Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Üçüncü Tarım ve Orman Şurasının Ardından


Üçüncü Tarım ve Orman Şurası 15 yıl aradan sonra Ankara’da toplandı ve alınan kararlar Cumhurbaşkanı tarafından okunan 60 maddelik bir bildiri ile kamuoyuna açıklandı. Burada, Şura sonucunda komisyon tarafından hazırlanan bildiri ile Cumhurbaşkanının konuşmasını ayrı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bildiri kişisel önerilerin ışığında ve çok sayıda komisyonun çalışmaları sonucu hazırlanmıştır. Komisyonlarda meslek ve yetiştirici örgütlerinin temsilcileri, üniversite öğretim üyeleri ve bakanlık bürokratları görev almıştır. Daha çok bürokratik bir dille yazıldığı anlaşılan bildirideki 60 maddenin içeriğine bakıldığında somuttan ziyade soyut söylemlerin yer aldığı görülmektedir. Oysa Cumhurbaşkanının konuşmasında bahsettiği hususlar tamamen somut ve siyasi vaatlerdir. Şuralar, içerdiği konunun tüm paydaşlarının eşit oranda […]

Dünya Hayvanları Koruma Günü ve Düşündürdükleri


Türkiye’de hayvanların hakları ve korunması alanında 24.06.2004 tarih ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bu kanuna uygun olarak çıkarılan Hayvanların Korunmasına Dair Yönetmelik halen yürürlükte bulunmaktadır. Ayrıca 16.10.1978 tarihinde Unesco tarafından onaylanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi de hayvanları korumanın uluslararası güvencesini oluşturmaktadır. Hayvanların korunması konusundaki ulusal ve uluslararası mevzuat incelendiğinde nispeten yeterli olduğu görülmektedir. Ancak, ülkemizde bu mevzuatın uygulanıp uygulanmadığı konusunda haklı kuşkular ve eleştiriler vardır. İnsan haklarının bile yeterince savunulup korunamadığı bir ülkede hayvan haklarının korunması zaten beklenemez. Türkiye’de hayvanları koruma konusundaki çalışmalar ağır aksak gitse de, ne yazık ki sadece sokakta sahipsiz olarak dolaşan kedi ve köpeklerin […]

Türkiye’de Hayvancılığın ve Veteriner Hekimliğin Güncel Sorunları


Türkiye’de hayvancılığın ve veteriner hekimliğin geçmişte pek çok sorunu olmuştur. Ancak, günümüzde bu sorunlar en üst düzeye çıkmış ve neden sonuç ilişkisi içerisinde biri birini olumsuz olarak etkilemeye başlamıştır. Bunun en somut örneği hayvancılıktaki giderek derinleşen krizin serbest veteriner hekimlerin durumunu da güçleştirmesidir. Günümüzde hayvancılığın en önemli sorunu maliyeti oluşturan unsurların fiyatlarının sürekli artmasına rağmen nihai ürün fiyatlarının ya aynı kalması ya da çok az miktarda yükselmesidir. Maliyet unsurları içerisinde en büyük paya sahip olan fabrika yemi fiyatları son bir yılda neredeyse iki katına çıkmış, buna karşılık çiğ süt ve karkas et fiyatları aynı oranda artmamıştır. Buna, devletin haksız rekabet […]

İneklerde Döl Tutmama Sorununa Farklı Bir Yaklaşım


Bir buzağının oluşması için en önce bir boğanın spermi ile bir ineğin yumurtasının ovidukt’ta yani döl yolunda birleşmesi gerekir. Boğa spermi, testislerin içinde bir yün yumağı gibi kıvrılmış halde yer alan kilometrelerce uzunluktaki kanallarda yaklaşık 45 günlük bir gelişim süreci sonunda oluşur. Oluşan spermler epididimis adı verilen ve testisin üzerinde yer alan bir organelde kalite kontrolleri yapıldıktan sonra depolanır. Çiftleşme sırasında depolanan bu spermler ineğin vaginasına verilir. Boğaya bağlı kısırlık olgularından ilki bu aşamada meydana gelir. Bazen boğalarda testisler doğuştan küçük oluşabilir. Bazen de doğumdan önce karın boşluğunda bulunan, fakat doğumdan sonra keselere inmesi gereken testisler kanal tıkanması nedeniyle inmeyebilir. […]

