Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Geçmişten Günümüze Türk Veteriner Hekimliği


GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK VETERİNER HEKİMLİĞİ Geçmişten günümüze Türk Veteriner Hekimliği denilince akla kamu hayvan sağlığı örgütlenmesi ve veteriner hekimliği yüksek öğretimi gelmektedir. Her iki olgunun da en az 150 yıllık geçmişleri vardır. Günümüzde veteriner hekimliği çalışma alanlarından olan ve önemli ölçüde istidam sağlayan özel sektör ve serbest kesim veteriner hekimliğinin geçmişi ise yaklaşık 30 yıl öncesine ancak gitmektedir. Bu yazımda, Türkiye’deki kamu hayvan sağlığı örgütlenmesinin ve veteriner hekimliği yüksek öğretiminin Osmanlı’dan günümüze değin geçirdiği evreleri kronolojik olarak anımsatıp bugünkü durumu kendimce irdelemeye çalışacağım. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı), ilk Askeri Veteriner Okulunun açılması ile eş zamanlı olarak […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliğinin Dünü ve Bugünü


Veteriner Hekimliğinin geçmişi hayvanların evcilleştirilmesine kadar dayanır. İlk insanlar yedikleri av hayvanlarının kemiklerini etrafa attıklarında, önce bu kemiklere gelen köpekleri, daha sonra da şimdiki çiftlik hayvanlarını evcilleştirmişlerdir. Atalarımız, kendilerine uyguladıkları tedavi yöntemlerini evcilleştirdikleri hayvanlar hastalandığında onlara da uygulamışlar ve böylece yer yüzünde ilk veteriner hekimliğini başlatmışlardır. Halk hekimliği ya da büyücülük şeklinde devam eden hayvan sağlığı uygulamaları 1762 yılında Fransa’nın Lyon şehrinde, Dünyanın ilk Veteriner Fakültesinin açılması ile bilimsel bir hüviyet kazanmıştır. Bu Fakülteden tam 80 yıl sonra İstanbul’da bir Askeri Veteriner Okulu açılmış, bu okul daha sonra açılan Sivil Veteriner Okulu ile 1920 yılında birleşerek Yüksek Veteriner Okulu adını […]

174 Yıl İle Yüzleşmek


Bir 23 Ekim daha geldi çattı. Türkiye’de Veteriner Hekimliği Öğretiminin başlamasının üzerinden 174 yıl geçmiş. Bugün fakültelerimiz ve mesleki örgütlerimiz yine kutlamalar yapacak, yine Atatürk Heykellerine çelenk bırakılacak, yine salonlarda az sayıda meslektaşın katıldığı toplantılarda yöneticiler konuşacak, yıllardır süregelen ama hala çözümlenmemiş sorunlara değinilecek ve daha sonra herkes dağılıp işlerinin başına dönecek. Gelsin bir 23 Ekim daha. Ben, öğrenciliğim de dahil 51 yıllık meslek hayatımda bu tür en az 40 toplantıya katıldım, bir bölümünü de Dernek Başkanı, Oda Başkanı ve Fakülte Dekanı olarak bizzat düzenledim. Hepsinde de hep aynı konuşmaları yaptım, hep aynı konuşmaları dinledim. Yani deyim yerindeyse yıllardır hep […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliği Öğretiminin 171. Yılı ve Kimi Gerçekler


Türkiye’de Veteriner Hekimliği Yüksek Öğretiminin 171.Yılı ,benim ilk kez 43 yıl önce katıldığım toplantıda olduğu gibi yine benzer törenlerle ve söylemlerle kutlandı. Odalarda ve fakültelerde düzenlenen törenlerde yine Atatürk Anıtlarına çelenkler konuldu ve saygı duruşunda bulunuldu, tarihsel süreç anlatıldı, yapılan panellerde hayvancılığın ve veteriner hekimliğin sorunları tartışıldı, helva koşuları düzenlenerek kazanan öğrenciler ödüllendirildi. Yurt dışında olduğum bir yıl dışında bu törenlerin tümüne katıldım, bir çoğunu ise Oda Başkanı ve Fakülte Dekanı olarak bizzat düzeleme şansını elde ettim. Şimdi geriye dönüp baktığımda ve arşivimdeki belgeleri incelediğimde benimkiler de dahil o toplantılarda söylenen sözlerle bugün söylenen sözler arasında içerik yönünden büyük bir […]

Türkiye’de Sun’i Tohumlamanın Tarihsel Gelişim Süreci


Türkiye’de sun’i tohumlamanın başlangıç yılı 1926 dır. Bu tarihten önce bırakın Osmanlı Devletini, Dünyada bile bu teknik hakkında çok az şey biliniyordu. Bu süreç aynı zamanda sun’i tohumlamanın Sovyet ler Birliği’ndeki tarihi ile de eş zamanlıdır. Çünkü, sun’i tohumlamanın çiftlik hayvanlarındaki ilk uygulaması Sovyetler Birliği’nde 1908 yılında atlarda gerçekleşmiş, bu uygulamayı 1927 yılında sığırlar, 1928 yılında da koyunlar üzerindeki uygulamalar izlemiştir. Türkiye bu süreçte devreye sığır ve koyundan önce atlardaki uygulama devam ederken yani 1926 yılında girmiştir. Bu tarihten bir yıl önce genç Türkiye Cumhuriyetinin Tarım Bakanı Sabri Toprak Sovyetler Birliğine resmi bir ziyarette bulunur. Bu ziyaret sırasında Bakana Sovyetler […]

