Zeytin Kuran’ın Nahl suresinde adı geçen,Dünyadaki en eski ve en uzun ömürlü kutsal bitkilerden biridir. Zeytinin yaprakları ve yağı başta hastalıkların tedavisi ve yaşlanmayı geciktirme olmak üzere çok çeşitli alanlarda kullanılır. Zeytinin dalları, yaprakları, reçinesi ilaçların bileşimine girer. Harvard Üniversitesinden Dr.Trichopoulos “ Amerikalı kadınlar doymuş yağlar yerine zeytin yağı yeselerdi meme kanserine yakalanma riskleri %50 azalırdı” demiştir. Zeytin yağı en sağlıklı yağlardan birisidir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) zeytinyağını kalp sağlığına yararlı bir madde olarak onaylamıştır. Amerika’da satılan zeytinyağı şişelerinin üzerinde kalp hastalığı riskini azalttığına dair etket bulunmaktadır. Zeytinyağının %75-76 sı tekli doymamış yağ asidi, %9-10 u tekli doymamış yağ, %15 i de doymuş yağlardan oluşmaktadır. Zeytin yağının içerdiği tekli doymamış yağ asitleri Omega-3 (linolenik asit) ve Omega-6 (linoleik asit) dır.Bu her iki yağ asidinin vücutta belli bir denge içerisinde bulunması çok önemlidir. Denge bozulduğu zaman kalp-damar hastalıkları, kanser ve bağışıklık sisteminin zafiyeti ortaya çıkar. Mısır, ay çiçeği yağı gibi çoklu doymamış yağlarda zincir sayısı çok olduğu için bu yağların yakılması sırasında serbest radikaller oluşur.
Zeytinyağının sızma ve riviera olmak üzere iki çeşidi vardır. Sızma zeytinyağı 28 santigrad derecenin altında soğuk sıkma yöntemi ile elde edilir.Üretim esnasında serbest radikal oluşumu daha fazla olmaktadır.Oysa zeytin yağı bu yönden dengeli bir yapıya sahiptir. Öte yandan serbest radikalleri engelleyen E vitamini zeytin yağında bol miktarda bulunur. Sızma zeytinyağı üretim aşamasında hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmaz. Maksimum %0.8 asit oranına sahiptir. Riviera zeytin yağı üretmek için piyasa değeri olmayan, koyu, kokulu zeytinler fabrikaya gönderilir ve 70-80 dereceye kadar ısıtılarak içine eter katılır. Böylece ilk aşamada rafine yağ elde edilmiş olur. Rafine yağın kokusu ve tadı yoktur. Bu rafine yağa %5 oranında sızma yağ katılarak riviera elde edilir. Rivierada sızmada olan kimi antioksidanlar bulunmaz.
Zeytinyağını diğer sıvı yağlardan ayıran en önemli özellik kimyasal işleme tabi tutulmaması ve yabancı katkı maddesi içermemesidir.Ayrıca zeytin yağı tekli doymamış öteki sıvı yağlar ise çoklu doymamış yağ asitleri içerir. Tekli doymamış yağ asitleri kolesterolü kontrol eder, kalp-damar hastalıklarını önler. Zeytinyağının ömrü uzattığının en önemli kanıtı çok fazla tüketildiği Girit Adasındaki kişilerin kalp damar hastalıklarına yakalanmayıp ömürlerinin uzun olmasıdır.
Günümüzde kanserin en etkili ilacı köpek balığı kıkırdağında bulunan squalen maddesidir. Bu madde sızma zeytin yağında bol miktarda bulunur. Ayrıca zeytin yağı E vitamini ve polifenoller içerir. Bu maddeler çok güçlü antioksidan etkiye sahiptirler.

Zeytin Yağı Kalp-Damar İlişkisi

– Kolesterol içermediği gibi lipit ve kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir. İçerdiği küçük polar bileşikleri kötü kolesterolün oksidasyona olan direncini belirgin şekilde arttırır.
– İçindeki selenyum kalp-damar hastalıklarına iyi gelir.
– Kanın vizkozitesini düşürür. Kan plateletlerinin toplanmasını önleyerek kanın pıhtılaşmasını azaltır ve felçleri önler.Yükselmiş fibrinojen seviyesini düşürür. Doymuş yağ asitleri tekli ve çoklu yağlara göre eritrosit toparlanmasına daha çok neden olurlar. Fenolün pıhtılaşma karşıtı özelliği vardır.
– Bol miktarda içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve antioksidanlar sayesinde kalp damar hastalıklarından korur.
– Tansiyon üzerinde olumlu etkileri vardır. Zeytin yaprağından tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.
– Varisleri önler.

