Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Hayvancılıkta İnovasyon


İnovasyon tüm sektörler için geçerli olan ve Türkçede yenilikçilik ya da yaratıcılık olarak ifadesini bulan yabancı bir deyimdir. İnovasyon kısaca değişik ve yeni fikirler üretmek olarak tanımlanabilir. Daha geniş tanımıyla inovasyon bir ürün, hizmet ya da yöntemin katma değer sağlaması ve ticarileştirilmesi amacıyla yenileştirilmesi demektir. İnovasyon yeni bir buluş ya da icat yapmak değildir. Hayvancılıkta inovasyon hayvan yetiştiriciliği ve ıslahı, hayvan beslenmesi, hayvan hastalıkları ve gıda teknolojisi gibi başlıca dört alanda gündeme gelebilir. Hayvan ıslahı ve yetiştiriciliğinde yani hayvansal üretimin artırılmasında inovasyonun kullanılacağı alanlar çok ve çeşitlidir. Bu konuda yapılacak yenileştirmeler daha çok günümüzde de bir hayli gelişmiş olan biyoteknoloji […]

Türkiye’deki Hayvan Sağlığı Hizmetlerinin Yeniden Yapılandırılması Konusunda Öneriler


Türkiye coğrafi konumu nedeniyle salgın hayvan hastalıklarının girişine elverişli bir ülkedir. Çünkü Türkiye, doğusunda ve güneyinde yer alan İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerle uzun bir kara sınırına sahiptir. Bu sınır hattı yıllar boyunca anılan bu komşu ülkelerle Türkiye arasında insan ve hayvan kaçakçılığına geçit vermiştir. Geçmişte Türkiye’den komşu ülkelere yapılan hayvan kaçakçılığı günümüzde tersine dönmüş ve komşu ülkelerden Türkiye’ye doğru yapılmaya başlanmıştır. Hele son yıllarda terör olayları ve Suriye’deki iç savaş nedeniyle kaçak hayvan girişleri büyük bir artış göstermiştir. Bugün komşularımızla aramızdaki sınır güvenliği neredeyse yok denecek kadar azdır. Uzun yıllar boyunca doğu ve güney sınırlarımızda bulunan komşu ülkelerden […]

Şap Hastalığı Yeniden Hortladı


Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle hayvan hastalıkları girişine açık bir ülkedir. Türkiye’nin doğusunda bulunan İran vasıtasıyla Ön Asya’dan, güneyinde bulunan Irak ve Suriye vasıtasıyla da Orta Doğudan hastalık girişleri olmaktadır. Son zamanlarda Irak ve Suriye’de yaşanan savaş sonucu oluşan göç dalgası hastalık girişlerini daha da artırmıştır. Nitekim bu yollardan Eylül 2015 de Türkiye’ye giren Şap Hastalığı geçmiş 3-4 ay içerisinde tüm Türkiye’ye yayılmıştır. Bu hastalık nedeniyle on binlerce sığır şapa yakalanmış ve binlerce buzağı ölmüştür. Bu sefer ki salgının hızla yayılmasının ve buzağı ölümlerine yol açmasının nedeni hastalığın yeni bir tipinin ortaya çıkmasıdır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl ve İlçe […]

Süt Sığırcılığında Karlılığın Sırları


Yıllardır hangi küçük ölçekli süt üreticisine durumunu sorsanız size hemen sütün ucuz, yemin pahalı olduğunu, bu nedenle de kar edemediğini söyler. Bu yanıt bir bakıma doğrudur. Çünkü süt üreticisi sattığı bir litre sütün parası ile ancak bir kilo kesif yem alabilmektedir. Süt-yem paritesi olarak adlandırılan bu karşılaştırmanın aslında 1:1.5 olması yani üreticinin kar edebilmesi için bir litre süt ile en az bir buçuk kilo kesif yem alması gerekir. Öte yandan, bir süt üreticisinin kar edebilmesi için yılda bir buzağı alması da şarttır. Aslında süt sığırcılığında asıl hedef süt üretimidir. Yavrulamayan bir ineğin süt vermeyeceği gerçeği buzağının süt üretiminde sadece bir […]

Büyükşehir Yasası ve Aile Hayvancılığının Geleceği


Elde güvenilir istatistik veriler bulunmasa da Türkiye’deki toplam tarımsal işletmelerin yaklaşık %3.6 sının sadece hayvancılıkla uğraştığı bilinmektedir. Hayvancılığı gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük sayılabilecek bu oranın dışında kalan karma işletmelerde bitkisel üretimle hayvansal üretim birlikte yapılmaktadır. Bu işletmelerde hayvancılık çokluk ailenin günlük gıda gereksinimini karşılamak, bitkisel üretim artıklarını değerlendirmek ve doğası gereği iklim koşullarına bağımlı olan bitkisel üretimin uğrayacağı olası zararları her an paraya çevrilme kolaylığı bulunan hayvancılıkla desteklemek gibi nedenlere dayalı olarak 5-10 başlık sığır ya da 10-30 başlık koyun mevcudu ile yapılmaktadır. Oysa ki, günümüzün modern işletmecilik anlayışı hayvancılıkta da girdi-çıktı ve yıllık bilanço esasına dayalı, yeni biyoteknikleri […]

