, öncelikle büyük bir hayvanseverdi. Ruam’a yakalanan atını ölmeden önce son kez sevmek istediğinde , Ankara Veteriner Fakültesi’ndeki hocalarımızın izin vermemesi üzerine çocuk gibi ağlamıştı. O’nun; […]
Mesleki Sorunlar Üzerine Kimi Çözüm Önerileri
Grubumuza üye meslektaşlarımız arasında bir süredir devam eden ve ne yazık ki kimi zaman da düzeyi bir hayli düşen tartışmalar bana rahmetli patoloji hocam Mehmet Alibaşoğlu (hocamız Yugoslav göçmeni olduğu için üç, beş gibi rakamları üj, bej diye telaffuz ederdi ve bu nedenle de öğrencileri tarafından ” bej Mehmet Hoca ” olarak anılırdı)’ nun bir sözünü anımsattı. Meslek idealisti olan hocamız ders verirken sınıfta gürültü yaptığımızda “a be kuzum, Yunanistan’dan biri gelip sınıfa girse bu dersi sizin kadar aksatamaz” derdi.Rahmetli hocamızın bu sözü günümüzdeki tartışmalarla ne kadar da örtüşüyor değil mi? Gerçekten de istihdam ve çalışma alanları konusunda rakibimiz olan […]
800 Yıldır Sönmeyen Işık, Mevlana
Batılıların Celaleddin-i Rumi, bizlerin de arapçada efendim anlamına gelen Mevlana olarak tanımladığımız büyük şair, din adamı ve mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi Amerika’da şiir kitabı en çok satan şair olmuş ve ünlü Alman şairi Goethe tarafından şiirleri Almancaya çevrilmiştir. Kimilerine göre şimdiki Afganistan sınırları içerisindeki Belh’de, kimilerine göre de şimdiki Tacikistan sınırları içerisindeki Vahş’ta 1207 yılında Dünyaya gelen Mevlana nasıl olup ta sekiz yüz yıl sonra bir fıkıh alimliğinden Dünyaca tanınan evrensel bir şaire evrilmiştir? Bu evrilişte hiç kuşkusuz bir azeri Türkü olan Şems-i Tebrizi’nin çok büyük bir payı vardır. Mevlana ve Şems bir elmanın yarısı gibi biri birini tamamlayan iki […]
Yazı Yazmak Üzerine
Grup üyelerinin en yaşlılarından ve en kıdemlilerinden biri de sanırım benim. Ankara Veteriner Fakültesi’nden 1970 yılında mezun oldum (sanırım grup üyelerinin büyük çoğunluğu o tarihte henüz Dünyaya gelmemişti ) , 59 yaşındayım ve grup üyelerinin bir bölümünün de hocasıyım. O nedenle kimi düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya hakkımın olduğunu düşünüyor ve aşağıdaki açıklamalarımın hiç bir kişiye yada kuruluşa yönelik olmadığını baştan önemle belirtmek istiyorum. Grup üyesi olduğum yaklaşık bir yıldan beri veteriner hekimlik ve hayvancılık konularında on adet yazı yazdım. Her yazımda amacımın bilgiçlik taslamak değil , ileri sürdüğüm değişik ve yepyeni önerilerle mesleki konuları tartışmaya açmak olduğunun altını önemle çizdim. Yazılarımın […]
Gebe İnek Katliamı ve Mezbahalar
Bursa’nın Mustafa Kemal Paşa İlçesi’ndeki Bursam Et Kesim Tesisi’nde yaşanan ve internet aracılığı ile görsel medyaya da yansıyan talihsiz gebe inek kesimi ve buzağı katliamı olayı Türkiye’nin ve mesleğimizin gündemine neredeyse bir bomba gibi düştü. Bu sözde sıra dışı gibi görülen olay üzerine başta hayvan hakları koruyucuları olmak üzere çeşitli kesimlerden sadece eleştiriler geldi, olayın doğurduğu infialden olsa gerek çözüm yolları üzerinde fazlaca durulmadı. Zaten Türk toplumu ve o toplumun bir parçası olan biz veteriner hekimler ister mesleki konuda ister Ülke sorunları konusunda olsun gelişen her hangi bir olay karşısında genelde hemen tepkimizi ortaya koyuyor, fakat çözüm önerilerini etkinlikle hayata […]
Koyunculuk
Serbest veteriner hekimlerin genellikle büyük baş hayvanlarla uğraşmasından olsa gerek ülkemizin geçmişte önemli bir hayvancılık dalı olan ve gelecek adına umutlarımızı hala canlı tuttuğumuz koyunculuğu bizlere neredeyse unutturdu. Hele benim gibi bilimsel araştırmalarının % 80 i koyun üzerine olan bir kişinin sığırcılık üzerine onlarca yazı yazmışken koyunculuğa hemen hiç değinmemesi büyük bir eksiklikti. Hem bu eksikliğimi gidermek, hem de Giresun Veteriner Hekimler Odası’nın Mayıs ayındaki bir mail’inde adı geçen Mersinli koyun yetiştiricisinin yakarışlarına bir parça da olsa yanıt verebilmek adına bu yazıyı yazmak istedim. Her yazımda da belirttiğim gibi tek amacım koyunculuğun aynı zamanda bilimsel bir forum niteliği taşıyan grubumuzda […]
Sevemedim Gitti Şu Veterinerleri!
