Hayvancılıkta Robot Kullanımı
Önceki yazılarımdan birinde Hayvancılık 4.0 kavramına değinmiştim. Burada kısaca özetlemem gerekirse, hayvancılıkta birinci evreyi çiftlik hayvanlarının sürüler halinde ve tümüyle serbest bir şekilde gece gündüz doğada, merada yayılmaları oluşturmaktadır. Hayvanların birer meta başka bir deyişle alışverişte para yerine takas olarak kullanılmaları sonucu değerleri artmış ve gerek hırsızlardan gerekse iklim koşullarından korunmaları amacıyla önceleri sazdan, sonraları ağaçtan, kerpiçten yapılan barınaklara konulmuşlardır. Bu evreyi de Hayvancılık 4.0 Kavramının ikinci evresi olarak tanımlamaktayız. Daha sonra et ve süt gibi hayvansal ürünlerin beslemedeki önemi anlaşılınca çiftlik hayvanlarının yavruları ile birlikte daha modern barınaklarda yetiştirilmesi ve verimlerinin artırılması hususu gündeme gelmiştir. Süt sağım makinesi ve […]
Yerel Yönetimlerin Kırsal Kalkınmadaki Rolü
Her gün bizzat içinde yaşadığımız gibi klasik belediyecilik anlayışı ulaşımı organize etmek, asfalt yol ve kaldırım yapmak, yeni park ve pazar yerleri açmak, kanalizasyon inşa etmek, su dağıtımını sağlamak, özetle insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak ve işlerini kolaylaştırıcı önlemler almak gibi yaşamsal konuları kapsar. Ne var ki, bu klasik belediyecilik anlayışı Büyük Şehir Yasasının yürürlüğe girmesi ile değişik bir boyut kazanmıştır. Çünkü bu yasa ile merkez ve ilçelerdeki köyler mahalleye dönüşmüş ve büyükşehir belediyesine bağlanmıştır. Böyle olunca da büyükşehir belediyelerinin hem faaliyet alanları genişlemiş hem de faaliyetlerin çeşidi artmıştır. Bu yasa ile mahalleye dönüşen köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek de büyük […]
Tarihte ve Anılarda Sığır Vebası
Geçenlerde kütüphanemdeki yayınları düzenlerken sığır vebası ile ilgili birkaç makaleye rastladım. Bu makaleleri okuyunca sığır vebası konusunda önceden bilmediğim kimi bilgileri öğrenmek imkanım oldu. Bu bilgileri, kişisel anılarımı da ekleyerek okuduğunuz yazıda sizlerle paylaşmak istedim. Sığır vebası bilindiği gibi koruyucu aşılamadan başka tedavisi olmayan, çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Virusların yol açtığı bu hastalık özellikle hayvan hareketleri ile sari bölgelerden ari bölgelere çok çabuk bir şekilde bulaşır. İleri de bahsedeceğim gibi, 1971 yılında Sivas Gemerek’te iki ay süreyle bizzat mücadelesini yaptığım bu hastalığı yakından tanıma imkanı buldum. İlk sığır vebası vakası M.S. 4.Yüzyılda tanımlanmıştır. Ancak, sığır vebası Dünya ölçeğinde […]
Sivas’taki Veteriner Hekimliği Anılarım
Beş yıl gibi uzun ve zorlu bir süreçte veteriner fakültesini yoksulluklar içerisinde okuyarak ilk on arasında bitirmiş ve 30 Eylül 1970 günü mezun olmuştum. Tarım Bakanlığından burslu olduğum için hemen Ankara Veteriner Müdürlüğüne tayinim çıktı ve 1 Ekim 1970 günü de o zaman için çok iyi bir para olan 1104 TL maaşımı aldım. Aslında o yıllarda üniversite mezunu yeni işe başlamış bir memurun Devletteki maaşı 500 lira civarındaydı. Ancak Balıkesir Senatörü Veteriner Hekimi Hasan Ali Türker meclisten veteriner hekimleri için 1000 lira tazminat çıkarttığı için bizim maaşımız öteki devlet memurlarına göre fazlaydı. Hatta veteriner hekimler ilçe kaymakamından, veteriner müdürleri de […]
Dünya Veteriner Hekimleri Gününde Türk Veteriner Hekimliği Nereye Gidiyor?