Tavukçulukta Yanlış Bilinen Doğrular


Veteriner Hekimi olduğumu bilen ya da yeni öğrenen her sosyal çevreden ya da eğitim düzeyinden insan hemen “tavuklar hormonlu mu, köy yumurtası mı yoksa çiftlik yumurtası mı daha sağlıklı?” gibi sorular soruyorlar. Ben bir tavukçuluk uzmanı değilim. Kendi konumun dışında konuşmayı ve yazmayı da pek sevmem. Ancak bu sorular sıklaşınca soru soranlar karşısında mahçup olmamak için genel veteriner hekimliği bilgime ilave olarak tavukçuluk konusunda daha çok okumak, Besd-Bir’in ilgili hocalara hazırlattığı videoları daha çok izlemek durumunda kaldım. Doğal olarak bu durum ben de bir birikim oluşturdu. Bu birikimlerimi özellikle veteriner google gruplarında ve sosyal medyada paylaşarak kafasında hala kuşku bulunan […]

Türkiye’de Mera Sorunu ve Ardındaki Gerçekler


Sonunda beklenen oldu ve meralar imara açıldı. Zaten Büyük Şehir Yasası ile ortam önceden hazırlanmıştı. Köyler mahalleye dönüşünce köy ortak malı olan meralar da arsa haline geldi. Aslında meraların imara açılması olayı batılı emperyal güçlerin (A.B.D, AB, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü) Türkiye’nin aleyhine tezgahladıkları senaryonun son aşamasıdır. Bu konuya ileride değinmek üzere meralar konusunda biraz eskiye gitmek istiyorum. Türkler Anadolu’ya ayak bastığından beri üzerinde koyun ve sığır beslenen meralarımız 1950 li yılların başında Nato’ya girmemiz karşılığında verilen traktör ve zirai ilaç rüşveti sonunda vahşi biçimde sürülerek tarlaya dönüştürülmüş ve Orta Doğu’ya buğday üretmek amacıyla da ziraate açılmıştır. Uzun […]

173 Yıl İle Yüzleşmek


Yazıma başlamadan önce çok önemli gördüğüm bir iki konuya açıklık getirmek istiyorum. Her şeyden önce ben bir veteriner hekimliği tarihçisi değilim. Sadece mesleğinin yakın tarihine ilgi duyan, bu konuda elinden geldiğince okumaya ve araştırma yapmaya çalışan bir kişiyim. Zaten 173 yılın 50 yılını öğrenciliğim ve meslek hayatım sırasında bizzat yaşadım. Bu süreçte, Bakanlık teşkilatında, üniversitelerde, özel sektörde ve mesleki örgütlerde yaptığım görevler, üstlendiğim yöneticilikler Türk Veteriner Hekimliği yakın tarihi konusunda bende bir birikim oluşturdu. Bu birikimlerimi arada bir yazıya döküp meslektaşlarımla da paylaştım. Yazdıklarıma konunun gerçek sahiplerinden tekzip almamam beni daha da cesaretlendirdi. Bu yazıyı da yine aynı cesaretle yazıyorum.. […]

Hayvancılığın Üvey Evladı, Koyunculuk


Koyunculuk tarih boyunca Türklerin vaz geçemedikleri bir hayvan türü olmuştur. Hatta kimi tarihçiler Türklerin Orta Asya’dan göç etmelerine koyun otlattıkları geniş steplerin kurumasının neden olduğunu ileri sürmektedirler. Nitekim göç sırasında Anadolu’ya koyun sürülerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Savaşlara bile orduyu doyurmak amacıyla koyun sürüleri ile birlikte gittikleri söylenmektedir. Koyun ve kuzu temalı öykülere, türkülere, manilere, oyunlara halk edebiyatımızda sıkça rastlanmaktadır. Türkler, askerlerine “kınalı kuzu” adını veren, kız çocuklarını “kuzum”, erkek çocuklarını “koçum” diye seven tek millettir. Dilimizde kuzu saflığın, temizliğin, koç ise gücün, mertliğin sembolü olarak yer almaktadır. “Bugday ile koyun, gerisi oyun” deyimi yüz yıllardır söylenen bir ata sözümüzdür. İlk […]

Süt Sığırcılığında Sürü Yönetimi İlkeleri


Süt sığırcılığının amacı süt üretmek, aracı ise yavru elde etmektir. Çünkü, yavru olmayınca süt de olmaz. Süt sığırcılığının karlı olabilmesinin temel koşulları yılda bir sağlıklı yavru elde etmek ve 305 gün sürdürülebilir miktarda süt üretmektir. Bu koşulların sağlanabilmesi hiç kuşkusuz en başta Sürü Yönetimi İlkelerine sıkı sıkıya uyulmasına bağlıdır. Almanya’nın Münih Veteriner Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak çalışırken hocam Prof.Dr.W.Leidl’ın söylediği şu sözü hiç unutmam. Leidl bana “ Bir süt sığırı işletmesine girdiğinde önce sürü yönetimine bakacaksın. Eğer bu konuda bir eksiklik varsa o işletmede süt ve döl verimi düşer, mastitis ve buzağı ölümleri artar” demişti. Nitekim yıllar sonra büyük bir […]
css.php