Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

İkinci Beyin, Mikrobiyata


İnsanların bağırsağında yaşayan ve sayıları vücudun toplam hücrelerinin on katı yani yaklaşık yüz trilyona ulaşan mikroorganizmaların tümüne mikrobiyata adı verilir. Mikrobiyata anne karnındaki bebeğin bağırsağında bulunmamakta, normal doğum sırasında çeşitli yollardan yavrunun bağırsağına girip yerleşerek hızla çoğalmaktadır. Ağırlıklı olarak kalın bağırsakta yerleşen mikrobiyata’da çoğunluğunu faydalı bakteri ve mantarların oluşturduğu 1000 farklı türden mikroorganizma ve bunlara ait 3 milyon gen bulunmaktadır. Bu mikroorganizmalar faydalı, zararlı ve nötr olmak üzere üç bölüme ayrılır. Faydalı ve zararlı mikroorganizmalar sürekli olarak biri biri ile savaşarak bağırsağa hakim olmaya çalışırlar. Hangisi galip gelirse nötr mikroorganizmalar da onlara destek olurlar. Mikrobiyatayı oluşturan bu mikroorganizmaların %80’i parmak […]

Yerel Yönetimlerin Kırsal Kalkınmadaki Rolü


Her gün bizzat içinde yaşadığımız gibi klasik belediyecilik anlayışı ulaşımı organize etmek, asfalt yol ve kaldırım yapmak, yeni park ve pazar yerleri açmak, kanalizasyon inşa etmek, su dağıtımını sağlamak, özetle insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak ve işlerini kolaylaştırıcı önlemler almak gibi yaşamsal konuları kapsar. Ne var ki, bu klasik belediyecilik anlayışı Büyük Şehir Yasasının yürürlüğe girmesi ile değişik bir boyut kazanmıştır. Çünkü bu yasa ile merkez ve ilçelerdeki köyler mahalleye dönüşmüş ve büyükşehir belediyesine bağlanmıştır. Böyle olunca da büyükşehir belediyelerinin hem faaliyet alanları genişlemiş hem de faaliyetlerin çeşidi artmıştır. Bu yasa ile mahalleye dönüşen köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek de büyük […]

Sivas’taki Veteriner Hekimliği Anılarım


Beş yıl gibi uzun ve zorlu bir süreçte veteriner fakültesini yoksulluklar içerisinde okuyarak ilk on arasında bitirmiş ve 30 Eylül 1970 günü mezun olmuştum. Tarım Bakanlığından burslu olduğum için hemen Ankara Veteriner Müdürlüğüne tayinim çıktı ve 1 Ekim 1970 günü de o zaman için çok iyi bir para olan 1104 TL maaşımı aldım. Aslında o yıllarda üniversite mezunu yeni işe başlamış bir memurun Devletteki maaşı 500 lira civarındaydı. Ancak Balıkesir Senatörü Veteriner Hekimi Hasan Ali Türker meclisten veteriner hekimleri için 1000 lira tazminat çıkarttığı için bizim maaşımız öteki devlet memurlarına göre fazlaydı. Hatta veteriner hekimler ilçe kaymakamından, veteriner müdürleri de […]

Mesleki Öz Eleştiri


Değerli meslektaşlarım, İki değerli insanın hoşuma giden iki özlü sözü hep aklımdadır. Hazreti Mevlana, “ Bazen diyorum ki söyle gitsin, bazen de diyorum ki söyleyince ne olacak sus bitsin “ buyuruyor. Divan Şiirinin ustası Fuzuli de, “ Sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri yok “ diyor. Ancak ben, öğrencilik de dahil 54 yıllık meslek yaşamımda bu iki söze de hiç iltifat etmedim ve veteriner hekimliği ve hayvancılık konularında yazdığım 500’ün üzerindeki yazıda düşüncelerimi özgürce açıklamaktan hiçbir zaman çekinmedim. Arada bir bu açık sözlülükten zarar görsem de yine yoluma inandığım şekilde devam ettim. Bu yazıyı yazma arzusu bende bir arkadaşımın gönderdiği […]

İthalat Çözüm mü?