Zeytinyağı Kanser İlişkisi

– Araştırmalar fazla miktarda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine daha az yakalandıklarını ortaya koymaktadır. İçerdiği polifenoller ve oleik asit göğüs kanserini tetikleyen genin faaliyetini durdurur. Zeytinyağı aynı zamanda prostat, kolon ve yemek borusu kanserlerine karşı da etkilidir.
– İçerdiği beta sitosterol adlı madde hücrelere bölünme emrini veren hücre içi haberleşme sistemlerini güçlendirerek hücre bölünmesi kontrolsüz hale gelmeden prostat kanserini önler.
– Midedeki asit ile tepkimeye girerek bağırsak kanserinin başlamasını engeller. Ayrıca safra asidi miktarını azaltmak, diamin oksidaz enzim seviyesini yükseltmek suretiyle de hücre bölünmesini dolayısıyla bağırsak kanserini önler.
– İçerdiği oleiprine maddesi sayesinde hücreleri yeniler ve kansere karşı korur.Aynı zamanda hücre zarının oluşumuna da katkıda bulunur.
– İçerdiği Omega-3, E vitamini gibi antioksidanlar vücuttaki mutajen hücrelerin bölünmesini hızlandırarak kansere neden olan serbest radikallerin üretimini engeller ve kanser oluşumunu durdurur.
– İçerdiği squalen deriyi ultraviyole ışınlarına karşı dayanıklı hale getirerek cilt kanserini önler. Yüksek kaliteli zeytinyağı cilde sürülürse cilt kanserinden korur.
– İçerdiği tekli doymamış yağ asitleri barsak kanserine yol açan safra asitlerinin üretimini azaltarak yağların midede değil bağırsaklarda emilimini sağlar. Böylece zeytin yağı bağırsağın mukoz membranının bütünlüğünü sağlayıp kolon kanserini engellemiş olur.

Zeytinyağı Sindirim Sistemi İlişkisi

– Mide asidini azaltarak mide iç zarını güçlendirir ve mideyi gastrit, ülser gibi hastalıklara karşı korur.
– Safra salgısını ve safra kesesi kasılmasını harekete geçirerek sindirimi kolaylaştırır. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Safra kesesi ve kanalları zeytinyağının olumlu etki yaptığı organlardandır. Sindirim sistemine bağlı organların dengeli bir biçimde çalışmasını sağlayan ve hormon benzeri bir madde olan kolesistokin safra kesesi kasılmasını uyarır ve safra kanalın bağırsaktaki ağzı olan oddi büzücü kasının daha uzun süre açık kalmasını sağlar. Bu da safra kesesi tembelliğini ve safra taşı oluşumunu engeller, kolesterolün safradan uzaklaştırılmasını sağlar ve sindirim güçlüğünü ortadan kaldırır.
– İçerdiği polifenoller helicobakter pylorinin neden olduğu enfeksiyonu önler.
– Sindirimi kolaylaştırarak mide yanması, gaz, iştihasızlık gibi sorunları giderir. Bunun için mideyi güçlendirmek amacıyla sabah aç karnına bir çorba kaşığı sızma zeytin yağı içilmelidir. İçkiden önce alındığında mide mukozasını kaplar ve alkolün etkisinden mideyi korur.
– Tüm yemeklerde sadece natürel sızma yağ kullananlarda ülser yaralarının kapanma oranı %55 dir.
– Bağırsağı çalıştırıp kolesistokonin salgısını artırıp kabızlığı önler. Katı yiyeceklerin sindirimini ve bağırsaklardan geçişini kolaylaştırır. Kabızlığa ve basura karşı etkilidir,
– Sıcak su ile birlikte içilmesi halinde bağırsak ağrılarında ve kurtların düşürülmesinde etkili olur.
– Mide tarafından iyi tolere edildiği yani sindirimi kolay olduğu için vücudun vitamin ve mineralleri almanı kolaylaştırır, gastrik hareketliliği azaltır.Sıvı yağlar içinde en kolay hazmedilenidir.

Zeytinyağı Deri İlişkisi

– Cildi radyasyona karşı korur. Ağrılı güneş yanıklarında kızarmış ve kurumuş olan deri zeytin yağı ile ovularak rahatlatılır. Güneşte aşırı kalma sonucu yıpranan cilt zeytin yağı ile onarılır. Zeytin yağı güneşten tam bir koruma sağlamaz ancak güneşte fazla kalma sonucu oluşan acı ve ağrıları hafifletmede yardımcı olur.
– Zeytin yağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.Cildin hem görünüşünü hem de yapısını güzelleştirir.Cildi onanır, nemlendirir, sıkılaştırır, yıpranmasını önler, kırışıklıkları giderir, cilde temiz ve parlak bir görünüm kazandırır.
– Derinin folliküllerine geçerek yarayı tedavi eder.
– Kepekleri yumuşatarak uzaklaştırır.
– Yağ asidi eksikliği nedeniyle oluşan egzemaları azaltır.
– Zonada etkilidir.
– Sivri ve karasinekler zeytinyağı sürülmüş cildi ısırmazlar.
– Bir saat önce yapışan keneyi çıkarır.
– Cildi donmaya karşı korur.
– İçerdiği vitaminler hücre yenileyici olduğu için cildi besler ve korur. Bu amaçla kozmetikte kullanılır.
– Keratin proteininin oksidasyonunu önleyerek saçların yumuşak ve parlak kalmasını sağlar, tırnakların soyulmasını ve kırılmasını önler.
– Saç dökülmelerini önler. Mantar hastalıklarına iyi gelir.

