Prof. Dr. Hazım GÖKÇEN

Türkiye’de Hayvancılığın ve Veteriner Hekimliğin Güncel Sorunları


Türkiye’de hayvancılığın ve veteriner hekimliğin geçmişte pek çok sorunu olmuştur. Ancak, günümüzde bu sorunlar en üst düzeye çıkmış ve neden sonuç ilişkisi içerisinde biri birini olumsuz olarak etkilemeye başlamıştır. Bunun en somut örneği hayvancılıktaki giderek derinleşen krizin serbest veteriner hekimlerin durumunu da güçleştirmesidir. Günümüzde hayvancılığın en önemli sorunu maliyeti oluşturan unsurların fiyatlarının sürekli artmasına rağmen nihai ürün fiyatlarının ya aynı kalması ya da çok az miktarda yükselmesidir. Maliyet unsurları içerisinde en büyük paya sahip olan fabrika yemi fiyatları son bir yılda neredeyse iki katına çıkmış, buna karşılık çiğ süt ve karkas et fiyatları aynı oranda artmamıştır. Buna, devletin haksız rekabet […]

Türkiye’de Kamu Hayvan Sağlığı Örgütlenmesinin Tarihsel Gelişim Süreci


Daha önce yazmış olduğum, Türkiye’de veteriner hekimliği öğretimi sürecine ilişkin bir yazıda 1842 yılında Süvari okulunda başlayan ve 1948 yılında Ankara Üniversitesinde noktalanan 102 yıllık süreçte öğretim kurumlarının Harbiye, Tıbbiye, Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi ve son olarak da Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde sürekli gidip gelerek veteriner fakültesine evrildiğinden bahsetmiştim. Benzer şekilde Türkiye’deki kamu hayvan sağlığı örgütü de 1888 yılından 1984 yılına kadar geçen 96 yıllık sürede değişik adlar taşıyan bakanlıklarda farklı isimlerle faaliyet göstermiştir. Bu yazıda Türkiye’deki hayvan sağlığı alanındaki örgütlenmenin yaklaşık bir asırlık serüveninden kronolojik olarak ve özetle bahsedilecektir 1846 yılında Osmanlı Devletinde ilk kez güncel adı bakanlık […]

Türkiye’de Veteriner Hekimliği Öğretiminin Tarihsel Gelişim Süreci


18.Yüzyılın ikinci yarısında Avrupa kıtasında ortaya çıkan ve tahminen 200 milyon sığırın ölmesine neden olarak ülkelerin ekonomisine büyük zararlar veren sığır vebası ile mücadeleyi güçlendirmek amacıyla bir at hekimi olan Claude Bourgelat 1762 yılında Fransa’nın Lyon kentinde Dünyanın ilk veteriner fakültesini kurmuştur. Bu fakülteyi zaman içerisinde diğer Avrupa ülkelerinde açılan çok sayıda fakülte takip etmiştir. Lyon’da Dünyanın ilk veteriner fakültesinin açılmasından tam 80 yıl sonra, 1842’de Godlewsky adlı Prusyalı bir askeri veteriner hekimi İstanbul’da hizmet yaptığı Süvari Okulunda okuma yazma bilen erler arasından seçtiği on iki kişiden oluşan bir sınıf açtırarak Türkiye’deki ilk veteriner hekimliği öğretimini başlatmıştır. Kimi yayınlarda bu […]

Askeri Veteriner Hekimi Bakteriyolog Binbaşı Ahmet Bey


Şehit Binbaşı Ahmet Bey 1890 yılında Konya’da doğdu. 1912 yılında askeri veteriner okulundan mezun oldu ve balkan savaşı’na katıldı. 1914 yılında askeri veteriner okulu bakteriyoloji asistanlığına atandı. Birinci dünya savaşı çıkınca Çanakkale ve ikinci Kafkas orduları grup komutanlığı ile şark cephesinde görev aldı. 5 şubat 1919 tarihinde askeri veteriner okulu bakteriyoloji laboratuvar şefliğine atandı. Askeri ve sivil veteriner okullarının birleştirilmesiyle oluşturulan yüksek veteriner okulunda bakteriyoloji ve bulaşıcı hastalıklar öğretmenliği, aynı zamanda askeri veteriner uygulama okulunda ise bakteriyoloji öğretmen yardımcılığı görevine başladı. Kurtuluş savaşına katılmak üzere Anadolu’ya geçti. Konya askeri bakteriyoloji kurumunu kurarak bir yıl müdürlüğünü yaptı. Bir yıl sonra askeri […]

Türk Veteriner Hekimliğinin Yüz Akı, Prof.Dr.Cemal Nadi Aytuğ


Türk veteriner hekimliğinden yıllardır etrafına ışık saçan büyük bir yıldız daha kaydı. Bir eğitim devrimcisi, katıksız bir vatan ve meslek sever, kendini bilime adamış yetkin bir hoca, Bursa Üniversitesi Veteriner Fakültesini çağdaş bir anlayışla kuran, her şeyden önce de adam gibi bir adam olan Prof. Dr. Cemal Nadi Aytuğ arkasında büyük bir saygı ve sevgi seli bırakarak aramızdan ayrıldı. Cemal Nadi Aytuğ 1933 yılında Bursa’nın dağ ilçelerinden biri olan Harmancık’ta Dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesini 1955 yılında bitirdi. Askerlikten sonra Çukurova Harasında veteriner hekimi olarak çalıştı ve zootekni uzmanı oldu. Asistan olarak göreve başladığı Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç […]

