Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Mesleki Öz Eleştiri


Değerli meslektaşlarım, İki değerli insanın hoşuma giden iki özlü sözü hep aklımdadır. Hazreti Mevlana, “ Bazen diyorum ki söyle gitsin, bazen de diyorum ki söyleyince ne olacak sus bitsin “ buyuruyor. Divan Şiirinin ustası Fuzuli de, “ Sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri yok “ diyor. Ancak ben, öğrencilik de dahil 54 yıllık meslek yaşamımda bu iki söze de hiç iltifat etmedim ve veteriner hekimliği ve hayvancılık konularında yazdığım 500’ün üzerindeki yazıda düşüncelerimi özgürce açıklamaktan hiçbir zaman çekinmedim. Arada bir bu açık sözlülükten zarar görsem de yine yoluma inandığım şekilde devam ettim. Bu yazıyı yazma arzusu bende bir arkadaşımın gönderdiği […]

İthalat Çözüm mü?


Türkiye Cumhuriyeti, 1980 yılından önce Dünya’daki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve karkas et, yün, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren uygulanan […]

Yüz Günlük Program ve Hayvancılık


Değerli meslektaşlarım,Tahsin Hocanın saptamalarına aynen katılıyorum. Yalnız, hayvancılık konusu yok değil vardır. Yüz günlük programda yetiştiricilere 50.000 koyun dağıtılacağı söylenmiştir. Yüz günde 50.000 damızlık koyun yetiştirilemeyeceğine göre ithal edilecek demektir. İthal koyunların Türkiye koşullarına uyum sağlayamayacağı herkesçe bilinen somut bir gerçektir. Sonuçta milyonlarca lira karşılığı döviz ödenip satın alınan ve yetiştiricilere dağıtılacak olan koyunlar kısa sürede ya verim vermeyecek, ya kısır kalacak ya da mikrobik hastalıklardan dolayı ölüp gidecektir. Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Bu suretle yandaş ithalat lobilerine rant sağlanmış olacaktır. Kaldı ki, Türkiye’de koyunculuk son on yıl içerisinde sistemli olarak ortadan kaldırılmıştır. Köye Dönüş ve Üç Yüz […]

Mesleki Haklar ve Örgütler


Hükümet geçenlerde Meclis’ten geçirdiği Torba Yasaya eklediği maddelerle doktorlara ve diş hekimlerine yıpranma payı verdi ve emekli maaşlarına zam yaptı. Ancak, Personel Kanununda sağlık sınıfına dahil olmalarına rağmen başta veteriner hekimleri ve eczacılar olmak üzere diğer tüm sağlık personeli bu haktan mahrum edildi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve bağlı birkaç büyük oda kanun komisyon aşamasında iken duruma müdahil oldular ancak çabaları cılız kaldı ve başarılı olamadı. Böylece zoonotik hastalıkların en büyük hedefi olan veteriner hekimleri ne yıpranma payı ne de emekli maaşlarına zam alabildi. Bu olay, meslek örgütlerimizin ortaya çıkan her duruma anlık tepki vermek yerine süreğen bir dik duruş […]

Türkiye’de Çiğ Süt Sorunu ve Ardındaki Gerçekler


Dünyanın en değerli gıda maddelerinden olan et ve süt yıllardır olduğu gibi günümüzde de tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Son bir yıldır sanki pahalıymış gibi fiyatı ucuzlatılmaya çalışılan ve bunun için de Yurt dışından yoğun ithalata konu olan kırmızı etin fiyatı alınan tüm önlemlere karşın ucuzlamadığı gibi milyarlarca liralık döviz de boşu boşuna yabancı çiftçilere destek olarak verilmiş oldu. Kırmızı et konusundaki tartışmalar tam bitti derken bu sefer de çiğ sütün fiyatı ile ilgili tartışmalar baş gösterdi. Ambalajlı süt sanayicilerinin egemen olduğu sözde Ulusal Süt Konseyi dövize bağlı olarak hızla artan girdi fiyatlarını hesaba katmadan yetiştiricilerin beklentilerinin çok altında bir […]

Veteriner Hekiminden Neden TÜBİTAK Başkanı Olur?


