Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Hayvancılıkta Örgüt Enflasyonu


Türkiye hayvancılığı, benim de meslek olarak bizzat içinde bulunduğum son 50 yılda belirli aralıklarla çok büyük krizler yaşamıştır. Bu krizlerin en önemli nedenini üretim maliyetlerindeki artış ve ürün fiyatlarındaki düşüklük oluşturmuştur. Elli yılda yetiştiricilere ne zaman “ İşler nasıl?” diye sorulsa alınan yanıt çoğu kez “ İyi değil. Çünkü yem pahalı, süt ucuz” olmuştur. Sanılmasın ki bu sadece biz de böyledir. Kolombiya dilinde “Çiftçi gibi şikayet etmek” diye bir deyim vardır. Hayvancılıkta ortaya çıkan krizlerin sonunda tek yapılan iş sağmal ineklerin kesime gönderilmesidir. Bugün de Türkiye hayvancılığı aynı kısır döngü ile karşı karşıyadır. Ancak bu kez yemin pahalı, sütün ucuz […]

Süt İneklerinde Beslemenin Yeri ve Önemi


Hayvanların özellikle de süt ineklerinin doğru beslenmesi birçok bakımdan hayati önem taşır. Her şeyden önce doğru besleme ile ineklerin süt ve döl verimleri artar. Doğumdan hemen sonra ineğin doğru beslenmesi süt veriminin en üst düzeye çıkmasını sağlar. Eksik beslenme, İneğin doğumdan sonraki ilk gebe bırakılmasında enerji alımını azaltacağından hormonal yapının bozulmasına dolayısıyla da döl tutmanın gecikmesine neden olur. Böylece bir inekten verimli yaşam süresi boyunca elde edilecek buzağı sayısı azalır. Kuru dönemdeki ineklerin eksik beslenmesi doğumdan sonra onlarca hastalığın oluşmasına yol açar. Bu hastalıklar arasında güç doğumu, süt hummasını, şirdenin yer değiştirmesini, sonun atılamamasını, kısırlığı, meme iltihabını ve topallığı sayabiliriz. […]

Devletin Hayvancılık İstatistikleri Doğru mu?


“Ölçemediğinizi yönetemezsiniz” diye çok doğru bir söz vardır. Gerçekten de bir şeyin sayısını bilmiyorsanız o şey hakkında olumlu ya da olumsuz bir yargıya varamazsınız. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) hayvancılık istatistikleri adı altında bir takım veriler yayınlamaktadır ama bu rakamların gerçekleri yansıtmadığı konusunda sektördeki çoğu kişi arasında bir fikir birliği mevcuttur. Bu konuya açıklık getirmek amacıyla geçmişte yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. 1982 yılında Bakanlıkta koyun sun’i tohumlaması konusunda ileriye dönük bir plan hazırlamıştık. Bu planda koyun sayısını o zamanki Devlet İstatistik Enstitüsünün verdiği 50 milyon olarak kabul etmiş ve bu sayıya göre planlama yapmıştık. 1984 yılında Türkiye’de gerçek […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış, 4. Çözüm Önerileri


2019 yılı başında Türkiye hayvancılığını değerlendirdiğim yazı dizimin bu son bölümünde çözüm önerilerimi sıralamaya devam edeceğim. Önceki bölümlerde hayvancılığın mevcut durumu ile 2019 yılına dair öngörülerimi ve 2018 yılından devralınan sorunlarının çözümüne ilişkin çözüm önerilerimi yazmıştım. Geçen bölümde özellikle Türkiye’de et üretiminin artırılması ve var sayılan kırmızı et açığının kapatılması konusuna ithalata başvurmadan yapılması gerekenleri açıklamıştım. Bu son bölümde ise Türkiye’deki yetiştiricilerin çok büyük bir bölümünün uğraştığı süt üretimindeki sorunların çözümlerini sıralamaya çalışacağım. Türkiye’de Cumhuriyetle birlikte atağa geçen sığır ıslahı çalışmalarında İsviçre Esmeri ya da Montofon olarak adlandırılan ırkın saf inekleri ve boğaları kullanılmıştır. Bir yandan bu ırkın inekleri Devlete […]

Hayvancılıkta İthalat Sarmalı ve Veteriner Hekimliği Hizmetlerinin Rolü


Türkiye Cumhuriyeti, 1980 yılından önce Dünya’daki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve karkas et, yün, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet konumunda idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 3- Çözüm Önerileri