Dünya Hayvanları Koruma Günü ve Düşündürdükleri


Türkiye’de hayvanların hakları ve korunması alanında 24.06.2004 tarih ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bu kanuna uygun olarak çıkarılan Hayvanların Korunmasına Dair Yönetmelik halen yürürlükte bulunmaktadır. Ayrıca 16.10.1978 tarihinde Unesco tarafından onaylanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi de hayvanları korumanın uluslararası güvencesini oluşturmaktadır. Hayvanların korunması konusundaki ulusal ve uluslararası mevzuat incelendiğinde nispeten yeterli olduğu görülmektedir. Ancak, ülkemizde bu mevzuatın uygulanıp uygulanmadığı konusunda haklı kuşkular ve eleştiriler vardır. İnsan haklarının bile yeterince savunulup korunamadığı bir ülkede hayvan haklarının korunması zaten beklenemez. Türkiye’de hayvanları koruma konusundaki çalışmalar ağır aksak gitse de, ne yazık ki sadece sokakta sahipsiz olarak dolaşan kedi ve köpeklerin […]

İneklerde Döl Tutmama Sorununa Farklı Bir Yaklaşım


Bir buzağının oluşması için en önce bir boğanın spermi ile bir ineğin yumurtasının ovidukt’ta yani döl yolunda birleşmesi gerekir. Boğa spermi, testislerin içinde bir yün yumağı gibi kıvrılmış halde yer alan kilometrelerce uzunluktaki kanallarda yaklaşık 45 günlük bir gelişim süreci sonunda oluşur. Oluşan spermler epididimis adı verilen ve testisin üzerinde yer alan bir organelde kalite kontrolleri yapıldıktan sonra depolanır. Çiftleşme sırasında depolanan bu spermler ineğin vaginasına verilir. Boğaya bağlı kısırlık olgularından ilki bu aşamada meydana gelir. Bazen boğalarda testisler doğuştan küçük oluşabilir. Bazen de doğumdan önce karın boşluğunda bulunan, fakat doğumdan sonra keselere inmesi gereken testisler kanal tıkanması nedeniyle inmeyebilir. […]

Türkiye’de Tarımın ve Hayvancılığın Başlıca Sorunları


Tarımı Bitkisel ve Hayvansal Üretim olmak üzere iki ayrı bölümde incelemek gerekir. Çünkü bu dalların üretim ilişkileri ve araçları biri birinden farklıdır. Bitkisel Üretim Sorunları: Avrupa Birliği İlerleme Raporunda da vurgulandığı gibi bitkisel üretim istatistikleri gerçeği yansıtmamakta, bu nedenle de yapılan planlar doğru sonuç vermemektedir. Bu sorunun çözümü için TÜİK’in Avrupa Birliği standartlarını temel alan ürün ve arazi sayımını yapması gerekir. Parsel büyüklükleri küçüktür. Bu nedenle üretim karlı olmamaktadır. Her ne kadar arazi toplulaştırılması ile ilgili yasa çıkarılmışsa da yeterince uygulanamamaktadır. Sorunun çözümü yasanın tam anlamıyla uygulanmasına ve miras hukukunda düzenleme yapılmasına bağlıdır.  Çiftçilerin üretimde kullandığı tohum, ilaç, gübre, mazot, […]

Türk Veteriner Hekimliğinde On Sorun, On Çözüm


SORUN 1 – VETERİNER FAKÜLTESİ SAYISI GEREĞİNDEN ÇOK FAZLADIR:  Günümüzde Türkiye’de öğretime devam eden 28, yeni dönemde öğretime başlayacak 2, faaliyete geçtiği halde öğretime başlamayan 1, kararnamesi çıktığı halde faaliyete başlamayan 3 olmak üzere toplam 34 adet veteriner fakültesi mevcuttur. Türkiye veteriner fakültesi sayısı bakımından Çin’i saymazsak (Çin’de veteriner hekimliği yükseköğretimi klasik fakülte bünyesinde değildir) Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan ile birlikte Dünya’nın ilk üç ülkesi arasında yer almaktadır. Faaliyete geçmeyenler de öğretime başladığı takdirde Türkiye veteriner fakültesi sayısı bakımından Dünyada birinci sıraya yükselecektir. Bu asla kabul edilemeyecek, akıl ve mantık dışı bir durumdur. Türkiye’de Avrupa Birliği tarafından akredite edilmiş […]

Hayvancılıktaki İthalatın Yetiştiricilik ve Sağlık Boyutu


Türkiye Cumhuriyeti 1980 yılından önce Dünyadaki birçok ülkeye yüz milyonlarca dolarlık canlı hayvan, karkas et, tiftik, yapağı gibi hayvansal ürünler ihraç eden bir devlet konumunda idi. Aynı şekilde ülkemiz o yıllarda beslenme konusunda Dünya’da kendi kendine yeten yedi ülke arasında sayılıyordu. Bu arada Türk halkı başta et olmak üzere hayvansal ürünleri gelirlerine uygun bir biçimde ucuza temin ediyor ve bol bol tüketiyordu. Yalnız o dönemde koyun eti ağırlıklı bir beslenme söz konusu idi ve sığır eti kombine verim yönlü hayvanlardan elde ediliyordu. Ne var ki, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bu uygun ortam bozulmaya başladı. Bu yıldan itibaren uygulanan […]
css.php