Ankara’da yapılan Elektronik Küpeleme Projesi Toplantısına Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin katılmama nedenini bilmem mümkün değil. Belki de davet edilmediler. Bence bunu Merkez Konseyine sormak lazım. Merkez Konseyi bu konuyu açıklığa kavuşturursa ben de sevinirim. Merkez Konseyini bu gruplarda benim kadar eleştiren az kişi vardır. Ama eleştirilerin belli bir dayanağı olması gerekir. Yoksa ille de eleştirmek için eleştiri olmaz. Söz küpelemeden açılmışken ilk kez bir düşüncemi açıklamak istiyorum. Elektronik küpeleme hakkında bir bilgim yok ama normal küpelemeyi biliyorum. Dünyanın hiçbir Ülkesinde bir Veteriner Hekimin sığıra, koyuna, keçiye küpe taktığı görülmemiştir. Bu garabet durum sadece Türkiye’de vardır. Maalesef Bakanı Veteriner Hekim olan bir Bakanlık yıllardır kamu Veteriner Hekimlerini asli görevlerinden kasıtlı olarak uzaklaştırıp onlara küpe takma, bilgisayara küpe numarasını kaydetme, teşvik alacakların listesini hazırlama gibi bir Veteriner Hekiminin asla yapmayacağı türden işler yaptırmaktadır. Kırk beş yıl önce en değerli Cerrahi Hocalarımızdan Genel Şirurji, Özel Şirurji, Genel Operasyon, Operasyon Bilgisi dersleri aldık. Saydığım bu derslerde küpe takma diye bir konunun bulunduğunu hatırlamıyorum. Buradaki asıl amaç kamu Veteriner Hekimlerini asli görevlerinden uzaklaştırıp aile hayvancılığını yok etmek ve ucuz kredilerle palazlandırdıkları Mega İşletmelere halkın vergilerinden oluşan milyarlarca liralık teşvik parasını hortumlamaktır. Bir başka amaç da, bu Mega İşletmelere dişi damızlık ithali izni vererek yerli damızlık hayvan üreticilerini yok etmektir. Tüm bu işlerin de güya Avrupa Birliği’nin kırsal nüfusu %5 ‘lere indirme dayatması sonucu kotarıldığı izlenimi verilmektedir. Gerçekleri iyi anlamamız ve ona göre çözümler üretmemiz gerekir.

Senin belirttiğin konu işin bir boyutu. Ben asıl mesleki etik açısından olaya yaklaşıyorum. Bir yandan biz hekimiz diye övünüyoruz, bir yandan da aleti verince sade bir vatandaşın bile yapabileceği basitlikte işlerle uğraşıyoruz. Bir insan hekimi böyle bir şey yapar mı? Enjeksiyon bile yapmıyorlar. Bu yüzden toplumda saygınlıkları var. Küpe takan bir Veteriner Hekimine hayvan sahibi hekim gözüyle bakıp saygı duyabilir mi? Dünya Veteriner Hekimliği alanında nano-biyoteknoloji çağını yaşıyor, bizim kamu Veteriner Hekimimizin yaptığı mesleki anlamdaki tek iş ise küpe takmak. Ne sun’i tohumlama yapıyor, ne embriyo transferi yapıyor, ne operasyon yapıyor, ne koruyucu aşılama yapıyor, ne otopsi yapıyor. Sadece bir teknisyenin bile yapmayacağı küpe takma işini yapıyor ya da bir bilgisayar işletmeninin yapacağı küpe numaralarını bilgisayara kaydedip teşvik alacak yetiştiricilerin listesini hazırlıyor. Bir de özel mezbahaya gidip kesimleri sadece gözlemliyor, itiraz ettiğinde ise dayak yiyor. Böyle bir Veteriner Hekimliği dünyanın neresinde görülmüş? O zaman bu kadar Veteriner Fakültesine, onlarca derse, beş yıl öğretime ne gerek var. Açalım lise mezunlarına bir kurs, bütün bu işleri öğretelim gitsin. Asıl tasarruf burada olur. Yirmi küsur Veteriner Fakültesine bütçeden para ayırmaya, binlerce öğretim elemanına maaş vermeye ne gerek var. Eğri oturalım, doğru konuşalım ve tüm bu konuları meslek olarak ön yargısız tartışalım.

