Kökeni insanlık tarihi kadar eski, geçmişi şan ve şereflerle dolu
kadim veteriner hekimlik mesleği, sağlıklı çevre-sağlıklı
hayvan-sağlıklı gıda-sağlıklı insan-sağlıklı toplum düzlemindeki tüm
işlevleri bütünüyle kapsadığı halde ne yazık ki ülkemizde halkımız
tarafından yeterince bilinmemektedir. Aslında suçun büyüğü bizdedir.
Mesleğimizin kadim tarihini, birbirinden önemli işlevlerini ve
yetiştirdiği değerleri hem meslektaşlarımıza hem de ülke insanlarına
ne yazık ki layıkıyla tanıtamadık. Başta et olmak üzere yediğimiz tüm
hayvansal ürünlerin soframıza gelmeden önce veteriner hekim
kontrolünden geçtiğini, hayvanlardan insanlara geçen yaklaşık 200’ün
üzerindeki hastalığın insanlara bulaşmadan önce veteriner hekimlerce
önlendiğini bir türlü halkımıza anlatamadık.
Oysa çağlar öncesinde “ tıp doktorları insanı, veteriner hekimler
insanlığı tedavi eder” anlamında latince bir söz söylenmiştir.
Türkiye’nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü “ insan hekimliği
veteriner hekimlik yanında okyanusa karşı bir iç deniz gibidir”
diyerek mesleğimizin önemini vurgulamıştır. Mareşal Fevzi Çakmak,
kurtuluş savaşında topları ve mermi taşıyan kağnıları çeken öküz ve
mandaları ölümcül sığır vebası hastalığına karşı kahramanca koruyan
meslektaşlarımızı görünce, “veteriner hekimler olmasaydı
istiklalimizi(bağımsızlığımızı) kazanamazdık” demiştir.  Osman bahadır
“Osmanlılardan Cumhuriyete Bilim” adlı kitabında veteriner hekimliği
harbiye, tıbbiye ve mülkiye ile birlikte 18.Yüzyıl Osmanlı
aydınlanmasının itici gücü olarak tanımlamıştır. Yıllar önce, Alman
Prof.Dr.Rudolf Wirschow “ Ben sadece şunu bilirim ve söylerim ki insan
tıbbı ile hayvan tıbbı arasında hiçbir ayırım yoktur, olmamıştır da
zaten” sözünü söylemiştir. Ünlü tarihçi İlber Ortaylı bir TV
Programında kendisinin ve Bilkent Üniversitesi Kurucusu Prof.Dr.İhsan
Doğramacı’nın hastalandıklarında ilk olarak bir veteriner hekime
danıştıklarını bildirmiştir.
Mesleğimiz yurt içinde ve dışında her alanda çok değerli insanlar
yetiştirmiştir.
Türkler var oldukça adı daima anılacak olan istiklal marşı şairimiz
Mehmet Akif Ersoy 25 yıl boyunca mesleğini bizzat icra etmiş bir
veteriner hekimdir. Büyük Türk düşünürü Ziya Gökalp Türkçülük
suçlaması ile Sivil Veteriner Okulunun dördüncü sınıfında sürgüne
gönderilmiştir. Ünlü hikayecimiz Ömer Seyfettin Askeri Veteriner
İdadisini (Orta Okul) bitirmiştir. Ünlü şairimiz Ahmet Hamdi Tanpınar
Askeri Veteriner Rüştiye (Lise) ‘sinden mezun olmuştur. Türk şiirinin
usta ismi Mehmet Turan Yarar ve Türk müziğine yeni bir ses sistemi
getiren Yavuz Yekta birer veteriner hekimdir. Fenerbahçe’nin ve Milli
Takımın uzun yıllar kaptanlığını yapan ve her iki takımda da en çok
gol atan futbolcu unvanını kazanan Zeki Rıza Sporel bir veteriner
hekimdir. Dünyadaki insanların çoğunluğunun çocukken vurulduğu Verem
(BCG- Basil Calmette Guerin) Aşısının mucidi Camille Guerin adlı bir
veteriner hekimdir. Ülkemizde filme de çekilen “Selvi Boylum, Al
Yazmalım” adlı romanın Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov bir veteriner
teknisyendir.
Mesleğimizin yetiştirdiği bilim adamlarının insanlık için yaptıkları
ise sayılamayacak kadar çoktur. Yüzbaşı Kemal Cemil Bey atlarda ve
insanlarda ölümcül seyreden Ruam hastalığına karşı hazırladığı aşıyı
denek bulamayınca kendine yapmış ve hastalığa yakalanarak şehit
olmuştur. Ord.Prof.Dr.Süreyya Tahsin Aygün Dünya’da ilk doku kültürü
araştırmalarını başlatmış, Avrupa’da gebelik sorunlarını gidermede
kullanılan ve on binlerce çocuğun sakat doğmasına neden olan Talidomid
etkin maddeli Contegran adlı ilacı Türkiye’de yasaklatmıştır. Doç
Dr.Osman Nuri Koçtürk Marshall yardımı ile Türkiye’ye gönderilen süt
tozu ve soya yağına karşı savaş başlatmış, yerli gıdalar ve zeytinyağı
yemeleri konusunda halkı bilinçlendirmiştir.
Sonuç olarak denilebilir ki, biz veteriner hekimlere ve örgütlerimize
düşen en önemli görev içinde bulunduğumuz her sosyal çevrede yüz yüze
ya da her türlü yazılı, sözlü, sosyal medya olanaklarını kullanarak
kutsal mesleğimizi halkımıza tanıtmaktır.