Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Kendini Arayan Kadim Meslek


Kadim deyimi Osmanlıca’da “ Başlangıcı geçmişin derinliğinde bulunan, uzun zamanlardan beri var olan “ anlamına gelir. Ben yazılarımın çoğunda “Kökü tarihin derinliklerine kadar uzanan, geçmişi şan ve şereflerle dolu kutsal mesleğimiz” sözünü kullanırım. Bu sözün ilk bölümü yukarıda da değindiğim gibi veteriner hekimliğin kadim bir meslek olduğunu tanımlar. Dünyada veteriner hekimliği mesleğinin evcilleştirme ile başladığı, büyücülük, ocakçılık ve ampriklikle devam ettiği, 1762 yılında Lyon’da ilk veteriner fakültesinin kurulmasıyla birlikte bilimsel bir boyuta evrildiği tarihçiler tarafından bildirilmektedir. Bilindiği üzere Türkiye’de ilk veteriner hekimliği öğretimi Avrupa’dan 80 yıl sonra yani 1842 yılında İstanbul’daki Süvari Okuluna bir veteriner sınıfı ilave edilmesiyle başlamıştır. Türkiye’de veteriner hekimliği öğretiminin ve aydınlanmanın başlaması eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir. Osman Bahadır “Osmanlılardan Cumhuriyete Bilim” adlı kitabında mesleğimiz hakkında […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliğin Güncel Sorunları


Türk veteriner hekimliğinin içte ve dışta çok büyük sorunları mevcuttur. Dıştaki sorunlar arasında beşeri hekimler tarafından Tek Sağlık konseptinden dışlanmamız, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda kesin hüküm bulunmasına rağmen sağlık sınıfında sayılmamamız, Sağlıkta Şiddet Yasasına dahil edilmeyişimiz, tüm sağlık çalışanlarına tanınan yıpranma payı ve emekli maaş zammı gibi özlük haklarından mahrum bırakılmamız, Sağlık Bakanlığında özellikle veteriner halk sağlığı alanında etkin kılınmamamız, en son olarak da Covid-19 aşılamalarında diğer sağlık çalışanları gibi öncelik almamamız sayılabilir. Bu sorunlara mesleki örgütlerimiz basın bildirisi ve ziyaretlerle, duyarlı meslektaşlarımız da sosyal medyada özellikle de twitter’deki organize faaliyetlerle çözüm bulmaya çalışmaktadırlar. Ancak görüyoruz ki bu çabalar […]

Türk Sanat Musikisinde Form Olgusu


Edebiyattaki roman, hikaye, şiir gibi değişik formlar olduğu gibi müzikte de sözlü ve sözsüz çok sayıda form vardır. Türk sanat musikisinde aynı makamda bestelenmiş eserler birbirine az ya da çok benzeseler de aralarında şarkı, türkü, gazel gibi farklı formlar bulunur. Türk Sanat Musikisi form bakımından önce ikiye ayrılır. 1) Saz Musikisi (Peşrev, saz semaisi), 2) Sazlı-Sözlü Musiki (Şarkı, Türkü) 1)SAZ MUSİKİSİ: Yalnızca sazların icra etmesi için yazılmış saz eserleri Türk sanat musikisi içinde önemli bir yere sahiptirler. Saz eserlerinin başlıcaları şunlardır. Peşrev: Peşrev önde giden demektir. Peşrev bir faslın en başında çalınan saz eseridir. Saz eserlerinin arasında en büyük form […]

Türkiye’nin İlk Bakteriyologlarından, Adil Mustafa Şehzadebaşı


Adil Mustafa Şehzadebaşı 1871 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1889’da Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi Ali’si bünyesinde açılan Mülkiye Baytar Mektebinin ilk öğrencisi olmuştur. Adil Bey, ikinci sınıfta kazandığı bir sınav sonucu Fransa’daki Alfort Veteriner Okuluna gönderilmiştir. Okuldaki başarısından dolayı Fransız Tarım Bakanlığı tarafından Gümüş Madalya ile ödüllendirilmiştir. 1895 yılında okulu bitirip yurda dönen Adil Bey, yüzbaşı rütbesi ile Harp Okulunda bulunan veteriner sınıflarına salgın hastalıklar ve et muayenesi dersleri vermeye başlamıştır. Bir yandan ders verirken bir yandan da 1897 yılından itibaren Bakteriyoloji-i Osmaniye’ye laboratuvar şefi olarak atanmıştır. Bu arada Fransızcadan Salgın Hastalıklar adında bir kitap tercüme etmiş, ders notlarını da Evcil […]

Hayvancılıkta Mevcut Durum ve 2021 Beklentileri


2019 yılı sonunda Hasattürk’te yazdığım, Türkiye hayvancılığının bir yılını ve gelecek beklentilerini içeren yazımı, “2020 yılı beklentilerine gelince, çok umut verici sözler söylemek mümkün değil. Ancak ithalatta bir gerileme olacağı söylenebilir. Bu da besicilerin işine yarayacaktır. Dövizde bir dalgalanma olmadığı takdirde ürün maliyetlerinde bir artış olmayacağı kesin. Azalan inek sayılarına paralel olarak düşen süt üretimi çiğ süt fiyatlarında görece bir artış sağlayabilir” diye bitirmiştim. Bu öngörülerimin bir bölümü gerçekleşti, bir bölümü de tutmadı. 2020 yılında gerçekten de beklenmedik olaylar yaşandı. Salgın ve dövizdeki artış nedeniyle ithalatta göreceli de olsa bir azalma oldu. Ancak dövizdeki dalgalanma normalin çok üzerinde olduğu için […]