Ben her ne kadar aktif mesleki yaşamımın tamamını Fakültede geçirmiş olsam da bu süre içerisinde Veteriner Hekimler Derneği Başkanlığı ve Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığı başta olmak üzere on beş yıl mesleki örgütlerde çalıştım. Ayrıca, emekli olduktan sonra bir süre Biopharm Şirketinde danışmanlık yaptım ve biri kendi adıma diğeri de arkadaşlarımla birlikte iki şirket kurdum. Saydığım bu üç şirketteki çalışmalarım kapsamında Türkiye’nin bir çok ilini gezdim ve oradaki Serbest Veteriner Hekimlerini ziyaret ettim. Tam emeklilik dönemimde de meslekle ilgimi hiç kesmedim, turistik olarak gittiğim yerlerde bile önce Serbest Veteriner Hekimlerinin kliniklerine uğradım.. Ayrıca, 1985’deki reoganizasyondan sonra Serbest Veteriner Hekimliğinin gelişimi konusunda çok sayıda yazı yazdım. Bu yazılarımı hazimgokçen.net adresli sitemde görebilirsin. Bunları asla övünmek için söylemiyorum. Sadece mesleki konularımız hakkında bir parça bilgi sahibi olduğumu belirtmek istiyorum. Bilmediğim, incelemediğim bir konuda da asla görüş bildirmedim, yazı yazmadım.
Gelelim Sun’i Tohumlama konusuna. Sığır ve Koyun Sun’i Tohumlaması 1949-1985 yılları arasında Kamu Veteriner Örgütü tarafından parasız olarak yapılmıştır. Ben de bu dönemde dört ay Sivas’ta Merkez Veteriner Hekimi olarak çalıştım. O dönemde Sun’i Tohumlamanın Veteriner Hekimleri tarafından yapılmamasının tek nedeni parasız bir uygulama olmasındandır. Maalesef bu öz eleştiriyi yapmak zorundayım. Çünkü genç arkadaşlar o dönemi yaşamadıkları için bilmezler. O dönemde Serbest Veteriner Hekimliği diye bir olgu olmadığından ve uygulamadan para alınmadığından Sun’i Tohumlama teknisyenler tarafından yapılmıştır. Bu nedenle de Sun’i Tohumlama Bilimi hem Fakültelerde, hem Bakanlık teşkilatında hor görülmüş , klinikçi işi olarak sayılmamış ve gereği ölçüde gelişememiştir. Ancak, 1980 Askeri Darbesinden sonra gelişmeye başlayan neo-liberal yapı içerisinde Serbest Veteriner Klinikleri de açılmıştır. Bu sırada ben Sığır Sun’i Tohumlamasının Serbest Veteriner Hekimleri tarafından yapılması konusunda yazılar yazdım. Burada en büyük şansımız değerli hocamız Prof.Dr.Ersin İstanbulluoğlu’nun önce Hayvancılık Genel Müdürü sonra da Müsteşar Yardımcısı olması idi. Kendisi, mesleğimizdeki özelleşmeye büyük destek veriyordu. Nitekim kurduğu benim de dahil olduğum komisyonlar Türkiye’de Sun’i Tohumlamanın Serbest Veteriner Hekimleri tarafından yapılmasını sağlam bir temele oturtmak amacıyla meşhur 1985 Yönetmeliğini hazırladı. Böylece Sun’i Tohumlama Serbest Veteriner Hekimleri tarafından ücret karşılığı yapılmaya başlandı. Buna parelel olarak da Sun’i Tohumlama Bilimi mesleğimizde ve Fakültelerimizde önemsendi, prestij kazandı. Senin de değindiğin gibi Sun’i Tohumlama günümüzde klinikçilere en çok para kazandıran bir uğraş alanı oldu. Bugün bir Büyükbaş Hayvan Kliniğinin gelirlerinin neredeyse %70 i Sun’i Tohumlama gelirlerinden oluşuyor ve bu da kliniğin ayakta durmasını sağlıyor. Ama taktir edersin ki Sun’i Tohumlama Dünyanın çoğu Ülkelerinde Veteriner Hekimler tarafında asli bir iş olarak yapılıyor, küpe takma işi ise hiç bir Ülkede Veteriner Hekimler tarafından yapılmıyor. Bu iki işi birbirinden iyi ayırmak gerekir diye düşünüyorum.