İnsanlar gibi mesleklerin de yaşamında var olma ve kırılma noktaları vardır. İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişi olan kutsal mesleğimizin Türkiye’deki iki önemli kurumu olan kamuda ve üniversitede bu noktalar büyük bir tesadüf eseri olarak birbiri ile çakışmıştır. Özellikle Cumhuriyet ile birlikte işlevi artan kamu veteriner otoritesi çeşitli adlar altında değişik bakanlıklara bağlı olarak faaliyet gösterdikten sonra Uluslararası Cenevre Sözleşmesinin temel bir koşulu olarak 1937 yılında yasalaşan Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilat Kanununda asıl kimliğini kazanmıştır. Bu kanuna göre kurulan Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü yasadan kaynaklanan hayvan sağlığı, gıda güvenliği, hayvan ıslahı, halk sağlığı gibi görevlerini yaklaşık 50 yıl boyunca […]
Yirmibin Liralık Koç ve Dört Yılda Yüzmilyon küçükbaş Hayali
Türkiye’de son bir hafta içerisinde küçükbaş hayvancılık konusunda iki önemli konu gündeme geldi. Bunlardan birisi Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nde bir koçun 21 bin liraya satılması, diğeri de bir bakanın küçükbaş hayvan sayısının 4 yılda 100 milyona çıkarılacağı iddiası idi. Önce birincisinden başlayayım. Ulu Önder Atatürk daha Cumhuriyeti kurmadan aylar önce İzmir’de bir İktisat Kongresi topladı. Bu kongrede alınan kararlardan biri de Türkiye’nin öz kaynaklara dayalı kalkınma ve sanayileşme modeli oldu. Bu model uyarınca o yıllarda Ülkenin önemli bir öz kaynağı olan hayvancılığa dayalı sanayinin geliştirilmesi ve öncelikle yünlü dokuma sanayisi kurulması planlandı. Ancak o dönemde Türkiye’de mevcut koyunların yapağıları kurulacak […]
Mesleki Öz Eleştiri
Değerli meslektaşlarım, İki değerli insanın hoşuma giden iki özlü sözü hep aklımdadır. Hazreti Mevlana, “ Bazen diyorum ki söyle gitsin, bazen de diyorum ki söyleyince ne olacak sus bitsin “ buyuruyor. Divan Şiirinin ustası Fuzuli de, “ Sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri yok “ diyor. Ancak ben, öğrencilik de dahil 54 yıllık meslek yaşamımda bu iki söze de hiç iltifat etmedim ve veteriner hekimliği ve hayvancılık konularında yazdığım 500’ün üzerindeki yazıda düşüncelerimi özgürce açıklamaktan hiçbir zaman çekinmedim. Arada bir bu açık sözlülükten zarar görsem de yine yoluma inandığım şekilde devam ettim. Bu yazıyı yazma arzusu bende bir arkadaşımın gönderdiği […]
Hayvancılıkta Örgüt Enflasyonu
Türkiye hayvancılığı, benim de meslek olarak bizzat içinde bulunduğum son 50 yılda belirli aralıklarla çok büyük krizler yaşamıştır. Bu krizlerin en önemli nedenini üretim maliyetlerindeki artış ve ürün fiyatlarındaki düşüklük oluşturmuştur. Elli yılda yetiştiricilere ne zaman “ İşler nasıl?” diye sorulsa alınan yanıt çoğu kez “ İyi değil. Çünkü yem pahalı, süt ucuz” olmuştur. Sanılmasın ki bu sadece biz de böyledir. Kolombiya dilinde “Çiftçi gibi şikayet etmek” diye bir deyim vardır. Hayvancılıkta ortaya çıkan krizlerin sonunda tek yapılan iş sağmal ineklerin kesime gönderilmesidir. Bugün de Türkiye hayvancılığı aynı kısır döngü ile karşı karşıyadır. Ancak bu kez yemin pahalı, sütün ucuz […]
Süt İneklerinde Beslemenin Yeri ve Önemi
Hayvanların özellikle de süt ineklerinin doğru beslenmesi birçok bakımdan hayati önem taşır. Her şeyden önce doğru besleme ile ineklerin süt ve döl verimleri artar. Doğumdan hemen sonra ineğin doğru beslenmesi süt veriminin en üst düzeye çıkmasını sağlar. Eksik beslenme, İneğin doğumdan sonraki ilk gebe bırakılmasında enerji alımını azaltacağından hormonal yapının bozulmasına dolayısıyla da döl tutmanın gecikmesine neden olur. Böylece bir inekten verimli yaşam süresi boyunca elde edilecek buzağı sayısı azalır. Kuru dönemdeki ineklerin eksik beslenmesi doğumdan sonra onlarca hastalığın oluşmasına yol açar. Bu hastalıklar arasında güç doğumu, süt hummasını, şirdenin yer değiştirmesini, sonun atılamamasını, kısırlığı, meme iltihabını ve topallığı sayabiliriz. […]
Devletin Hayvancılık İstatistikleri Doğru mu?
“Ölçemediğinizi yönetemezsiniz” diye çok doğru bir söz vardır. Gerçekten de bir şeyin sayısını bilmiyorsanız o şey hakkında olumlu ya da olumsuz bir yargıya varamazsınız. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) hayvancılık istatistikleri adı altında bir takım veriler yayınlamaktadır ama bu rakamların gerçekleri yansıtmadığı konusunda sektördeki çoğu kişi arasında bir fikir birliği mevcuttur. Bu konuya açıklık getirmek amacıyla geçmişte yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. 1982 yılında Bakanlıkta koyun sun’i tohumlaması konusunda ileriye dönük bir plan hazırlamıştık. Bu planda koyun sayısını o zamanki Devlet İstatistik Enstitüsünün verdiği 50 milyon olarak kabul etmiş ve bu sayıya göre planlama yapmıştık. 1984 yılında Türkiye’de gerçek […]