Türkiye Cumhuriyeti, 1980 yılından önce Dünya’daki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve karkas et, yün, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren uygulanan […]

Yüz Günlük Program ve Hayvancılık


Değerli meslektaşlarım,Tahsin Hocanın saptamalarına aynen katılıyorum. Yalnız, hayvancılık konusu yok değil vardır. Yüz günlük programda yetiştiricilere 50.000 koyun dağıtılacağı söylenmiştir. Yüz günde 50.000 damızlık koyun yetiştirilemeyeceğine göre ithal edilecek demektir. İthal koyunların Türkiye koşullarına uyum sağlayamayacağı herkesçe bilinen somut bir gerçektir. Sonuçta milyonlarca lira karşılığı döviz ödenip satın alınan ve yetiştiricilere dağıtılacak olan koyunlar kısa sürede ya verim vermeyecek, ya kısır kalacak ya da mikrobik hastalıklardan dolayı ölüp gidecektir. Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Bu suretle yandaş ithalat lobilerine rant sağlanmış olacaktır. Kaldı ki, Türkiye’de koyunculuk son on yıl içerisinde sistemli olarak ortadan kaldırılmıştır. Köye Dönüş ve Üç Yüz […]

Mesleki Haklar ve Örgütler


Hükümet geçenlerde Meclis’ten geçirdiği Torba Yasaya eklediği maddelerle doktorlara ve diş hekimlerine yıpranma payı verdi ve emekli maaşlarına zam yaptı. Ancak, Personel Kanununda sağlık sınıfına dahil olmalarına rağmen başta veteriner hekimleri ve eczacılar olmak üzere diğer tüm sağlık personeli bu haktan mahrum edildi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve bağlı birkaç büyük oda kanun komisyon aşamasında iken duruma müdahil oldular ancak çabaları cılız kaldı ve başarılı olamadı. Böylece zoonotik hastalıkların en büyük hedefi olan veteriner hekimleri ne yıpranma payı ne de emekli maaşlarına zam alabildi. Bu olay, meslek örgütlerimizin ortaya çıkan her duruma anlık tepki vermek yerine süreğen bir dik duruş […]

Türkiye’de Çiğ Süt Sorunu ve Ardındaki Gerçekler


Dünyanın en değerli gıda maddelerinden olan et ve süt yıllardır olduğu gibi günümüzde de tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Son bir yıldır sanki pahalıymış gibi fiyatı ucuzlatılmaya çalışılan ve bunun için de Yurt dışından yoğun ithalata konu olan kırmızı etin fiyatı alınan tüm önlemlere karşın ucuzlamadığı gibi milyarlarca liralık döviz de boşu boşuna yabancı çiftçilere destek olarak verilmiş oldu. Kırmızı et konusundaki tartışmalar tam bitti derken bu sefer de çiğ sütün fiyatı ile ilgili tartışmalar baş gösterdi. Ambalajlı süt sanayicilerinin egemen olduğu sözde Ulusal Süt Konseyi dövize bağlı olarak hızla artan girdi fiyatlarını hesaba katmadan yetiştiricilerin beklentilerinin çok altında bir […]

Veteriner Hekiminden Neden TÜBİTAK Başkanı Olur?


“Veterinerden TÜBİTAK Başkanı olmaz” söylemi son günlerde siyasal bir içerik de kazanarak özellikle sosyal medyada tartışma konusu oldu. Aslında bir gaf olarak değerlendirilebilecek bu söylem uyarılara rağmen geri dönülmediği, hatta bir kez daha yinelendiği için büyük tepki çekti. Ben bu yazımda, ”veteriner hekiminden neden TÜBİTAK başkanı olur?” sorusuna yanıt aramaya çalışacağım. “İnsan hekimlerinden doktor dışında her şey olur söylemi” biz veteriner hekimleri için de geçerlidir. Mesleğimizin şanlı tarihine bakıldığında spor, müzik, edebiyat, bilim ve kültür alanında Türkiye’ye mal olmuş çok sayıda veteriner hekiminin bulunduğu görülecektir. Her şeyden önce, mesleğimizi küçük gören kişilere; İstiklal Savaşında şap ve sığır vebası gibi hastalıklara […]

Kuşatma Altında Bir Meslek, Türk Veteriner Hekimliği


Uzun süredir mesleğimizin gündemi hiç bu kadar yoğun olmamıştı. Bir yandan mesleğimize karşı yapılan sözlü saldırı, bir yandan da çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle temel haklarımızın gasp edilmek istenmesi son haftalarda mesleğimizin gündemini haklı olarak işgal etmektedir. Bu yazıda gündemimizi işgal eden konulara ana başlıklar halinde değinmek istiyorum. 1. Mesleğimize yapılan ve medyada da geniş yankı bulan sözlü saldırı bir Cumhurbaşkanı adayının, “Veterinerden TUBİTAK Başkanı olmaz” söylemidir. Bu söylem haklı olarak meslektaşlarımız arasında büyük bir infiale neden olmuştur. Bir kere söylense ve sonra yanlış olduğu anlaşılınca geri dönülse yine iyi idi ama henüz adaylığın açıklandığı ilk gün eski Meclis Binası önünde […]
css.php