2019 yılının başında Türkiye hayvancılığının durumunu değerlendirdiğim yazımın ilk bölümünde mevcut durumu, ikinci bölümünde de geleceğe ilişkin öngörülerimi açıklamıştım. Yazımın bu bölümünde 2018 yılından devralınan sorunların çözümüne ilişkin görüş önerilerimi belirtmeye çalışacağım. Geçen yıldan devralınan sorunların başında hiç kuşkusuz yoğun canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı gelmektedir. Bilindiği gibi 2018 yılı Türkiye’nin hayvancılık tarihinde en çok canlı hayvan ve kırmızı et ithal edilen bir yıl olmuştur. Sadece 2018 yılının ilk on ayı içerisinde ithalata ödenen döviz 1 milyar 200 milyon dolar civarındadır. Bakanlık yetkilileri bu kadar büyük boyutlu ithalatın Türkiye’deki kırmızı et açığını kapatmak ve halka ucuz et yedirmek amacıyla […]

Süt Sığırlarında Döl Verimi Ölçütleri


Damızlık Süt Sığırı Yetiştiriciliğinde Döl Veriminin Değerlendirilmesi Döl verimi süt ineklerinin en önemli verimidir. Bir süt sığırcılığı işletmesinde et, süt, buzağı gibi ekonomik yönden büyük önem taşıyan verimlerin sürdürülebilirliği ancak o işletmedeki ineklerin döl verimlerinin varlığı ve üstünlüğü ile sağlanabilir. Öte yandan bir süt sığırcılığı işletmesinin karlılığı ve dolayısıyla devamlılığı açısından da döl veriminin önemi çok büyüktür. Döl vermeyen bir ineğin et, süt ve buzağı gibi ürünleri vermeyeceği herkesçe de bilinen bir gerçektir. Bir süt sığırcılığı işletmesinde döl veriminin değerlendirilmesi inek bazında değil sürü bazında yapılmalıdır. Önemli olan sürünün döl veriminin arzu edilen ölçütlerin içerisinde bulunmasıdır. Yoksa çeşitli nedenlere bağlı […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 2- Gelecek Öngörüleri


Yazının birinci bölümünde 2019 yılına girerken Türkiye hayvancılığının mevcut durumunu genel hatları ile ortaya koymaya çalışmıştım. Birinci bölümdeki açıklamalardan ve rakamlardan da anlaşılacağı üzere şu anda Türkiye hayvancılığı tarihinin en kötü günlerini yaşamaktadır. Kısaca tekrarlamam gerekirse, ithalatın doğurduğu haksız rekabet ortamında ezilen, bir litre süt satıp bir kilo fabrika yemi bile satın alamayan, örgütleri tarafından kaderine terkedilmiş, her malın ve hizmetin fiyatı artarken ürettiği sütün fiyatı yerinde sayan, sütünü maliyetinin altında satan, özenle bakıp beslediği ineğini bir hiç pahasına kasaba satmak zorunda kalan, borç batağına batmış süt üreticisi 2019 yılı başında çaresiz ve perişan bir haldedir. Acaba, 2019 yılı içerisinde […]

2019 Yılı Başında Türkiye Hayvancılığına Bakış. 1. Mevcut Durum


Önceki yazımda 2018 yılının Türkiye hayvancılığı ve yetiştiriciler açısından iyi bir yıl olmadığını belirtmiştim. 2019 yılı ne yazık ki 2018 yılından çok kötü bir enkaz devralmaktadır. Bu enkazın 2019 yılı içerisinde ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak, iyisiyle kötüsüyle 2018 yılı geride bırakılıp 2019 yılı için yeni bir sayfa açılabilir ve hayvancılığın sadece geçen yıldan değil daha önceki yıllardan beri süregelen gecikmiş sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yeni adımlar atılabilir. Kabul etmek gerekir ki, 2019 yılı Türkiye hayvancılığı için çok kritik bir dönüm noktasıdır. Eğer 2019 yılı içerisinde Türkiye hayvancılığının mevcut sorunlarına kalıcı çözümler bulmak amacıyla cesur adımlar atılmazsa çok yakın bir […]

Türkiye Hayvancılığında Yaşanan En Kötü Yıl, 2018


2018 yılı Türkiye hayvancılığında bugüne kadar yaşanan en kötü bir yıl olmuştur. Elli yıllık meslek hayatımda hayvancılığın çok badireler atlattığına rastladım ama ne yazık ki böylesini hiç görmedim. Örneğin bu elli yıllık süreçte 2018’de olduğu kadar kırmızı et ve canlı hayvan ithal edildiğine hiç tanık olmadım. Yetiştiricinin besi hayvanını kestirmek için devletin kombinalarından iki üç ay sonraya randevu aldığına hiç rastlamadım. Bir litre süt parasına bir kilodan az fabrika yemi alınacağını söyleseler inanmazdım. Geçmişte de sağmal inekler kasaba gitmişti ama bugünkü kadar kaliteli ineğin kesildiği hiç olmamıştı. Kısacası hayvan yetiştiricisinin bu kadar çaresiz kaldığını ilk kez 2018 yılında gördüm. 2018 […]
css.php