Türkiye’de Veteriner Patolojinin Kurucusu, Ord.Prof.Dr.Ahmet Şevki Akçay


Ord.Prof.Dr.Ahmet Şevki Akçay 1888 yılında İzmir’de doğmuş, ilköğretimini İzmir’de, orta öğretimini İstanbul’da Kuleli ve Tıbbiye İdadilerinde tamamladıktan sonra Askeri Baytar Mektebine girmiş ve 1912 yılında bu okuldan birincilikle mezun olmuştur. Mezuniyetten sonra üsteğmen rütbesi ile Balkan Harbine katılmış, daha sonra bakteriyolog veteriner hekim Osman Nuri Bey ile İstanbul Çemberlitaş’taki Bakteriyolojihane-i Osmani’de çalışmış ve Çatalca’da Birinci Ordu’nun atlarındaki ruam hastalığı ile mücadelede görev almıştır. Bu görevini takiben Edirne’deki Onuncu Kolordu Karargahına atanmış ve bu sırada Edirne’de halk hayvanlarında çok şiddetli olarak seyreden sığır vebası mücadelesine katılmıştır. Balkan Savaşından sonra Yüzbaşı olmuş ve Askeri Baytar Mektebinde Histoloji Dersi vermeye başlamıştır.  Daha sonra […]

Yapağının Önlenemez Yükselişi


Koyun etinden, sütünden ve yapağısından yararlanılan bir hayvandır. Ancak 1980 yılından sonra yapağı Türkiye’de eski önemini kaybetmeye başlamıştır. Oysa yapağı Cumhuriyetin başında Türkiye hayvancılığına ve sanayine yön veren bir üründü. Ayrıca ihraç ürünlerimiz arasında önemli bir yer tutuyordu. Atatürk daha Cumhuriyeti kurmadan İzmir’de ilk İktisat Kongresini düzenledi. Bu toplantıda öz kaynaklara dayalı kalkınma ve sanayileşme modeli benimsendi. O yıllarda önemli öz kaynaklardan biri de hayvanlar özellikle de koyunlardı. Ancak Türkiye’de mevcut koyunların tamamına yakını düşük verimli yerli ırklardan oluşuyordu. Koyunlar sanayi için önemli bir kaynaktı. Çünkü kurulması düşünülen yünlü dokuma sanayinin ince yapağıya ihtiyacı vardı. Türkiye’de mevcut koyunların yapağıları kalındı […]

Yeni Ekonomik Plan ve Hayvancılık


Hükumet 2023 yılına kadar geçerli olacak bir ekonomik plan hazırladı. Plana baktığımızda hayvancılığın bundan önce olduğu gibi yine ihmal edildiğini görmekteyiz. Oysa hayvancılık gerek istihdam, gerek gayri safi milli gelir gerekse katma değer üretimi bakımından ekonominin en önemli unsurlarından birisidir. Dünyada hayvancılığı gelişmiş ülkelerde mutlaka ekonomi de gelişmiştir. Planda hayvancılık bağlamında öne çıkan konulardan birisi meradır. Meraların tespit, sınırlama ve ıslahının yapılacağı belirtilmektedir. Elli yıllık meslek hayatımda okuduğum her yazıda, raporda, katıldığım toplantılarda en çok bahsedilen konu mera ıslahıdır. Hangi hükumet başa gelse programında ele alacağını vadettiği ilk konu mera ıslahı olmuştur. Ancak uygulamada mera ıslahı konusunda kayda değer çalışmalar […]

Geçmişten Esintiler


Değerli meslektaşlarım, şimdiye kadar gruplara Türkiye’deki veteriner hekimlik ve hayvancılık konuları hakkında çok yazılar yazdım. Bu arada mesleki tarihimiz ve meslek büyüklerimiz ile ilgili paylaşımlarım da oldu. Sağ olun bu yazılarım sizlerden büyük ilgi gördü ve yüksek bir okunma sayısına ulaştı. Oysa kafamda hep kutsal mesleğimizin geçmişini genç meslektaşlarıma bir anılar dizisi içinde anlatmak hayali vardı. Bu nedenle, son 55 yılda mesleğimize dair derlediğim kimi bilgileri ve olayları sizleri sıkmamak adına kısa yazılar halinde ve bir roman akıcılığı içerisinde anlatmak istiyorum. İlgi ile izleyeceğinizi umuyorum. Yıl 1965, aylardan Eylül. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi kampüsüne ilk adımımı attım. Benim gibi çoğu […]

Hem Parazitolog, Hem Veteriner Tarihçisi Bir Entellektüel, Prof.Dr.Nevzat Tüzdil


1900 yılında Gelibolu’da doğan Prof.Dr.Nevzat Tüzdil ilk öğrenimini Üsküp’te, orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış ve 1920 yılında İstanbul Yüksek Baytar Mektebi’nden mezun olmuştur. İstanbul’da Fatih, Tophane ve Karaağaç mezbahalarında veteriner hekim olarak çalışmış, 10 Ocak 1925 de Ziraat Bakanlığı tarafından ihtisas yapmak üzere Almanya’ya gönderilmiştir. Almanya’da bulunduğu sırada Hannover Veteriner Fakültesinde doktora yapmış, Berlin Parazitoloji Enstitüsü ile Hamburg Tropen Enstitülerinden dört adet ihtisas belgesi almıştır. Yurda dönüşünden sonra, 1929 yılında İstanbul Yüksek Baytar Mektebi parazitoloji ve tıbbi hayvanat öğretmen yardımcılığına ve laboratuvar şefliğine tayin edilmiş, ayrıca Yüksek Orman Mektebi parazit ve hayvanat öğretmenliğine atanmıştır. Okulun 1933 yılında Ankara’ya nakli ile Yüksek […]
css.php