Türkiye’de Tarımın ve Hayvancılığın Başlıca Sorunları


Tarımı Bitkisel ve Hayvansal Üretim olmak üzere iki ayrı bölümde incelemek gerekir. Çünkü bu dalların üretim ilişkileri ve araçları biri birinden farklıdır. Bitkisel Üretim Sorunları: Avrupa Birliği İlerleme Raporunda da vurgulandığı gibi bitkisel üretim istatistikleri gerçeği yansıtmamakta, bu nedenle de yapılan planlar doğru sonuç vermemektedir. Bu sorunun çözümü için TÜİK’in Avrupa Birliği standartlarını temel alan ürün ve arazi sayımını yapması gerekir. Parsel büyüklükleri küçüktür. Bu nedenle üretim karlı olmamaktadır. Her ne kadar arazi toplulaştırılması ile ilgili yasa çıkarılmışsa da yeterince uygulanamamaktadır. Sorunun çözümü yasanın tam anlamıyla uygulanmasına ve miras hukukunda düzenleme yapılmasına bağlıdır.  Çiftçilerin üretimde kullandığı tohum, ilaç, gübre, mazot, […]

İkinci Beyin, Mikrobiyata


İnsanların bağırsağında yaşayan ve sayıları vücudun toplam hücrelerinin on katı yani yaklaşık yüz trilyona ulaşan mikroorganizmaların tümüne mikrobiyata adı verilir. Mikrobiyata anne karnındaki bebeğin bağırsağında bulunmamakta, normal doğum sırasında çeşitli yollardan yavrunun bağırsağına girip yerleşerek hızla çoğalmaktadır. Ağırlıklı olarak kalın bağırsakta yerleşen mikrobiyata’da çoğunluğunu faydalı bakteri ve mantarların oluşturduğu 1000 farklı türden mikroorganizma ve bunlara ait 3 milyon gen bulunmaktadır. Bu mikroorganizmalar faydalı, zararlı ve nötr olmak üzere üç bölüme ayrılır. Faydalı ve zararlı mikroorganizmalar sürekli olarak biri biri ile savaşarak bağırsağa hakim olmaya çalışırlar. Hangisi galip gelirse nötr mikroorganizmalar da onlara destek olurlar. Mikrobiyatayı oluşturan bu mikroorganizmaların %80’i parmak […]

Yerel Yönetimlerin Kırsal Kalkınmadaki Rolü


Her gün bizzat içinde yaşadığımız gibi klasik belediyecilik anlayışı ulaşımı organize etmek, asfalt yol ve kaldırım yapmak, yeni park ve pazar yerleri açmak, kanalizasyon inşa etmek, su dağıtımını sağlamak, özetle insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak ve işlerini kolaylaştırıcı önlemler almak gibi yaşamsal konuları kapsar. Ne var ki, bu klasik belediyecilik anlayışı Büyük Şehir Yasasının yürürlüğe girmesi ile değişik bir boyut kazanmıştır. Çünkü bu yasa ile merkez ve ilçelerdeki köyler mahalleye dönüşmüş ve büyükşehir belediyesine bağlanmıştır. Böyle olunca da büyükşehir belediyelerinin hem faaliyet alanları genişlemiş hem de faaliyetlerin çeşidi artmıştır. Bu yasa ile mahalleye dönüşen köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek de büyük […]

Sivas’taki Veteriner Hekimliği Anılarım


Beş yıl gibi uzun ve zorlu bir süreçte veteriner fakültesini yoksulluklar içerisinde okuyarak ilk on arasında bitirmiş ve 30 Eylül 1970 günü mezun olmuştum. Tarım Bakanlığından burslu olduğum için hemen Ankara Veteriner Müdürlüğüne tayinim çıktı ve 1 Ekim 1970 günü de o zaman için çok iyi bir para olan 1104 TL maaşımı aldım. Aslında o yıllarda üniversite mezunu yeni işe başlamış bir memurun Devletteki maaşı 500 lira civarındaydı. Ancak Balıkesir Senatörü Veteriner Hekimi Hasan Ali Türker meclisten veteriner hekimleri için 1000 lira tazminat çıkarttığı için bizim maaşımız öteki devlet memurlarına göre fazlaydı. Hatta veteriner hekimler ilçe kaymakamından, veteriner müdürleri de […]

Mesleki Öz Eleştiri


Değerli meslektaşlarım, İki değerli insanın hoşuma giden iki özlü sözü hep aklımdadır. Hazreti Mevlana, “ Bazen diyorum ki söyle gitsin, bazen de diyorum ki söyleyince ne olacak sus bitsin “ buyuruyor. Divan Şiirinin ustası Fuzuli de, “ Sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri yok “ diyor. Ancak ben, öğrencilik de dahil 54 yıllık meslek yaşamımda bu iki söze de hiç iltifat etmedim ve veteriner hekimliği ve hayvancılık konularında yazdığım 500’ün üzerindeki yazıda düşüncelerimi özgürce açıklamaktan hiçbir zaman çekinmedim. Arada bir bu açık sözlülükten zarar görsem de yine yoluma inandığım şekilde devam ettim. Bu yazıyı yazma arzusu bende bir arkadaşımın gönderdiği […]

İthalat Çözüm mü?


Türkiye Cumhuriyeti, 1980 yılından önce Dünya’daki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve karkas et, yün, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren uygulanan […]
css.php