“Veterinerden TÜBİTAK Başkanı olmaz” söylemi son günlerde siyasal bir içerik de kazanarak özellikle sosyal medyada tartışma konusu oldu. Aslında bir gaf olarak değerlendirilebilecek bu söylem uyarılara rağmen geri dönülmediği, hatta bir kez daha yinelendiği için büyük tepki çekti. Ben bu yazımda, ”veteriner hekiminden neden TÜBİTAK başkanı olur?” sorusuna yanıt aramaya çalışacağım. “İnsan hekimlerinden doktor dışında her şey olur söylemi” biz veteriner hekimleri için de geçerlidir. Mesleğimizin şanlı tarihine bakıldığında spor, müzik, edebiyat, bilim ve kültür alanında Türkiye’ye mal olmuş çok sayıda veteriner hekiminin bulunduğu görülecektir. Her şeyden önce, mesleğimizi küçük gören kişilere; İstiklal Savaşında şap ve sığır vebası gibi hastalıklara […]

Kuşatma Altında Bir Meslek, Türk Veteriner Hekimliği


Uzun süredir mesleğimizin gündemi hiç bu kadar yoğun olmamıştı. Bir yandan mesleğimize karşı yapılan sözlü saldırı, bir yandan da çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle temel haklarımızın gasp edilmek istenmesi son haftalarda mesleğimizin gündemini haklı olarak işgal etmektedir. Bu yazıda gündemimizi işgal eden konulara ana başlıklar halinde değinmek istiyorum. 1. Mesleğimize yapılan ve medyada da geniş yankı bulan sözlü saldırı bir Cumhurbaşkanı adayının, “Veterinerden TUBİTAK Başkanı olmaz” söylemidir. Bu söylem haklı olarak meslektaşlarımız arasında büyük bir infiale neden olmuştur. Bir kere söylense ve sonra yanlış olduğu anlaşılınca geri dönülse yine iyi idi ama henüz adaylığın açıklandığı ilk gün eski Meclis Binası önünde […]

Coğrafi İşaret Olgusu ve Kırsal Kalkınma


Coğrafi İşaretin ne olduğu Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı(YÜciTA) tarafından şöyle açıklanmaktadır.” Coğrafi işaretler üreticiyi ve tüketiciyi haksız rekabete karşı koruyan, tüketicileri ürünün kökeni ve kalitesi konusunda bilgilendiren, istihdam ve gelir yaratarak sürdürülebilir kırsal kalkınmayı sağlayan, kırsal nüfusu yerinde tutan, doğal kaynakları, çevreyi ve tarımsal üretimin çeşitliliğini koruyan ve turizmi geliştiren resmi işaretlerdir” . Bu amaçları gerçekleştirmek üzere, 1995 yılında 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile başlayan Coğrafi işaret uygulamaları 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe konulan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Yasası ile yeni bir döneme girmiş bulunmaktadır. Bu yasaya göre Türk Patent Enstitüsünün adı Türk Patent ve […]

Tek Tıp, Tek Sağlık


Yaşadığımız dünyada, insan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği olguları tıpkı bir masanın dört ayağı gibi Global Sağlığı ayakta tutmakta ve bu tanımlama günümüzde Tek Tıp-Tek sağlık olarak nitelendirilmektedir.Gittikçe kirlenen çevre (ekosistem) insanların ve hayvanların hastalanmasına neden olurken, çiftlikten çatala uzanan süreçte gıda güvenliğini ciddi bir biçimde tehlikeye sokmaktadır. Kısaca belirtmek gerekirse sağlıksız çevre sağlıksız hayvanı, sağlıksız hayvan sağlıksız gıdayı, sağlıksız gıda sağlıksız insanı, sağlıksız insan da sağlıksız toplumu oluşturmaktadır. İnsanlarda görülen gıdaya bağlı hastalıkların %90 ı hayvansal kökenlidir. Dünyanın her hangi bir yerindeki hayvanlarda hastalık yapan bir mikrop kısa sürede çok uzaklardaki bölgelere de sıçrayarak hayvanlarda ve […]

Cumhuriyet Döneminde Türkiye Hayvancılığı


Cumhuriyetten önce, Osmanlı İmparatorluğu döneminde her ne kadar çeşitli isimler altında ve çeşitli bakanlıklara bağlı bir kamu veteriner hekimliği ve hayvancılık örgütlenmesi mevcut olsa da her iki alanda da önemli sayılabilecek bir faaliyete rastlanmamıştır. Cumhuriyet Dönemini kökten etkileyecek büyüklükteki ilk faaliyet olarak 17 Şubat 1923 günü İzmir’de toplanan Birinci İktisat Kongresi’ni sayabiliriz. Bu Kongrenin açış konuşmasını yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “ Yeni Türkiye’mizi layık olduğu düzeye eriştirebilmemiz için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Ekonomi, ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, yani her şey demektir “ diyerek ziraatin yani tarım ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu çok anlamlı […]
css.php