Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 3- Çözüm Önerileri


2019 yılının başında Türkiye hayvancılığının durumunu değerlendirdiğim yazımın ilk bölümünde mevcut durumu, ikinci bölümünde de geleceğe ilişkin öngörülerimi açıklamıştım. Yazımın bu bölümünde 2018 yılından devralınan sorunların çözümüne ilişkin görüş önerilerimi belirtmeye çalışacağım. Geçen yıldan devralınan sorunların başında hiç kuşkusuz yoğun canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı gelmektedir. Bilindiği gibi 2018 yılı Türkiye’nin hayvancılık tarihinde en çok canlı hayvan ve kırmızı et ithal edilen bir yıl olmuştur. Sadece 2018 yılının ilk on ayı içerisinde ithalata ödenen döviz 1 milyar 200 milyon dolar civarındadır. Bakanlık yetkilileri bu kadar büyük boyutlu ithalatın Türkiye’deki kırmızı et açığını kapatmak ve halka ucuz et yedirmek amacıyla […]

Süt Sığırlarında Döl Verimi Ölçütleri


Damızlık Süt Sığırı Yetiştiriciliğinde Döl Veriminin Değerlendirilmesi Döl verimi süt ineklerinin en önemli verimidir. Bir süt sığırcılığı işletmesinde et, süt, buzağı gibi ekonomik yönden büyük önem taşıyan verimlerin sürdürülebilirliği ancak o işletmedeki ineklerin döl verimlerinin varlığı ve üstünlüğü ile sağlanabilir. Öte yandan bir süt sığırcılığı işletmesinin karlılığı ve dolayısıyla devamlılığı açısından da döl veriminin önemi çok büyüktür. Döl vermeyen bir ineğin et, süt ve buzağı gibi ürünleri vermeyeceği herkesçe de bilinen bir gerçektir. Bir süt sığırcılığı işletmesinde döl veriminin değerlendirilmesi inek bazında değil sürü bazında yapılmalıdır. Önemli olan sürünün döl veriminin arzu edilen ölçütlerin içerisinde bulunmasıdır. Yoksa çeşitli nedenlere bağlı […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 2- Gelecek Öngörüleri


Yazının birinci bölümünde 2019 yılına girerken Türkiye hayvancılığının mevcut durumunu genel hatları ile ortaya koymaya çalışmıştım. Birinci bölümdeki açıklamalardan ve rakamlardan da anlaşılacağı üzere şu anda Türkiye hayvancılığı tarihinin en kötü günlerini yaşamaktadır. Kısaca tekrarlamam gerekirse, ithalatın doğurduğu haksız rekabet ortamında ezilen, bir litre süt satıp bir kilo fabrika yemi bile satın alamayan, örgütleri tarafından kaderine terkedilmiş, her malın ve hizmetin fiyatı artarken ürettiği sütün fiyatı yerinde sayan, sütünü maliyetinin altında satan, özenle bakıp beslediği ineğini bir hiç pahasına kasaba satmak zorunda kalan, borç batağına batmış süt üreticisi 2019 yılı başında çaresiz ve perişan bir haldedir. Acaba, 2019 yılı içerisinde […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 1. Mevcut Durum


Önceki yazımda 2018 yılının Türkiye hayvancılığı ve yetiştiriciler açısından iyi bir yıl olmadığını belirtmiştim. 2019 yılı ne yazık ki 2018 yılından çok kötü bir enkaz devralmaktadır. Bu enkazın 2019 yılı içerisinde ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak, iyisiyle kötüsüyle 2018 yılı geride bırakılıp 2019 yılı için yeni bir sayfa açılabilir ve hayvancılığın sadece geçen yıldan değil daha önceki yıllardan beri süregelen gecikmiş sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yeni adımlar atılabilir. Kabul etmek gerekir ki, 2019 yılı Türkiye hayvancılığı için çok kritik bir dönüm noktasıdır. Eğer 2019 yılı içerisinde Türkiye hayvancılığının mevcut sorunlarına kalıcı çözümler bulmak amacıyla cesur adımlar atılmazsa çok yakın bir […]

Türkiye Hayvancılığında Yaşanan En Kötü Yıl, 2018


2018 yılı Türkiye hayvancılığında bugüne kadar yaşanan en kötü bir yıl olmuştur. Elli yıllık meslek hayatımda hayvancılığın çok badireler atlattığına rastladım ama ne yazık ki böylesini hiç görmedim. Örneğin bu elli yıllık süreçte 2018’de olduğu kadar kırmızı et ve canlı hayvan ithal edildiğine hiç tanık olmadım. Yetiştiricinin besi hayvanını kestirmek için devletin kombinalarından iki üç ay sonraya randevu aldığına hiç rastlamadım. Bir litre süt parasına bir kilodan az fabrika yemi alınacağını söyleseler inanmazdım. Geçmişte de sağmal inekler kasaba gitmişti ama bugünkü kadar kaliteli ineğin kesildiği hiç olmamıştı. Kısacası hayvan yetiştiricisinin bu kadar çaresiz kaldığını ilk kez 2018 yılında gördüm. 2018 […]

Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 7- Kayıt Tutma


Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 7- Kayıt Tutma Kayıt tutmak sadece yetiştiricinin hayvanları hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda işletmenin önünü görmesine de yardımcı olur. Hayvanlarının verimliliğinin ve karlılığının gittikçe düştüğünü bilmeyen bir yetiştirici işletmenin geleceği hakkında isabetli kararlar veremez. Yetiştiriciler işletme ölçeğinin büyüklüğüne göre ya bir ajanda da, ya kartlarda ya da bilgisayarda kayıt tutabilirler. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler kayıt tutmada bilgisayar kullanım oranını bir hayli artırmıştır. Önemli olan kayıtların doğru ve düzenli olarak tutulmasıdır. Ayrıca hayvanların mutlaka numaralı olması gerekir. Çünkü kayıtların özellikle devletin ulusal kayıt sistemine düzenli olarak aktarılması yasal bir zorunluluktur. Bir süt sığırcılığı […]

Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 6- Döl Tutmama, Meme İltihabı, Ayak-Tırnak Bozuklukları


Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 6- Döl Tutmama, Meme İltihabı ve Ayak-Tırnak Bozuklukları. İneklerde buzağı, süt ve et verimlerini azaltarak işletmenin sürekliliğini bozan ve karlılığını düşüren hastalıkların başında döl tutmama (infertilite), meme iltihabı (mastitis) ve ayak-tırnak bozuklukları (laminitis) gelir. Bu hastalıkların ortak nedeni olarak barınak konforunun yetersizliğini ve beslenme bozukluğunu sayabiliriz. Bu nedenlere her hastalık incelenirken değinilecektir. Şimdi bu hastalıkları teker teker ele almak istiyorum. Döl verimi hayvanların en önemli verimidir. Et, süt gibi öteki önemli verimler ancak döl veriminin varlığı ile sağlanabilir. Döl verimi yetersiz yani döl tutmayan bir inek buzağı dolayısıyla da et ve süt veremez. Dişi buzağı […]

Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 5- Koruyucu Hekimlik ve Biyogüvenlik Uygulamaları


Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 5- Koruyucu Hekimlik ve Biyogüvenlik Uygulamaları Sadece süt sığırlarında değil tüm hayvanlarda koruyucu aşılama çok önemlidir. Çünkü Türkiye’deki hayvanlarda bulaşıcı hastalıklara neden olan çok sayıda mikrop mevcuttur. Hastalıkların önlenmesinde koruyucu hekimlik uygulamaları adını verdiğimiz aşılamalar bu mikropları henüz hastalık oluşmadan önler. Yoksa hayvanlar hasta olduktan sonra hem verimleri düşer ve ölme riskleri artar hem de hastalıkların tedavisinde kullanılacak ilaçlar işletme giderlerini önemli ölçüde artırarak karlılığı azaltırlar. Koruyucu aşılamalar sayesinde işletmede verimlerin sürdürülebilirliği sağlanmış olur. Süt sığırı yetiştiricilerinin önemli bir bölümü koruyucu aşılamaları sırf etrafta hastalık yok diye ihmal etmektedir. Oysa Türkiye’de hayvan hareketlerinin yoğunluğu ve […]

Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 4. Buzağıların Bakımı ve Beslenmesi


SÜT SIĞIRI İŞLETMESİ KURACAKLARA ÖNERİLER. 4- BUZAĞILARIN BAKIMI VE BESLENMESİ Buzağı ister dişi isterse erkek olsun bir süt sığırcılığı işletmesinin geleceğinin teminatıdır. Dişi buzağılar ileride düve ve inek olarak işletmenin süt veriminin sürekliliğini sağlayacak, erkek buzağıların ise belli bir çağa ulaşınca satılmaları sonucu işletme gelir elde etmiş olacaktır. Türkiye’de ne yazıktır ki buzağı ölüm oranları çok yüksektir. Buzağı ölümlerinin yüksekliği aynı zamanda Türkiye’deki kırmızı et açığının da önemli bir nedenidir. Oysa alınacak basit önlemlerle buzağı ölümleri en aza indirilebilir ve bu sayede belki de Türkiye’nin besilik dana ve et ithalatı da sona erdirilebilir. Bu yazıda buzağıların bakımı ve beslenmesi konusuna […]

Süt Sığırcılığı İşletmesi Kuracaklara Öneriler. 3- Düvelerde Gebelik ve Doğum


Yazının önceki bölümlerinde, işletmesini kuran, barınağını inşa eden, düvesini satın alan, kaba yemini temin edip depolayan bir süt sığırı yetiştiricisinin yapması gereken temel işlerden bahsetmiştik. Bu yazıda ise düvelerin cinsel olgunluğa gelmesi, tohumlanması, gebe bıraktırılması ve doğurması ile ilgili konulara değinilecektir. Düvelerin cinsel olgunluğa erişmesi yaştan çok vücut ağırlığı ile ilgilidir. Düveler ortalama 250-300 kilogram canlı ağırlığa ulaştıklarında cinsel olgunluğa erişirler ve kızgınlık göstermeye başlarlar. Köy sürüleri içinde boğa ile birlikte bulunan düvelerden kızgınlığa gelmiş fakat henüz sıfat ya da gebe kalma çağına ulaşmamış olanlar doğal çiftleşme yolu ile gebe kalacakları için istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Üreme organları henüz yeterince […]
css.php