Günlerdir gruplarımızda tartışılan ” Sevemedim Gitti Şu Veteriner Hekimleri” başlıklı yazının sahibi Korkmaz Mert aslında adı ve soyadı ile örtüşen bir iş yapmış ve düşüncelerini korkmadan , mertçe açıklamış. Ancak, dile getirmeseler de Korkmaz Mert ile aynı görüşü paylaşan binlerce ziraat mühendisinin var olduğuna inanıyorum. Bu olgunun arka planında ” zootekni ziraat mühendisliğine mi, yoksa veteriner hekimliğine mi aittir? ” sorusu yatar ve bu tartışma güncelliğini hiç yitirmeden yıllar boyu, en azından benim tanıklık ettiğim 45 yıldan beri yapılagelir. Aslında veteriner hekim fobisi ziraat mühendislerinin beynine ta o yıllarda görev yapan, çoğu yaşamadığı için adlarını burada vermeyeceğim kimi Ziraat Fakültesi […]
Türkiye’de Koyunculuğun Dünü, Bugünü ve Geleceği
Koyunculuk Türk ulusunun tarih boyunca uğraştığı en önemli hayvan yetiştiriciliği dallarından biridir. “Buğday İle Koyun, Gerisi Oyun” ata sözümüzün benzerini bugün hiç bir ulusun geleneğinde göremiyoruz.Türklerin Orta Asya’dan koyunlarını otlattıkları meralar kuruduğu için göç ettiklerini ileri süren tarihçiler vardır. Göç eden kavimlerin koyunlarını sürüler halinde Anadolu’ya kadar getirdiklerini günümüzde de devam eden göçer ve yörük geleneğinden anlıyoruz. Merinos koyununun ana vatanı Anadolu’dur. Hediye olarak yada kaçak yollarla önce İspanya’ya gittiği, oradan da tüm Avrupa’ya yayıldığı söylenmektedir. Türk halkı koyun ile o denli bütünleşmiştir ki insanlar sevdikleri birine “koçum” , anneler yavrularına “kuzum” diye hitap ederler. Müslümanlıktan önce Hazreti İbrahim zamanında […]
Darp – ı Veteriner
Türkçemize arapçadan girmiş aynı kökten gelen iki benzeşik sözcük vardır. Birincisi darp, ikincisi de darbe. Darp etmek fiziki bir saldırıda bulunmak, darbe vurmak ise alaşağı etmek, kötülemek, aşağılamak anlamına gelir. Ne yazıktır ki, son bir iki ay içinde şanlı mesleğimiz gösterdiği başarılarla değil de bu iki sözcükle anılır hale geldi. Önce kendini bilmez bilmez bir petshopçu denetime gelen meslektaşlarımızı darp etti.( petshoplar sadece bizim Ülkemizde var sanırım ), daha sonra koyunlara keçilere küpe takmaya giden meslektaşlarımızı yetiştirici darp etti. ( Küpe takmak ne zamandan beri veteriner hekim işi hala anlayabilmiş değilim). Bu yetmedi bir erkek veteriner hekim hem de hamile […]