Atatürk ve Türk Veteriner Hekimliği


O , sadece kendi ulusunun ve öteki mazlum ulusların makus talihini değiştirmekle kalmadı, O , sadece ülkemizi bölüp parçalamak isteyen emperyalizmi yenmekle kalmadı, O , sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden modern bir Cumhuriyet kurmakla kalmadı, her şeyimizi borçlu olduğumuz hayvancılığımız ve veteriner hekimliğimiz için de çok şeyler yaptı. Veteriner Hekimliğin önemini kurtuluş savaşında ,cephede bir yandan düşmanla bir yandan da top arabalarını çeken, cephaneleri taşıyan öküzlerin salgın hastalıklarıyla savaşan kahraman meslektaşlarımızı görünce daha iyi anlamıştı, O, öncelikle büyük bir hayvanseverdi. Ruam’a yakalanan atını ölmeden önce son kez sevmek istediğinde , Ankara Veteriner Fakültesi’ndeki hocalarımızın izin vermemesi üzerine çocuk gibi ağlamıştı. O’nun; […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliğinin Geçmişi ve Geleceği Hakkında Kimi Düşünceler


    Dünya Veteriner Hekimleri Günü 27 Nisan’da Türkiye’de de kutlandığı sırada medyada doğruluğundan kuşku duyulmayacak, somut verilere dayalı iki haber yayınlandı. Bunlardan birisi 2012 de Türkiye’de en çok istihdamın Veteriner Hekimliği alanında olduğu, diğeri de yıllık kazanç durumlarına göre Veteriner Hekimliğinin Dünya’da 15. sırada yer aldığı haberleri idi. Hem Ülkemizde, hem de Dünyada mesleğimiz adına hoşa gidici bu verilerle bizlerin çeşitli platformlarda dile getirdiği Türkiye’de Veteriner Hekimliğinin kötü durumu arasında bir çelişki aramamak mümkün değil. Demek ki Türkiye’de en çok istihdam edilmek, Dünyada da gözde meslekler arasında yer almak Veteriner Hekimliğinin Türkiye’de ki görece kötü durumunu perdelemeye yetmiyor. Pekiyi, […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliğinin Tarihsel Gelişim Süreci


  Türkiye’de veteriner hekimliğin tarihsel gelişim sürecinin veteriner hekimliği öğretiminin başlaması ile yakından ilgili olduğu kuşkusuzdur. O nedenle, veteriner hekimliğin tarihsel gelişim sürecine girmeden önce veteriner hekimliği öğretiminin gelişim sürecine kısaca değinmek gerekir. Padişah Üçüncü Selim döneminde, 18.yüzyılın ortalarında başlayan modernleşme hareketinin bir sonucu olarak Mühendis Okulu,Tıp Okulu ve Harp Okulu’ndan sonra 1842 yılında Askeri Veteriner Okulu faaliyete geçmiştir. Ne var ki, gerek öğretim elemanı ve öğrenci düzeyinin düşüklüğü, gerekse öğretim olanaklarının yetersizliği gibi nedenlerle bu ilk girişimin pek de başarılı olduğu söylenemez. O nedenle, önce Harp Okulu daha sonra da Tıp Okulu bünyesinde veteriner sınıfları açılmış, Tıp Okulu’nun 1909 […]

Veteriner Hekimliğinin Geçmişi ve Geleceği


Değerli Meslektaşlarım, Güncel siyasal konularla ilgili olarak grubumuzda yer alan son tartışmalar benim meslek örgütlerinde çalışmaya başladığım 1970 li yılların başında da mesleğimizin gündeminde önemli bir yer işgal ediyordu. Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi o yıllarda da meslek kamuoyunda tıpkı bugünküne benzer konular tartışılmaktaydı. Bunlar, “Türkiye’deki mevcut düzen değişmeden hayvancılığın ve veteriner hekimliğin sorunları çözümlenemez”, ” Tarım Bakanı ve Müsteşarı ziraat mühendisi olduğu için kamu veteriner hekimliği geri bıraktırıldı”, “Hayvancılık Bakanlığı kurulmadan hayvancılığın ve veteriner hekimliğin sorunları çözümlenemez”, “Meslek örgütleri siyasal görüş olarak hükümete yakın durursa mesleğimizin sorunları daha kolay çözülür” biçiminde söylemlerdi. Bu söylemlerin kimileri özünde doğru olduğu halde […]

Türkiye’deki Hayvan Islahı Çalışmalarının Dünü, Bugünü ve Geleceği


TÜRKİYE’DEKİ HAYVAN ISLAHI ÇALIŞMALARININ DÜNÜ,BUGÜNÜ VE GELECEÐİ (Performans Dergisi,Mart 2000,Sayı:21) Hayvan ıslahının geçmişi insanların Dünyada var oluşlarının başlangıcına kadar uzanır.İlk insanlar evcilleştirildikleri hayvanların ürünlerini beslenmeleri için kullanmaya başladıklarında bu olgunun önemini kavramışlardır.Zamanla nüfusları artınca da ellerindeki hayvanların ihtiyaca yetmeyen ürünlerini artırmak amacıyla günümüzde de uygulanan seleksiyon ve saf yetiştirme yöntemlerini ilk kez kullanmışlardır.Bu bağlamda ellerinde bulunan inek,koyun gibi hayvanlardan fazla süt verenleri ve yavru verimi iyi olanları sürüde tutup,onlara yaşama ve döl verme olanağı sağlamışlar,süt vermeyen,kısır olanları ise hemen elden çıkarmaya çalışmışlardır.Böylece sürünün toplam süt verimi artmış,bol süt tüketen insanların bedeni ve zihni gelişmeleri de hızlanmıştır.Daha sonraları kendi aralarındaki yetiştirmelerin(akrabalı […]
css.php