Ayrıca,
– Zeytinyağında bulunan linoleik asit vücudun kendini yenilemesinde rolü bulunan prostaglandinlerin üretimini sağlar.
– Zeytinyağı özellikle sinir sisteminin gelişmesinde rol oynayan E vitamini ve diğer pek çok antioksidan madde içerir.Bu maddeler serbest radikallerin vücutta oluşturduğu hasarları önlemeye yardımcı olur, hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir, yaşlanmanın beyin fonksiyonları üzerindeki olumsuz etkisini azaltır.Alzheimerdeki hafıza kaybını önler.
– Bol zeytinyağı tüketen insanlarda kronik bir hastalık olan romatizmal artirit geçirme riski azalmaktadır.Bileşiminde bulunan oleocanthal doğal yangı giderici ve ağrı kesicidir.Zeytinyağı içerdiği E,A,D,K vitaminleri ile çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olur. Minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını engeller ve kemikleri güçlendirir. Zeytinyağı yaşlılarda minerallerin vücut tarafından kullanılmasını kolaylaştırır, kemiklerde mineral depo eder. Kemiklerde mineral birikimi olmazsa kemik erimesi ortaya çıkar.
– İçerdiği Omega-3 yağ asidi yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece yararlı maddedir. Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin gelişimine katkıda bulunur. Gebelikte bebeğin hücre ve sinir sisteminin oluşmasında etkili olur. Ayrıca beyin damarlarının sağlığını da etkiler .Omega-3 eksikliği bebek gelişiminin yavaşlamasına neden olur. Zeytinyağı anne sütüne yakın miktarda Omega-3 içermekle beraber yağsız inek sütüne bir miktar zeytin yağı katıldığında anne sütüne yakın bir değer kazanır. Az alınması öğrenim güçlüğü ve davranış bozukluğuna yol açar.
– Zeytinyağı hücre oluşumu, gelişimi ve hücre farklılaşmasına katkı sağlar. Sağlık genini uyarır.
– İçerdiği polifenoller bağışıklık sistemini güçlendirir, kırmızı kan hücrelerini zarardan korur.
– İçerdiği K vitamininin karaciğer, damar çeperleri, alyuvarlar, adaleler ve beyin gibi önemli dokular üzerinde koruyucu etkisi vardır.
– Zeytinyağı nezle ve gribe iyi gelir, boğaz ağrılarını giderir,ses kısıklığını önler, öksürüğe, rinofarenjite ve zatürreye iyi gelir.
– Kulak ağrılarını durdurur, tıkanmış kulakları temizler ve açar.
– Gözleri kuvvetlendirir.
– Yüksek ateşi önler
– İçerdiği sekoiridoinler bazı mikroorganizmalar üzerinde önleyici etki yapar. Bu madde antibiyotik yapımında kullanılır.İçerdiği polifenoller salmonella, stafilokok, kolera, pseudomonas ve influenzaya iyi gelir.
– Ağızda çalkalandığında dişleri beyazlatır, diş etlerini korur, diş çürümesini önler.
– Zeytinyağından zengin diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına alır, tedavi eder, uzun süreli kilo kaybına yol açar.
– İçerdiği östronlar menapozdaki kadınlarda östrojen takviyesi yapar.
– Diabet hastalarında kalp krizi riskini azaltır, insülin direncini engeller. Kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar.Kan şekerinin düşmesine yardımcı olur.
– İçerdiği oleik asit pankreas enzimlerinin çalışmasını uyarır.
– Ağrı, burkulma, adale incelmelerinde haricen sürülür.
– İçerdiği ibuprofen ağrı kesicidir.
– AİDS’ in nedeni olan HİV Virusuna karşı savaşır ve virusun vücuda yayılmasını önler.Araştırmalar zeytinyağının bu işi %80 oranında başardığını göstermektedir.
– Vücut masajı yapıldığında kan dolaşımını artırır ve dokulara oksijen taşır.Yorgun ayakları dinlendirir, çatlak ve kuru ayakları yumuşatır. Zeytinyağı sabunu doğal bir temizleyicidir.Vücudu nemlendirir.Cildi ve saçları hem temizler hem yumuşatır. Soğuktan donmaya karşı koruyucudur. Kas kramplarını tedavi eder.