Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Türkiye’de Veteriner Hekimliği Öğretiminin Tarihsel Gelişim Süreci


18.Yüzyılın ikinci yarısında Avrupa kıtasında ortaya çıkan ve tahminen 200 milyon sığırın ölmesine neden olarak ülkelerin ekonomisine büyük zararlar veren sığır vebası ile mücadeleyi güçlendirmek amacıyla bir at hekimi olan Claude Bourgelat 1762 yılında Fransa’nın Lyon kentinde Dünyanın ilk veteriner fakültesini kurmuştur. Bu fakülteyi zaman içerisinde diğer Avrupa ülkelerinde açılan çok sayıda fakülte takip etmiştir. Lyon’da Dünyanın ilk veteriner fakültesinin açılmasından tam 80 yıl sonra, 1842’de Godlewsky adlı Prusyalı bir askeri veteriner hekimi İstanbul’da hizmet yaptığı Süvari Okulunda okuma yazma bilen erler arasından seçtiği on iki kişiden oluşan bir sınıf açtırarak Türkiye’deki ilk veteriner hekimliği öğretimini başlatmıştır. Kimi yayınlarda bu […]

Çiğ Süt Üretiminde Yolun Sonuna Gelindi


Türkiye’de 1980 öncesi tarım ürünleri o arada da et ve süt bir taban fiyatı belirlenerek Devlet tarafından satın alınıyordu. Devlet bu ürünleri ya iç piyasada değerlendiriyor ya da ihraç ediyordu. Buna o zamanlar taban fiyat ve destekleme alımı politikası adı veriliyordu. Üretici devletin fiyatını beğeniyorsa ürününü ona veriyor, beğenmezse serbest piyasada oluşacak fiyata göre tüccara satıyordu. Devlet üreticinin ürettiği her ürünü taban fiyat üzerinden satın alıyordu. Bunu da kurmuş olduğu iktisadi devlet teşekkülleri kanalıyla yapıyordu.1980 yılından sonra Türkiye’de liberal  politikalar uygulanmaya başlandı ve serbest piyasa ekonomisi düzenine geçildi. Bu sisteme göre tarımsal ürün fiyatları arz talep dengesine göre oluşuyor, fiyatı […]

Süt Sığırı İşletmelerinde Sürdürülebilirlik


Her işletmede olduğu gibi süt sığırcılığı işletmesinde de en hayati konu sürdürülebilirliktir. Hayvancılıkta sıkça yaşanan krizler en başta süt sığırı işletmelerini olumsuz olarak etkilemektedir. Her ortaya çıkan krizde zarar eden yetiştiriciler ilk olarak damızlık hayvanlarını kestirmekte, sonra da krizin derecesine göre işletmelerinin kapısına kilit vurmaktadırlar. Böylece işletmede sürdürülebilirlik ortadan kalkmaktadır. Bir süt sığırı işletmesinde sürdürülebilirlik başlıca üç yolla sağlanabilir. Bu yollar sırasıyla verimleri artırmak, maliyetleri düşürmek ve kayıpları önlemektedir. Süt sığırcılığında verimliliği artırmanın ilk koşulu genetik olarak süt verimi yüksek ırklardan hayvanlarla işe başlamaktır. Dünyanın en gelişmiş sütçü sığır ırkı Holştayn dır. Eğer süt yağı bakımından üstün bir ırk isteniyorsa […]

Yetiştirici Eğitiminin Önemi ve Medyanın Rolü


Yaşadığımız çağa verilen isimlerden birisi de informatik yani bilgi çağıdır. Özellikle bilgisayar teknolojilerinin ve internetin ortaya çıkması bilgiye erişimde devrim yaratmıştır. Günümüzde bir tıklama ile dünyanın her tarafındaki bilgiye hem yazılı hem de görsel olarak kolaylıkla ulaşılmaktadır. Ancak, bu gelişme bilgi kirliliği olgusunu da beraberinde getirmiştir. Bilgili olsun ya da olmasın her aklına gelen her konuda yazmakta, görüş bildirebilmektedir. Okuyucu da bu bilgiyi araştırıp sorgulamadan kullanmakta, sonuçta istenmeyen olaylarla karşılaşılabilmektedir. Medya denildiği zaman çerçevesi çok geniş bir alan akla gelmelidir. Gazeteler, dergiler, TV kanalları, internet siteleri ve daha birçok erişim noktaları medya kapsamı içerisine girmektedir. Ancak günümüzde önceliği sosyal medya […]

Kuşatma Altındaki Kadim Bir Meslek, Türk Veteriner Hekimliği


Kökü tarihin derinliklerine kadar uzanan, geçmişi şan ve şereflerle dolu kutsal mesleğimiz son otuz beş yıl içerisinde dış ve iç güçler tarafından sistemli bir biçimde kuşatılmaktadır. Türkiye’de hayvancılığı geriletmek, ülkemizi hayvan ve hayvansal ürünler bakımından dışa bağımlı kılmak hedefi ile yola çıkan bu güçler öncelikle veteriner hekimliği etkisizleştirmek ve itibarsızlaştırmak amacıyla büyük bir çaba içerisine girmişlerdir. Bu güçler ilk olarak 1985 yılında, halen yürürlükte olan Uluslararası Cenevre Sözleşmesine göre kurulmuş olan Veteriner İşleri Genel Müdürlüğünü ortadan kaldırmakla işe koyulmuşlar, daha sonra da çok büyük bir stratejik önem taşıyan hayvancılığımızı serbest piyasa ekonomisinin, dolayısıyla da Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü […]

Nasıl Geçti Habersiz


Çocukluğumu, lise yıllarımı, fakülte öğrencilik yıllarımı, Sivas anılarımı, akademik hayatımı, Ankara ve Bursa’daki emeklilik yıllarımı içeren e-kitabımı burada bulabilirsiniz. Lütfen mavi renkli “burada” kelimesini tıklayınız.

Türkiye’de Kaç Veteriner Fakültesi Var?


Değerli meslektaşlarım, son yıllarda Türkiye’deki veteriner fakültesi sayılarında yaşanan olağan üstü artış ben de dahil kimi meslektaşlarımızın yazılarında ve söylemlerinde farklı rakamların telaffuz edilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle, YÖK kaynaklarından yaptığım ufak çaplı bir inceleme sonucunda ortaya çıkardığım kesin sonucu sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu anda Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’na bağlı olarak 30 fakülte veteriner hekimliği öğretimine devam etmektedir. Bunlardan 28 tanesi Türkiye içindedir. Türkiye içindeki fakülteler şunlardır. 1. Ankara, 2. İstanbul Cerrahpaşa, 3. İzmir 9 Eylül, 4. Bursa Uludağ, 5. Aydın Adnan Menderes, 6. Kayseri Erciyes, 7. Konya Selçuk, 8. Sivas Cumhuriyet, 9. Erzurum Atatürk, 10. Samsun 19 Mayıs, 11. […]

Mesleki Özeleştiri


Bugüne kadar hayvancılık ve veteriner hekimlik konularında 500’ü aşkın yazı yazdım. Bu yazılarda genellikle sorunları ortaya koyup ürettiğim çözüm önerilerini herhangi bir iddia taşımadan okurlara aktarmaya çalıştım. Bugün farklı bir biçimde yazacağım yazıda mesleki öz eleştiride bulunacağım. Tam elli beş yıldır veteriner hekimliği mesleğinin içinde olduğum ve bu sürenin yaklaşık yirmi yılını da mesleki örgütlerde ve fakültelerde yöneticilikle geçirdiğim için kendi öz eleştirimi de yapmak istiyorum. Daha önceleri baytar olan mesleki unvanımız 1937 yılında çıkarılan kanunla veteriner hekim olarak tescillenmiştir. Ne yazıktır ki, yaklaşık seksen yıldır hala unvanımızı tartışıyoruz. Köylü baytar diyor üzülüyoruz, kimi meslektaşlar veterinerim diyor eleştiriyoruz, pet sahipleri […]

Ölçemediğinizi Yönetemezsiniz


“Ölçemediğinizi yönetemezsiniz” diye çok doğru bir söz vardır. Gerçekten de bir şeyin sayısını bilmiyorsanız o şey hakkında olumlu ya da olumsuz bir yargıya varamazsınız. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hayvancılık istatistikleri adı altında bir takım veriler yayınlamaktadır ama bu rakamların gerçekleri yansıtmadığı konusunda sektördeki çoğu kişi ve kurum arasında bir fikir birliği mevcuttur. Bu konuya açıklık getirmek amacıyla geçmişte yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. 1982 yılında Bakanlıkta koyun suni tohumlaması konusunda ileriye dönük bir plan hazırlamıştık. Bu planda koyun sayısını o zamanki Devlet İstatistik Enstitüsünün verdiği 50 milyon olarak kabul etmiş ve bu sayıya göre planlama yapmıştık. 1984 yılında […]

Covid-19 Salgını ve Bağışıklık Sistemi


Covid-19 salgını üç aya yakın bir süredir tüm dünyada toplumsal yaşamı derinden etkiledi, azımsanmayacak sayıda can kaybına neden oldu. Şu günlerde gerek dünyada gerekse Türkiye’de salgının gücünü kaybetmekte olduğuna dair somut işaretler var. Buna paralel olarak normalleşme önlemleri kademeli olarak uygulamaya konuluyor. Belki bu yazıyı yazmakta geç kaldığımı düşünenler olabilir ama yazacaklarımın normalleşme sürecinde daha çok işe yarayacağını umuyorum. Baştan beri bulaşmada el hijyeninin ve sosyal mesafenin korunmasının önemli olduğu çokça söylendi, ancak bağışıklık sisteminin güçlü tutulması konusuna fazlaca değinilmedi. Bu yazıda bağışıklık sistemi Covid-19 ilişkisini ve bu sistemi güçlendirmek için almamız gereken önlemleri anlatmaya çalışacağım. Bağışıklık sistemi ülke sınırlarını […]
css.php